3 Eylül 2026, Perşembe 15:14
35°C İzmir

Uzaklaştırma kararına rağmen darp edilen hemşireden feryat: Ölmeden önce sesimi duyun!

İstanbul Bahçeşehir'de yaşayan hemşire Ebru Anik, hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı eski sevgilisi 30 yaşındaki Mustafa M. tarafından oturduğu sitenin girişinde, güvenlik görevlilerinin gözü önünde acımasızca darbedildi.

  • Oluşturulma:
  • Kaynak: DHA
Uzaklaştırma kararına rağmen darp edilen hemşireden feryat: Ölmeden önce sesimi duyun! haberinin görseli
10 dk okuma süresi

İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede ikamet eden 26 yaşındaki hemşire Ebru Anik, 2023 yılı Aralık ayında başlayan ve 3 yıl süren ilişkisinin son 1,5 yılında sürekli fiziksel şiddete maruz kaldığını açıkladı. İlişkiyi bitirmek istediğinde her defasında tehdit ve şantajla karşılaşan Anik, ailesinin de ölümle tehdit edilmesi üzerine daha önce yaptığı şikayetleri korkudan geri çekmek zorunda kaldı. Yaklaşık 2-3 ay önce uğradığı saldırıda burnu kırılan Anik, gizlice aldığı darp raporunun ardından cesaretini toplayarak 1 ay önce Mustafa M. hakkında koruma ve uzaklaştırma kararı aldırdı. Ancak alınan karar da şüpheliyi durdurmaya yetmedi. Tehdit, şantaj ve şiddet nedeniyle daha önce burnu kırılan ve defalarca polise başvurmasına rağmen sonuç alamadığını belirten genç kadın, "Bu adam ne kanundan ne uzaklaştırma kararından korkuyor. Yırtınıyorum, çırpınıyorum; kimse beni duymuyor. Ölmek istemiyorum" diyerek Adalet Bakanlığı ve Emniyet yetkililerine yardım çağrısında bulundu.

şüpheli

SİTENİN GİRİŞİNDE GÜVENLİKLERİN GÖZÜ ÖNÜNDE DARBEDİLDİ

Tarihler 27 Ağustos'u gösterdiğinde, saat 06.30 sıralarında Mustafa M. uzaklaştırma kararını hiçe sayarak Anik’in yaşadığı sitenin kapısına dayandı. Güvenlikten gelen "Misafiriniz var, gitmiyor" telefonu üzerine aşağı inen genç kadın, şüphelinin saldırısına uğradı. Sitenin güvenlik görevlileri ve komşuların gözü önünde gündüz vakti darbedilen Anik, polise delil sunabilmek amacıyla o anları cep telefonuyla kaydetmeye çalıştığını ancak güvenlik kameraları görüntülerine prosedürler nedeniyle ulaşamadığını aktardı.

“BU ADAM NE POLİSTEN NE HUKUKTAN KORKUYOR"

Saldırganın emniyetteki bağlantılarını öne sürerek kendisini sürekli tehdit ettiğini ve ifade verdikten hemen sonra serbest bırakıldığını belirten hemşire Ebru Anik, şu feryatta bulundu: "Ben buradan İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne ve Adalet Bakanlığı'na sesleniyorum: Lütfen beni koruyun. Bu kişi gördüğünüz gibi asla kimseden korkmuyor. Ne devletten ne polisten, ne haktan, hukuktan, ne de kararlardan. Uzaklaştırma kararı bile bu adamı durduramıyor, hala beni tehdit ediyor, dışarıda geziyor, ifade veriyor ve çıkıyor."

