9 Eylül 2026, Çarşamba 14:28
30°C İzmir

YÖK'ten akademisyenlere YouTube yasağı: Dijital içerik üretimi 'ticari faaliyet' sayıldı

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Cumhurbaşkanlığı kararıyla kamudaki akademisyenlerin dijital mecralardaki içerik üreticiliği "ticari faaliyet ve esnaflık" kapsamında değerlendirildi. Kararın ardından bilgi kirliliği ve bilimin dijitalleşmesi üzerine tartışmalar başlarken, pek çok akademisyen kanallarını kapatma kararı aldı

YÖK'ten akademisyenlere YouTube yasağı: Dijital içerik üretimi 'ticari faaliyet' sayıldı haberinin görseli
6 dk okuma süresi

Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) talebi üzerine hazırlanan değerlendirme sonrası, kamu üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerin YouTube, sosyal medya ve internet siteleri üzerinden gelir elde ederek içerik üretmesine ilişkin yeni bir tartışma başladı. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamındaki “ticaret ve kazanç getirici faaliyet” yasağına yapılan atıf, çok sayıda akademisyenin kanallarını tedbir amacıyla askıya almasına neden oldu.

YÖK'ÜN TALEBİYLE SÜREÇ BAŞLADI

Akademisyenlerin dijital mecralardaki içerik üretimiyle ilgili tartışma, YÖK'ün 17 Haziran 2026'da Cumhurbaşkanlığı'na gönderdiği yazıyla gündeme geldi.

YÖK, akademisyenlerin YouTube ve benzeri dijital platformlarda yayıncılık yapmasının yanı sıra uygulama geliştirme gibi faaliyetlerinin hukuki durumunun değerlendirilmesini talep etti.

Bu talebin ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 20 Ağustos 2026 tarihinde değerlendirme raporu hazırlandı.

- REKLAM -

657 SAYILI KANUN GÜNDEMDE

Sürecin ardından Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü tarafından 2 Eylül 2026 tarihli resmi yazı YÖK'e iletildi.

Yazıda, kamu görevlilerinin dijital platformlardan elde ettiği gelirlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesinde düzenlenen “ticaret ve kazanç getirici faaliyette bulunma yasağı” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Sosyal içerik üreticiliğinden elde edilen gelirlerin vergi mevzuatı kapsamında ticari kazanç olarak değerlendirilmesi ve dijital kanalların gelir elde etme potansiyeli taşıması, akademisyenler açısından yeni bir hukuki tartışmanın ortaya çıkmasına yol açtı.

AKADEMİSYENLER KANALLARINI KAPATMAYA BAŞLADI

Resmi görüşün üniversitelere ulaşmasının ardından bazı akademisyenler, olası disiplin soruşturmaları veya idari yaptırımlarla karşılaşmamak amacıyla YouTube kanallarını ve dijital yayınlarını askıya aldı.

- REKLAM -

Özellikle ücretsiz ders videoları, bilimsel analizler ve akademik içerikler üreten akademisyenler, kararın bilimsel bilginin toplumla buluşmasını zorlaştırabileceğini savundu.

“ARTIK SADECE KİTAP VE MAKALELERDE BULUŞACAĞIZ”

Dumlupınar Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Altay Tayfun Özcan, kararın ardından dijital yayınlarına son verdiğini açıkladı.

Özcan, YouTube'un akademik çalışmaların kitap ve makale formatının dışına çıkarak geniş kitlelere ulaşmasını sağlayan önemli bir mecra olduğunu belirterek, doğru bilginin yayılması açısından akademisyenlerin dijital platformlarda bulunmasının önemine dikkat çekti.

Özcan, yayınlarına son verirken “Artık sadece kitap ve makalelerde buluşmak dileğiyle” ifadelerini kullandı.

- REKLAM -

“DİJİTAL ALAN AKADEMİSYENLERE KALMAYACAK”

Akdeniz Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Süleyman Tekir de kararın özellikle tarih alanındaki dijital içerik üretimini olumsuz etkileyebileceğini savundu.

Tekir, akademisyenlerin dijital alandan çekilmesi halinde bilimsel içerik üretimindeki boşluğun uzman olmayan kişiler tarafından doldurulabileceği uyarısında bulundu.

“AKADEMİSYENLERİ UZAKLAŞTIRMAK YERİNE ÇERÇEVE OLUŞTURULMALI”

Kararın toplumsal bilgi akışı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karadeniz Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Tüfekçi, dijital ortamda akademisyenlerin varlığının önemine dikkat çekti.

Tüfekçi, bilgi kirliliğinin arttığı bir dönemde akademisyenlerin yalnızca bilimsel makale üretmekle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, akademisyenlerin dijital içerik üretmesini engellemek yerine açık, uygulanabilir ve nitelikli bir çerçeve oluşturulması gerektiğini savundu.

- REKLAM -

İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Göktan Ay da özellikle iletişim ve kültür alanlarında topluma fayda sağlayan akademik içeriklerin yalnızca ticari faaliyet kapsamında değerlendirilmesinin doğru olmadığını ifade etti.

“YASAK YAYINA MI, GELİRE Mİ?”

Tartışmanın bir başka boyutunu ise kararın yalnızca gelir elde edilmesini mi, yoksa doğrudan dijital yayıncılığı mı kapsadığı sorusu oluşturuyor.

Dijital mecralar üzerine değerlendirmelerde bulunan İsmail Pişer, akademisyenlerin reklam gelirlerini kapatarak yani kanallarını “demonetize” ederek yayınlarına devam edebileceğini savundu.

Bu görüşe göre tartışmanın merkezinde dijital içerik üretiminin kendisinden ziyade, bu içeriklerden gelir elde edilip edilmediği bulunuyor.

- REKLAM -

HUKUKÇULARDAN “BİLİM VE SANAT ÖZGÜRLÜĞÜ” UYARISI

Kararın hukuki boyutu da tartışma konusu oldu. Bilişim Hukuku Uzmanı Avukat M. Gökhan Ahi, 657 sayılı Kanun kapsamında kamu görevlilerinin telif, bilirkişilik, kitap ve proje gibi bazı gelir getirici faaliyetlerde bulunabildiğine dikkat çekti.

Ahi, YouTube ve X gibi platformlarda akademik içerik üreten kişilerin faaliyetlerinin doğrudan ticari faaliyet olarak değerlendirilmesinin bilim ve sanat özgürlüğü açısından sorun oluşturabileceğini savundu.

“YÖK'ÜN YAKLAŞIMI ÇELİŞKİ OLUŞTURUYOR”

TOBB ETÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Ergin ise akademisyenlerin bilimsel bilgiyi dijital ortamda topluma ulaştırmasının teşvik edilmesi gerektiğini belirterek YÖK'ün yaklaşımının çelişki oluşturduğunu ileri sürdü.

Ergin, üniversitelerde “Bilim İletişim Ofisleri” oluşturulurken akademisyenlerin kendi dijital kanalları üzerinden bilgi paylaşmasının sınırlandırılmasının tartışılması gerektiğini ifade etti.

- REKLAM -

Finans alanında uzman Dr. İbrahim Can da gelir elde edilen faaliyetlerin şeffaf ve vergilendirilmiş olması halinde, yalnızca kişinin akademisyen olması nedeniyle söz konusu faaliyetin peşinen etik dışı kabul edilmemesi gerektiğini savundu.

(Alındığı Kaynak: Karar)

Kaynak: HABER MERKEZİ

İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.