Merve Ağrıç - TÜRK-İŞ İzmir 3’üncü Bölge Müdürlüğü tarafından düzenlenen 5’inci kahvaltılı basın buluşmasında çalışma hayatının gündemindeki başlıklar masaya yatırıldı. Toplantıda karayollarının özelleştirilmesine tepki gösterilirken, İzmir’de mevcut sanayi bölgelerinin kentin ihtiyaçlarını karşılamadığına dikkat çekildi. Vergide adalet çağrısı yapan TÜRK-İŞ Sendikası İzmir 3’üncü Bölge Başkanı ve Ege Bölge Başkanı Hayrettin Çakmak, işçilerin ekonomik koşullar nedeniyle yaşadığı sorunlara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
“VERGİDE ADALET İSTİYORUZ”
Orta Vadeli Program (OVP) ile ilgili açıklamalarda bulunan Çakmak, “Büyümenin duraksadığını görüyoruz. Enflasyonun sisteminin taksitlendiğini görüyoruz. Bir an önce bu ülke, bu enerji maliyetlerinin düşürülerek enflasyonun canavarından kurtularak bir an önce kendimize gelmesini temenni ediyoruz. Bu ülke hepimizin birlikte kalkınacağız, hep birlikte çalışacağız. Amacımız birilerine vurmak değil. Amacımız bağcıyı dövmek değil. Amacımız ülkede çalışmak, bu ülkenin ülke ekonomisine katkı vermek. Biz katkı verirken de bizi yönetenlerin bize katkı vermesini bekliyoruz. Burada Sayın Vali'ye bakanımız bunu çek etmesini bekliyoruz. Bilhassa vergide adaleti üstüne basa basa söylüyoruz. Biz vergide adalet istiyoruz. Bizim en büyük sorunumuz bu. Bu yasama yılında da bunun üzerine gideceğimizi söylemek isterim” diye aktardı.

OTOBANLARIN ÖZELLEŞTİRİLMESİNE SENDİKADAN TEPKİ
Cumhurbaşkanı Kararı ile Otobanların özelleştirilmesi kararının, Yol-İş Sendikası örgütü ve üyeler tarafından tepkiyle karşılandığını dile getiren Çakmak, “Türkiye genelinde bu alanda görev yapan 2 bin üyemiz, Ege Bölgesi'nde ise 300 üyemiz bulunmaktadır. Selahattin Tüvenli Tüneli, Karşıyaka Tüneli ve çevre yolu dahil olmak üzere Denizli'ye kadar olan hat üzerinde 300 arkadaşımız çalışmaktadır. Dün Genel Başkanımız Sayın Ramazan Ağar, Ulusal Kanal'da bu konuya ilişkin bir açıklama yapmıştır. Yarın Ankara'da Yol-İş Sendikası Başkanlar Kurulu toplanacak ve alınan kararlara Türk-İş olarak tamamen destek verilecektir. Alınacak eylemsel kararlar desteklenecek, kamuoyundan destek istenecektir ve 81 ilde gerekli mesajlar verilecektir. Otobanlar sadece birer yol olarak görülmemelidir; soframızdaki ekmekten üzerimizdeki giysiye kadar taşınan her ürün ve kamyon bu yollardan geçmekte, bu da fiyatları ve enflasyonu doğrudan etkilemektedir. Halkın olan otobanlar devlet tarafından yapılmalı ve halka hizmet etmelidir. Daha önce kapatılan köy hizmetleri ve il idarelerine bağlanan kurumlardaki gibi çalışanların mağdur edilmesi endişe yaratmaktadır. Yol yapım işinde çalışan dozerci, krederci ve asfalt ustası gibi kaliteli elemanlar kolay yetişmemektedir. Özelleştirme süreçlerinde yaşanan teknik aksaklıklar ve heyelan gibi olumsuzluklar göz önünde bulundurulmalıdır. Yol-İş Sendikası Başkanlar Kurulundan çıkacak sonuç kamuoyuyla paylaşılacak ve önümüzdeki günlerde tüm halkımızdan bu mücadeleye destek istenecektir” ifadelerini kullandı.