- REKLAM -

“ÇOK KAÇTIM AMA BIRAKMADI"

Şiddet döngüsünden kurtulmak için defalarca izini kaybettirmeye çalıştığını ifade eden Ebru Anik, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle dile getirdi: “Biz yaklaşık 3 yıldır birlikteyiz. Son 1,5 yılı sürekli şiddet görüyordum. Tanıdıkça daha doğrusu nasıl bir insan olduğunu anladım ama anladığımda artık çok geçti. Kurtulmaya çok çalıştım. Çok taşındım, çok kaçtım. Her seferinde beni tehditle, şantajla zorla yanında tuttu. Tehdidin boyutları her seferinde o kadar çok arttı ki aileme kadar ulaştı ve ailemi öldürmekle tehdit ediyor. Şikayetimi geri çekmezsem eğer beni, aileme öldürmekle, kardeşimi öldürmekle tehdit ediyordu ve ben bu yüzden şikayetimi korktuğum için geri çekmek zorunda kalıyordum. Ama artık öleceğimi o kadar hissettim ki gidip en sonunda uzaklaştırma kararı aldım. Bu cesareti bir ay önce kendimde buldum. Buna rağmen 3 gün önce tekrar kapıma geldi ve tekrar darbedildim. Bu adamı hiçbir şey durduramıyor.”

“‘BURNUNUZ KIRIKKEN VİDEO VAR MI?’ DİYORLAR”

Karakola her gittiğinde delil yetersizliği engeliyle karşılaştığını savunan Anik, karakol ve güvenlik süreçlerini şöyle anlattı: “Yaklaşık 2-3 ay önce burnum kırıldı. Sonrasında hemen gidip yani beni tehdit ettiği için hemen gidip şikayetçi olamadım ama kendisinden gizlice gidip darp raporu aldım. Bir ay önce gittim tekrar şikayetçi oldum. Zaten her gün beni tehdit ediyor. Elimde ses kayıtları, mesajlar, her şey var. Uzaklaştırma kararına rağmen de 27 Ağustos tarihinde kapıma geldi. Beni sitenin bütün güvenlikleri ve site sakinleri önünde, yani gündüz apaçık, insanların içinde beni darbetti. Sabah 06.30'da güvenlikten arandım, misafirim geldiği söylendi. Kim olduğunu sordum, ben misafir beklemiyorum dedim. 'Misafiriniz var' dedi, gitmiyor, ısrarcı' dediler. Ben de yukarıya yollamayın. Kim ise ben inip bakacağım dedim. Ondan sonra indiğimde gördüm kendisini ve polisler benden sürekli delil istediği için; ben sürekli karakola gidiyorum ve düzenli olarak sürekli zaten şikayette bulunuyorum ama delil istiyorlar. Burnum kırıldı, dediğimde bile 'Burnunuz kırıkken video var mı?' diyorlar. Benden delil istiyorlar. Ben de doğal olarak onu orada gördüm. Uzaklaştırma kararı olmasına rağmen kapıma gelmiş, bağırıp çağırıyordu. Videoya çekmeye başladım. O sıra onun yanına giderken çoktan ben içerideki güvenliğe polisi aramasını söyledim zaten. Kendisinin eli kolu çok uzun. Beni sürekli, 'Benim emniyetten tanıdıklarım var, benim elim çok güçlü. Kanıtlayamazsın, edemezsin' Bu şekilde bir sürü şey söylüyordu, her zaman söylüyor. Ki bunları söylerken bile mesajları var. Hepsinin ekran fotoğrafları duruyor.”

Ebru Anik

“BEN DEVLETİMDEN BANA SAHİP ÇIKMASINI İSTİYORUM”

