- Gündem
- 07.01.2026 21:49
Susuzluktan ölen askerin annesinin ifadesi ortaya çıktı: Dolabı su ile doldur, gelince kana kana içeceğim
Hatay’da zorunlu askerlik görevini yaparken yüksek vücut ısısı ve susuzluk nedeniyle hayatını kaybeden Halit Karaman ve Semih Erdoğan’ın ölümüyle ilgili soruşturma derinleşiyor. Acılı anne Kamuran Kesmen’in ifadesi ihmali gözler önüne serdi: "Oğlum telefonda hep aç ve susuz kaldıklarını söylüyordu."
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : HABER MERKEZİ
Hatay İskenderun Deniz Er Eğitim Alay Komutanlığı'nda yaşanan olayda 7 asker, 25 Temmuz 2025’te hastaneye kaldırıldı. Bu olayda Muhafız er Hayrullah Halit Kahraman ile ikmal er Semih Erdoğan hayatını kaybetti. Yapılan otopsi sonucunda, her iki askerin güneş altında uzun süre kaldıkları ve vücut sıcaklıklarının yükselmesi nedeniyle öldükleri belirlendi. Askerlerin susuz bırakıldıkları iddiaları ise soruşturmanın odak noktası haline geldi. Söz konusu olayın ardından, Alay Komutanı ve Tabur Komutanı dahil 4 askeri personel görevden ihraç edilirken, sekiz personele de disiplin cezaları verildi. Olayla ilgili yargı soruşturması ise hala devam ediyor
‘SIVI KAYBI’ NEDENİYLE ŞEHİT OLAN HALİT KAHRAMAN'IN ANNESİNİN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Gazeteci Timur Soykan’ın köşesine taşıdığı soruşturma dosyasındaki ifadelere göre; gencecik askerlerin, mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklıkta saatlerce güneş altında bırakıldıkları ve en temel ihtiyaç olan suya erişimlerinin engellendiği ortaya çıktı.
Hayrullah Halit Karaman’ın annesi Kamuran Kesmen ise ifadesinde oğlunun göz göre göre öldüğünü söyledi. Askerdeyken sık sık konuştuğu oğlunun ölümcül koşulları anlattığını ifade etti:
“Oğluma ‘Aç kalma, dikkat et kendine’ dediğimde oğlum ‘Anne ekmek bulamıyorum ki yiyeyim, burada su yok, susuz kalıyoruz, yemek için sıraya giriyoruz sıra gelene kadar yemek bitiyor, aç kalıyoruz’ dedi. Her konuştuğumuzda ‘Anne hep susuzuz, su yok, burada bahçedeki muslukların hepsi kırık, bir tane otomat var, otomatta su çok az olduğu için bizden önce gidenler alıyor. Kartı olanlar otomattan su alabiliyor’ dedi. Oğlum gittiği günden beri hep susuz kaldığını, sadece yemekhaneye gidildiğinde su içtiğini, yemek yiyemediğini söylüyordu.
Oğlumun bana söylediğine göre; 4 saatten fazla güneşin altında sabit bekletiliyorlarmış. Erler bayılıp düşüyormuş, kimse müdahale edemiyormuş, revire götürmüyorlarmış. Küçük ayakkabı vermişler. Oğlum telefonda bana ‘Anne ayaklarım yara ve şiş, ayakkabı değişikliği istedim, reddettiler, terlik istedim onu da reddettiler. Revir talebimi de reddettiler. Ayaklarım çok acıyor anne’ dedi. Bunları duyduğumda çok kahroluyordum. Fakat Devlet Kapısı olduğu için elim kolum bağlıydı. Her gün oğlumun açlığını ve susuzluğunu duymak beni kahretti. Oğlumun şehadetinden 2 gün önce bir asker kaçmış. Komutanları askeri bulmaları için arazide sabaha kadar kaçan askeri arattırmışlar. Sonra hiç uyumadan, dinlenmeden talime devam etmişler. Yine güneşin altında saatlerce tüm erleri güneşin altında bekletmişler
Oğlum ‘Anne bende unutkanlık başladı. Her şeyi unutuyorum. Bugün günlerden ne’ diye sordu. O günün Çarşamba olduğunu söyledim. Meğer çoklu organ yetmezliğinin belirtilerinden birisiymiş. Şehadetinin sabahı yine oğlumla telefonda konuşurken “Anne çok susuzum, çok yorgunum, uykusuzum. Dolabı su ile doldur gelince kana kana içeceğim’ dedi. Oğlumla en son konuşmamız bu oldu”
Aynı gün saat 17.50’de Kamuran Kesmen’in telefonu çaldı. Arayan bir askerdi. “Halit fenalaştı, düştü. Yoğun bakıma kaldırdık, gelebilirseniz gelin” dedi.
