Zeytinler heba oldu

Buca Belediyesi, öğrencilere burs vermek için diktiği zeytin ağaçlarını yanlış mevsimde dikti. Birçok ağacın zayi olduğu gözlenirken, ağaçların işlenmemiş toprağa dikildiği ve birçoğunun etrafının açık olduğu görüldü


  • Oluşturulma Tarihi : 14.07.2017 08:27
  • Güncelleme Tarihi : 14.07.2017 08:27
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Zeytinler heba oldu

YUSUF ÇAĞIRTEKİN-ÖZEL HABER

Buca Belediyesi tarafından fark yaratacak bir proje olarak sunulan ve faaliyete geçen ‘Eğitime zeytin dalı projesi’ kapsamında 17 bin 500z ağaç toprakla buluşmuştu. Fakat belediye büyük bir yanlışlık yaparak, zeytinleri yazın en sıcak olduğu aylardan haziran ayında dikti. Böyle olunca da ağaçların birçoğu zarar görerek belediyenin bir skandala yol açtığı belirtildi. Üstelik zeytin ağaçları dikildikten sonra sulama sistemleri de geç yapılınca bazı ağaçlar kurudu. Durumu fark eden Buca Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi Rakip Biçer, belediyenin tarım işleriyle uğraşan yetkililerini uyardı fakat dikkate alınmayınca konuyu belediye meclisine taşıdı. Buca Belediyesinin temmuz ayı meclisinde gündeme gelen konu hakkında Başkan Levent Piriştina ise haberinin olmadığını daha önce neden uyarılmadığını söyleyince; Rakip Biçer ise, Başkan Piriştina’ya konuyla ilgili gerekli mercileri uyardığını fakat başkan ve ekibi arasındaki iletişim kopukluğundan konudan haberi olmadığını ve bu durumdan sorumlu tutulamayacağını söyledi.

BAŞTAN SAVMA

Şimdiye kadar 3 bin 500 adet fidan dikildiği bilinirken; fidanlıkların bazılarına Rakip Biçer’in uyarısından sonra alelacele sulama sistemi takıldığı gözlenirken, bazı fidanlıklarda ise hala herhangi bir sulama faaliyeti yapılmadığı görüldü. Ayrıca ağaçların dikildiği alanların sadece iki tanesinde dışarıdan gelecek zararı önlemek için tel örgü çekildiği görülürken; diğer ekim yapılan alanların ise etrafının açık olduğu ve dışarıdan gelebilecek her türlü zarara açık olduğu gözlendi. Dikilen fidanlar ile ilgili tespit edilen bir başka yanlış ise zeytin fidanlarını dik tutması için yanı başına konulan sopaların da dayanıksız olmasıydı. Çok sayıda ağacın bu sebepten ötürü çabucak öldüğü görülürken; kalan ağaçların da aynı şekilde ölebileceği söylendi.

YANLIŞ UYGULAMADA

Ekim yapılan arazilerin Yerel Yönetimler Yasası çıktıktan sonra belde belediyelerin iptali ile Kaynaklar beldesinden Buca Belediyesine geçtiğini ve yıllardır atıl bir vaziyette olduğunu söyleyen Rakip Biçer, bu arazilerin değerlendirilmesi için belediye meclisine önerge sunduklarını ve aslında bu projeyi parti olarak desteklediklerini belirtti. Biçer, “Uygulama aşamasında yanlışlar var. Fidanlar dikildiğinde haberim oldu. Yanlış bir uygulama olduğunu söyledim. Sonra tarım müdürümüz ile beraber komisyon olarak arazileri gezdik. Sadece greyder ve kepçelerle ormanların sökülüp, dikim yapıldığını gördüm ve arazinin bir yıl işlenmesi gerektiği konusunda uyardım. Her şeyden önce aplikasyonların yapılıp sınırlarımızın tespiti yapılması gerekiyor. Daha sonra dışarıdan gelebilecek zararlara karşı etrafının tel örgüyle korumaya alınması gerekiyor. Dikimin de mart ya da en geç nisanda tamamlanmış olması gerekiyordu. Toprağın yağış aldığı dönemde ağacın dikilmesi gerekir ki bu ağaçlar yaz dönemine kadar kök salsın ve kendini kurtarmış olsun” dedi.

“EN RİSKLİ DİKİM”

Sadece dikim ile ilgili yanlışların olmadığını da savunan Rakip Biçer, “Yazın yapılacak bir ekim en riskli ekimdir. Birazında damlama-sulama sistemi yapılmış fakat hala traktörle sulama yapılıyor. Demek ki yetersiz. Ayrıca damlama-sulama sistemi olması için de bizim kendi sondajlarımız olması gerekiyor. Bu da görünmüyor. Belediye bu suyu nerden temin ediyor? O da bir muamma. Bir de projenin devamında bu alınmış olan fidanların tamamı sadece yağ üretimi için kullanılan fidanlardır. Fakat biz parti olarak bu projede sofralık zeytin ve incir de ekilmesini istemiştik. Önergede bu şekilde vardı. Bu şekilde olmasına rağmen 175 dönümlük arazinin sadece zeytin ve sadece de yağlık zeytin olarak projelendirilmesi de yanlıştır. Türkiye’de zeytinyağı tüketimi genelde Ege, Trakya ve Akdeniz bölgelerinin dışında ve kişi başı 1 buçuk litre. Doğuya doğru gidildikçe çok az tüketiliyor. Fakat sofralık zeytin kullanımı daha çok. Pazarlama kabiliyeti daha fazla. Biz sofralık zeytinin de olmasını istemiştik. Projelendirilme aşamasında bize başvurulmadı olabilir fakat bu noktada profesyonellik yok” diye konuştu.

SU NERDEN GELİYOR?

Son olarak projenin nasıl yapılması gerektiği konusunda da bilgiler veren Rakip Biçer, “İlk olarak sınırların belirlenmiş olması gerekiyordu. Sonra toprağın en az bir yıl gübrelenip işlenmesi gerekiyordu. Sondaj çalışması yapılarak; damlama-sulama sisteminin altyapısı hazırlanması gerekiyordu. Bunlar yapıldıktan sonra mart ve nisan ayında bu ağaçların toprakla buluşturulması gerekiyordu. Burada yapılan ise, sadece iki arazinin belli kısımları tel örgüyle kapatılmış. Damlama-sulama sistemi bazı yerlere yapılmış fakat sondaj yok. Su nerden geliyor? Kimden alınıyor? Bu belli değil. Bunlar çok önemli. En önemlisi de bu ağaçlar yazın en sıcak döneminde dikiliyor. Bu ağaçlara belli bir bedel ödendi. Ne kadara alındığı konusunda bir bilgim yok fakat bir tanesinin bile zayi edilmesi yanlış. Bu zararın en aza indirgenmesi için dediğimiz şartların yerine getirilmesi gerekiyor” dedi.

Haber Merkezi