Şüphelinin serbest kalmasının ardından kendisine alaycı mesajlar attığını kaydeden Ebru Anik, adalet arayışını şu sözlerle sürdürdü: “Ben şu anda kendi oturduğum evin sitesinde darbedildim ve ben bu görüntüleri alamıyorum. Yani site bana görüntüleri vermiyor. 'Savcılığa gidip, bu şekilde savcılıktan dilekçe alarak görüntüleri polis eşliğinde alabilirsiniz' dediler. Ben zaten can güvenliğimden endişe ettiğim için evimden bile çıkamıyorum. Savcılığa nasıl gideyim ki? Zaten evimde darbedildim, evimin altında darbedildim, bütün güvenliklerin gözü önünde. Bu adam ne kanundan ne hukuktan, ne adaletten, ne uzaklaştırma kararından hiçbir şeyden korkmuyor. Herkesin içinde bana bunu yapan adam, kimsenin olmadığı yerde beni yakaladığında ne yapar? Ben bunu düşünmek bile istemiyorum. Kendi sesimi artık nasıl duyuracağım bilmiyorum. Duyurmak istiyorum. Yırtınıyorum, çırpınıyorum; kimse beni duymuyor. Ben devletimden bana sahip çıkmasını istiyorum. Mustafa beni arayıp hepsinin ekran görüntüleri mevcut; 'Şu an emniyetten arkadaşlarımla oturuyorum. Ben her zaman elimi kolumu sallayarak çıkarım, bana hiçbir şey olmaz, beni kim durdurabilir.' Hatta bana şunu bile yazmış mesajla teyitli: 'Ben cezaevine girsem ne olacak? Hadi girdim diyelim. Girdikten sonrasını sana ne yapacağımı bir düşün, neler yapabileceğimi düşün.' Hiçbir şekilde korkmuyor. Daha kötüsü, gerçekten de ben defalarca emniyete gidiyorum ve demek ki benim bir problemim var ki ben emniyete gidip şikayetçi oluyorum. Demek ki ortada bir problem var ki bu adam uzaklaştırma kararına rağmen hiç korkmadan benim evime geliyor ve evimde darbediyor. Daha büyük bir problem var ki bu adam hala dediği gibi elini kolunu sallaya sallaya ifade verip çıkabiliyor. Emniyetten çıktıktan sonra bana dalga geçer gibi tekrardan yazmış: 'Git istersen tekrar şikayet et'”

- REKLAM -

"BENDEN KURTULMAN İÇİN TEK ÇARE BENİ ÖLDÜRMEN"

Saldırganın tehdit dolu mesajlarını ve tüyler ürperten ifadelerini paylaşan Anik, şunları söyledi: “Ben kendisini zaten sürekli engelliyorum. Sürekli başka numaralardan, başka hesaplardan mesaj atıyor, hepsi kanıtlı şekilde elimde mevcut. Kendisi yazmış bu cümleyi: 'Senin benden kurtulman için tek çaren ben uyurken uykumda beni öldürmen. Başka türlü kurtulamazsın, ben vazgeçmem' yazmış. Sosyal medya paylaşımlarımın altına kendisi emniyeti etiketliyor. O kadar emin ki hiçbir şey olmayacağından. Ben buradan İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne ve Adalet Bakanlığı'na sesleniyorum: Lütfen beni bundan koruyun. Bu kişi gördüğünüz gibi asla kimseden korkmuyor. Ne devletten ne polisten, ne haktan, hukuktan, ne de kararlardan. Uzaklaştırma kararı bile bu adamı durduramıyor, hala beni tehdit ediyor, dışarıda geziyor, ifade veriyor ve çıkıyor. Kendisi farkında, neden korksun ki? Korkmuyor. Onun yerine hala ben korkuyorum.”

"ÖLDÜKTEN SONRA MI ADALET SAĞLANACAK?”

Hayati tehlikesinin her an devam ettiğini belirten hemşire Ebru Anik, yetkililere olan son çağrısını şu cümlelerle tamamladı: “Ben öldükten sonra mı adalet sağlanacak? Ben ölmek istemiyorum. Ölmeden önce sesimi duyursunlar istiyorum. Bu adam beni gördüğü yerde öldürecek. Zaten bana sürekli yazdığı mesajda var, sürekli bunu söylüyor: 'Seni gördüğüm yerde öldüreceğim.' Burada insanlar vardı öldüremedi, dövdü. Bir sonrakine insanlar olmasa beni öldürecek ki. Ben biliyorum, hissediyorum. Bu yüzden çırpınıyorum bu kadar. Sesimi duyurmaya çalışıyorum. Lütfen devletimden bana sahip çıkmasını istiyorum. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı lütfen bana yardım etsinler!”

Kaynak: DHA

İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.