“OĞLUNA EVİNİN YAKININDA MEZAR YERİ AL”
Kamuran Kesmen İskenderun Devlet Hastanesi’nde yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Doktorun odasına girdik. Doktor ‘Oğlun yemekten zehirlendi’ dedi. Ben ‘Serum taktınız mı, midesini yıkadınız mı’ diye sordum. Doktor ‘Hayır’ cevabını verdi. Odaya komutan geldi, ‘Anne oğlun şehit oldu’ dedi. ‘Siz ne diyorsunuz, ben Halit’i görmek istiyorum’ dedim. Adını ‘Barış’ olarak bildiğim oğlumun askeriyesindeki komutan ‘Oğluna evinin yakınında mezar yeri al’ dedi. Ben fenalaştım.”
“OĞLUM HER TELEFON AÇTIĞINDA 'ANNE SU YOK, SUSUZUZ' DİYORDU”
Kamuran Kesmen, ilk olarak İstanbul'a uçakla gönderilmek istendi. Ancak oğlunu almadan gitmeyeceğini belirterek buna karşı çıktı. Bunun üzerine, Kamuran Kesmen bir konteynere yerleştirildi ve yanına bir hemşire atanarak gözetim altına alındı. Annenin ısrarları üzerine, soruşturmayı yürüten üç komutan çağrıldı. Kamuran Kesmen, komutanlarla konuşurken, "Oğlumu neden susuz bıraktınız?" diye sordu. Komutanlardan biri, "Anne, sosyal medyadaki haberler yalan," diyerek yanıt verdi. Kamuran Kesmen ifadesine şöyle devam etti:
"Ben de 'Ne sosyal medyası, oğlum her telefon açtığında 'Anne su yok, susuzuz' diyordu,' dedim. O sırada soruşturma komutanlarından biri, Barış adlı komutana dönerek 'Anneye cevap ver,' dedi. Barış isimli komutan ise 'Su var, yemekhanede,' diye yanıt verdi. Ben de, 'Nerede su var? Oğlum, çeşmelerin hepsinin kırık olduğunu söyledi,' dedim. Ardından komutanı oradan uzaklaştırdılar."
ANNE KAMURAN KESMEN BÜTÜN ASKERLERİN İFADESİNİN ALINMASINI TALEP ETTİ
Anne Kamuran Kesmen, oğlu için İstanbul Ataköy 3. Kısım Camii'nde düzenlenen törende, bazı asker ailelerinin yanına gittiğini ve kendi çocuklarının da susuz ve aç kaldığını duyduğunu belirtti. Kamuran Kesmen, “O dönemde bütün askerler ve ailelerinin ifadelerinin alınmasını istiyorum,” dedi.
Kamuran Kesmen ifadesinin sonunda şu şekilde konuştu:
“Çocuğum susuz bırakıldıkları için şehit oldu. Bu, tamamen İskenderun Deniz Er Alayı’nın suçudur. İhmaller yüzünden, hiçbir sağlık problemi olmayan gencecik oğlumu mezara verdim. Çocuğumu susuz bırakarak ölüme terk edenlerden şikayetçiyim. Başka Halitler ölmesin diye mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim.”
Kaynak : HABER MERKEZİ