Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, yükseköğretim sistemindeki yenilikler, üniversitelerin akademik performansı ve Türkiye'nin bilimsel araştırma kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'nin bilimsel yayın üretiminde önemli bir ilerleme kaydettiğini belirten Özvar, dünya sıralamasında 35'inci sıradan 13'üncü sıraya yükseldiğini bildirdi. Araştırma üniversitelerinin nitelikli yayın performansında OECD ortalamasını yakaladığını ifade eden Özvar, bu gelişmenin yükseköğretim alanında son yıllarda kaydedilen önemli ilerlemelerden biri olduğunu vurguladı.
LİSANS EĞİTİMİ ÜÇ YILA İNEBİLİR
Üniversitelerde eğitim süresinin yeniden düzenlenmesi için çalışma yürüttüklerini belirten Özvar, dört yıllık lisans programlarının üç yılda tamamlanabilmesi üzerinde durduklarını açıkladı. Üniversitelerin yaklaşık bir yıldır bu sürece hazırlandığını aktaran Özvar, gerekli akademik çalışmaların yapılması için üniversite yönetimlerinden de hazırlıklarını sürdürmelerini istediklerini kaydetti. Ders yükünün de azaltılması gerektiğine dikkat çeken Özvar, Türkiye'de lisans programlarında yaklaşık 60 ders bulunduğunu, Avrupa'da ise bu sayının 20-25 civarında olduğunu söyledi. Ders sayılarının azaltılmasına yönelik çalışmaların bu yıl sürdürüldüğünü ve yeni sistemin gelecek yıldan itibaren uygulanmasının planlandığını belirtti. Ders içeriklerinin de güncellenmesi gerektiğini vurgulayan Özvar, yapay zeka ve dijital becerilerin eğitim programlarına daha fazla dahil edilmesini istedi. Yapay zeka, makine öğrenmesi, veri bilimi, robotik, siber güvenlik ve dijital sağlık gibi alanlarda yeni programlar açıldığını belirten Özvar, son üç yılda yaklaşık 80 yeni program türünün oluşturulduğunu bildirdi. Yapay zeka ve dijital teknolojilerle ilişkili programların 160 üniversitede 724'e ulaştığını, bu programların doluluk oranlarının ise yüzde 100'e yaklaştığını aktardı.
DİJİTAL EĞİTİME 233 BİN BAŞVURU
Üniversite öğrencilerinin yanı sıra mezunların ve çalışanların dijital becerilerini geliştirmek amacıyla Dijital Üniversite Platformu'nun hayata geçirildiğini belirten Özvar, platformda 16 farklı eğitim bulunduğunu söyledi. Eğitimlerin ücretsiz, çevrim içi, canlı ve etkileşimli olarak gerçekleştirildiğini kaydeden Özvar, bu yıl platforma 233 bin başvuru yapıldığını ve yaklaşık 55 bin kişinin eğitimlere katıldığını açıkladı. Üniversite dışında edinilen bilgi ve becerilerin de değerlendirilmesine yönelik mikro yeterlik uygulamasının başlatıldığını belirten Özvar, belirlenen kalite standartlarını karşılayan kazanımların öğrencilerin transkriptlerine eklenebileceğini ifade etti.
İŞLETMELERDE UYGULAMALI EĞİTİM
Öğrencilerin mezuniyet öncesinde mesleki deneyim kazanmasını önemsediklerini belirten Özvar, İşletmede Mesleki Eğitim modelini yaygınlaştırmayı hedeflediklerini söyledi. İlk etapta Ankara, Bursa, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Konya'da uygulanması planlanan model kapsamında öğrencilerin dört yarıyılın en az birini işletmelerde geçirmesi amaçlanıyor. Özvar, uygun programlarda iki yarıyıl okulda, iki yarıyıl işletmede eğitim modelinin de uygulanabileceğini bildirdi. Diş hekimliği ve eczacılık öğrencilerine mühendislik programlarında çift ana dal imkanı sunulmasının da planlandığını açıklayan Özvar, gerekli başarı şartlarını karşılayan öğrencilerin iki programı tamamlamaları halinde iki diploma alabileceğini belirtti. Uygulamanın 2027-2028 akademik yılına yetiştirilmesi hedefleniyor. Türkiye'de yaklaşık 380 bin uluslararası öğrencinin eğitim gördüğünü ve 3 binden fazla uluslararası akademisyenin üniversitelerde görev yaptığını aktaran Özvar, uluslararası öğrencilerin ülke ekonomisine yıllık yaklaşık 3 milyar dolarlık katkı sağladığını da sözlerine ekledi.