24 Eylül 2026,Perşembe 18:30
24°C İzmir
İlkses Gazetesi - İzmir Haberleri

Tacettin Bayır’dan CHP’den ayrılan partiler üzerinden dikkat çeken açıklama

CHP’nin eski İzmir milletvekili Tacettin Bayır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarih boyunca yaşadığı siyasi ayrışmaları ve CHP’den ayrılarak kurulan partileri değerlendirdi.

Tacettin Bayır’dan CHP’den ayrılan partiler üzerinden dikkat çeken açıklama haberinin görseli
7 dk okuma süresi

Tacettin Bayır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarih boyunca yaşadığı siyasi ayrışmaları ve CHP’den ayrılarak kurulan partileri değerlendirdi. Bayır, parti kurmanın demokratik bir hak olduğunu belirtirken, hem ayrılanların hem de CHP’de kalanların kendi sorumluluklarını sorgulaması gerektiğini söyledi.

Bayır, paylaşımına “Bugüne kadar CHP’nin içinden kaç parti çıktı, kısaca anlatalım” ifadeleriyle başladı. Türkiye’nin siyasi tarihinde yaşanan parti ayrışmalarının yalnızca parti isimleri üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Bayır; fikir ayrılıkları, liderlik mücadeleleri, kişisel hesaplar ve siyasi hedeflerin de bu süreçlerde etkili olduğunu ifade etti.

TARİHSEL AYRIŞMALARA DİKKAT ÇEKTİ

CHP’den yaşanan ilk büyük ayrışmanın 1924 yılında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurulmasıyla gerçekleştiğini belirten Bayır, Kazım Karabekir, Rauf Orbay ve Ali Fuat Cebesoy gibi isimlerin bu oluşumda yer aldığını hatırlattı. Bayır, 1930 yılında Fethi Okyar öncülüğünde kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın ise diğer örneklerden farklı olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün teşvik ettiği çok partili hayat denemesi olduğunu vurguladı.

1946 yılında Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan tarafından Demokrat Parti’nin kurulduğunu hatırlatan Bayır, partinin 1950 seçimlerinde iktidara geldiğini belirtti. Bayır, bu tarihsel örneğin “CHP’den ayrılan herkes başarısız olur” şeklindeki değerlendirmelerin doğru olmadığını gösterdiğini savundu.

1967’de Turhan Feyzioğlu ve arkadaşları tarafından Güven Partisi’nin, 1972’de ise Kemal Satır ve arkadaşları tarafından Cumhuriyetçi Parti’nin kurulduğunu aktaran Bayır, söz konusu ayrışmaların CHP’nin siyasi yönelimi, “ortanın solu” anlayışı ve Bülent Ecevit’in yükselişi etrafındaki tartışmalarla bağlantılı olduğunu ifade etti.

12 EYLÜL SONRASI DÖNEMİ AYRI TUTTU

12 Eylül 1980 darbesi sonrasındaki siyasi yapılanmanın ise ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bayır, CHP’nin kapatıldığı dönemde Halkçı Parti, SODEP ve daha sonra DSP’nin ortaya çıktığını hatırlattı.

Bayır, bu partilerin CHP’nin kapatılmasıyla oluşan siyasi boşluğu doldurma iddiasıyla ortaya çıktığını belirterek, “Kapısı darbeciler tarafından kilitlenmiş bir partinin insanlarının başka çatılar altında siyaset yapmasını, olağan bir parti içi kopuş gibi anlatamazsınız” ifadelerini kullandı.

Yakın dönemde de CHP geleneğinden ayrılarak kurulan siyasi partilere değinen Bayır; 2002’de Murat Karayalçın’ın Sosyaldemokrat Halk Partisi, 2005’te Yaşar Nuri Öztürk’ün Halkın Yükselişi Partisi, 2014’te Emine Ülker Tarhan’ın Anadolu Partisi, 2020’de Öztürk Yılmaz’ın Yenilik Partisi, 2021’de Muharrem İnce’nin Memleket Partisi ve 2026’da Özgür Özel öncülüğündeki Yeni Parti örneklerini sıraladı.

Bayır, dönemlere ve gerekçelere göre ayrışmaların farklılık gösterdiğini ancak her yeni siyasi oluşumun seçmenin karşısına bir umut ve iddiayla çıktığını belirterek, bu iddiaların hesabını sormanın seçmenin hakkı olduğunu ifade etti.

“PARTİLER LİDERLERİN MÜLKÜ DEĞİLDİR”

Parti kurmanın demokratik bir hak olduğunu vurgulayan Bayır, bir partiden ayrılmanın ise o partinin geçmişteki emeğini ve katkısını küçümseme hakkı vermediğini söyledi.

Bir siyasi partinin başarısında yalnızca yöneticilerin değil, sandık başında görev yapan, seçim çalışmaları yürüten ve parti faaliyetlerine kendi imkanlarıyla katkı sağlayan insanların da payı olduğunu belirten Bayır, milletvekillerinin elde ettiği başarının arkasında binlerce kişinin emeği bulunduğunu ifade etti.

Bayır, “Makam sahibi olurken o emeğe dayanıp ayrılırken kendinizi bütün başarının tek sahibi sayamazsınız” dedi.

CHP içerisinde kalanların da yaşanan ayrılıkların nedenlerini sorgulaması gerektiğini belirten Bayır, her ayrılığı “ihanet” olarak nitelendirmenin kolay olduğunu, ancak insanların neden uzaklaştığının dürüst biçimde tartışılması gerektiğini söyledi.

Bayır, bu kapsamda parti içi demokrasinin işleyip işlemediği, üyelerin aday belirleme süreçlerinde ne ölçüde söz sahibi olduğu ve eleştiren kişilerin dinlenip dinlenmediği gibi soruların tartışılması gerektiğini ifade etti.

“YENİLİK SADECE YENİ BİR LOGO DEĞİLDİR”

Yeni bir partinin gerçek anlamda yeniliğinin tabelasından değil, üyelerine verdiği sözlerden, aday belirleme yönteminden, farklı görüşlere yaklaşımından ve hesap verme anlayışından anlaşılacağını belirten Bayır, eski siyasi alışkanlıkların yeni bir logo altında sürdürülmesinin gerçek bir değişim anlamına gelmeyeceğini savundu.

CHP’de kalmanın da tek başına bir erdem göstergesi olmadığını belirten Bayır, önemli olanın parti çatısı altında halk için ne yapıldığı olduğunu ifade etti.

Kendisinin ölçüsünün, “Giden, neyi değiştirdiğinin; kalan, neye sahip çıktığının hesabını verecek” anlayışı olduğunu belirten Bayır, açıklamasının sonunda partilerin liderlerin mülkü olmadığını vurguladı.

Bayır, CHP’nin de hiçbir kişinin kişisel malı olmadığını belirterek, “Atatürk’ten kalan bu emanette, adı hiç bilinmeyen milyonların emeği vardır. Biz Atatürk’ün emanetine ve milyonların emeği ile oyuna sahip çıkıyoruz, çıkacağız” ifadelerini kullandı.

Bayır, kendilerini CHP’de kaldıkları için eleştiren kişileri de anlamakta güçlük çektiğini belirterek paylaşımını tamamladı.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.