“SANAYİ BÖLGESİ İZMİR’E YETMİYOR”
23 tane bölgede şube başkanları ile kongre gerçekleştirdiklerini aktaran Çakmak, “İzmir'de 17 sanayi bölgemiz var. Bu sanayi bölgesi İzmir'e yetmiyor. Biz Denizli, Muğla, Aydın, Uşak, Manisa alanlarında sürdürüyoruz. Bu arada Manisa'da değerli arkadaşlar, Bitron iş yerimizde 600 gün sonra toplu sözleşme masasında zafere ulaştık. O da bizim için bir moral oldu. Motivasyonumuzu arttırdı. Türk Metal Sendikası zafere ulaştı diyebiliriz.
Örgütlendik. Şu anda da Aliağa Organize Sanayi bölgesinde iki iş yerimiz var. Onunla ilgili de altyapı çalışmasını bilhassa kendim takip ederek burayı yönetmeye çalışıyoruz değerli arkadaşlar. İnşallah en kısa sürede de bu müjdeyi hep birlikte kamuyla paylaşıveririz. 10 maddelik yine yeni yasayla ilgili sıkıntılarımızı masaya yatırdık. Ankara’da Genel Başkanımızın liderliğinde aldığımız kararlar var. Az kazandan az, çok kazandan çok vergi alınmasından yanayız. Çünkü artık gerçekten vergi yükünün altında ezilen bir emek portföyü var. Yani biz emekçiler aldığımız maaşın yüzde 35'ini hemen hemen mesailerle beraber değerli arkadaşlar işçi arkadaşlarımız mesaiye kalmak istemiyorlar. Başkanım, kalalım, çalışalım, edelim ama biz para kazanamıyoruz. Aldığımız para mesai yapıyoruz, mesai de bile vergi kesiliyor. Yani 275 saat zorunlu mesaiğin dışına çıktığın an yüzde 40'lara kadar vergi dilimi artıyor. Yani düşünün, bin TL’nin yüzde 40'ını vergiye veriyorsun. Aldığın 60 TL dolaylı olarak evde ekmektir, sudur, çocuktur, kiradır, elektriktir, bunlarda da vergi ödüyoruz. Ben her bu konuda bu yasama yılında hep birlikte topyekûn yeni bir mücadele. Geçen sene yapmıştık bunu, tam o anda 150 bin kişisiyle işte 4 bölgede ayrı meeting arkasından tam o anda yapmıştık ama Sayın Şimşek bu konuyu ele almadı. Kamuda örgütlenme alanı kalmadı. Bu da etik ve ahlaki olmuyor” sözlerine yer verdi.
“DÜZEN TUTMUYOR”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’deki örgütlenme ile ilgili bilgi veren Çakmak, “Bizim iş kollarımız farklı, aynı iş kolunda değiliz. Raylı sistem, Kent Ekmek, taşımacılık, suda, İZSU'da, İZDOĞA var, İZBETON var. Değişik iş kollarında olduğumuz için her iş kolunun kendine ait toplu sözleşmelerinden dolayı, siyasi bir iş kolundan dolayı biraz sıkıntı yaşıyor muyuz? Yaşıyoruz tabii ki. Örgütlenme bu alanda zaten tamamlanmış bir vaziyette yani belediyeler kısmında. Kimse kimsenin suyundan su almıyor. Yani örgüt alanına girmiyoruz. DİSK eskiden genelde yapıyordu, şimdi yapmıyor. Bizimkiler de yapmıyorlar. Ortak paydada buluşarak sıkıntıya girmeden, sıkıntıya sokmadan, işçimizin beklentisini aşağılara düşürmeden, realiteyi koruyarak toplu sözleşmelerimizi bağıttık mı bağıttık. İyi de geçti mi? Evet, iyi geçti. Ha bu koşullarda iyi ama yaşam koşulları için yeterli mi? Değil tabii ki. Bu pahalılıkta, bu enflasyon sisteminde bugün aldığını yarın eritiyor, biliyoruz. Çünkü düzen tutmuyor” ifadelerini kullandı.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın