23 Nisan 2026, Perşembe 10:35
12°C İzmir

23 Nisan'da acı kare: Okul yıkıldı, söz ayakta kaldı

İzmir Konak’ta depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan okulun duvarında kalan Mustafa Kemal Atatürk’ün sözü, eğitimde ihmali ve derinleşen krizi gözler önüne serdi. Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acıların ardından ortaya çıkan bu kare, 23 Nisan haftasında, ‘çocukların güvenliği nerede?’ sorusunu yeniden gündeme taşıdı

23 Nisan'da acı kare: Okul yıkıldı, söz ayakta kaldı haberinin görseli
6 dk okuma süresi

İzmir’in Konak ilçesi İkiçeşmelik semtinde bulunan Ahmet Şefika Kilimci Özel Eğitim Uygulama Okulu, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkıldı. Yıkımın ardından okul binasında çektiğimiz bir fotoğraf ise hem hafızalarda hem vicdanlarda yer aldı. Enkaz haline gelen okulun duvarında Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Eğitimde feda edilecek fert yoktur’ sözü ve hemen üzerindeki Atatürk portresi dikkat çekti. Altında ise molozlar, dökülen sıvalar ve terk edilmiş bir eğitim yuvası yer aldı. Özellikle Siverek ve Kahramanmaraş’ta eğitim kurumlarına yönelik yaşanan acı olayların ardından ortaya çıkan bu görüntü, eğitim sistemine dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Eğitim İş İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Özgür Şen, fotoğrafın simgesel anlamına dikkat çekerek, “Bu kare yalnızca bir bina fotoğrafı değil; eğitim politikalarının, ihmallerin ve yıllardır ötelenen sorumlulukların bir yansımasıdır” dedi. Veli-Der İzmir Şube Başkanı Necati Kalafat ise “Çocuk bayramını kutlaması gereken bir ülkede; coşku, neşe ve çocuklarımızın geleceğini konuşmak yerine yas, acı ve öfke konuşuluyor” mesajını verdi. 

sen

İÇİMİZİ BİR KEZ DAHA YAKTI 

Duygu ve düşüncelerine yer verdiğimiz Başkan Şen, şu sözlere dikkat çekti: “Bu fotoğraf, 23 Nisan haftasında ve geçen hafta eğitim alanında yaşadığımız acılar üzerine içimizi bir kez daha yaktı. Depreme dayanıksız olduğu için yıkılmak üzere olan bir okul binasının duvarında Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Eğitimde feda edilecek fert yoktur’ sözü yer alıyor… Altında ise molozlar, dökülen sıvalar ve terk edilmiş bir eğitim yuvası… Bu kare yalnızca bir bina fotoğrafı değil; eğitim politikalarının, ihmallerin ve yıllardır ötelenen sorumlulukların bir yansımasıdır. Bugün 23 Nisan. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldığında egemenlik saraydan alınarak millete verilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, bu tarihi günü çocuklara armağan ederken aslında Cumhuriyet’in geleceğini; güvenli, nitelikli ve eşit bir eğitimle yetişecek nesillere emanet etmiştir. Çünkü biliyordu ki eğitimde gözden çıkarılan her çocuk, ülkenin geleceğinden eksilen bir parçadır. Ne yazık ki bugün geldiğimiz noktada; çocuk yoksulluğunun 9,5 milyona ulaştığı bir ülkede, depreme dayanıksız okullarda eğitim gören çocuklarımız, gerekli güvenlik önlemleri alınmayan okullarda hayatını kaybeden öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz, yoksullukla mücadele eden ve bir öğün sağlıklı yemeğe dahi erişemeyen çocuklarımız var. Siverek’te ve Maraş’ta yaşanan acılar hala tazeyken, ‘Eğitimde feda edilecek tek bir fert yoktur’ sözünün gereğini yerine getiremeyen bir anlayışla karşı karşıyayız.” 

- REKLAM -

ACİLEN TÜM EĞİTİM PAYDAŞLARI BİR ARAYA GELMELİ 

“Eğitim kurumlarını güvenli hale getirmek, çocuklarımızı korumak ve öğretmenlerimizi güvenceli koşullarda çalıştırmak bir tercih değil, anayasal bir sorumluluktur” diyen Şen, “Acilen tüm eğitim paydaşları bir araya gelmeli; Cumhuriyetimizin değerlerini ve kazanımlarını ön plana çıkaracak yeni bir eğitim modeli oluşturulmalı, alınacak önlemler planlanmalıdır. Geçici çözümlerle eğitimin geldiği durum ortadadır. Bu nedenle kalıcı çözümler üretmek zorundayız. 23 Nisan’ı gerçek anlamıyla bayram yapmanın yolu; çocuklarımızın can güvenliğini sağlamak, temel ihtiyaçlarını karşılamak, okullarımızı depreme dayanıklı hâle getirmek ve her çocuğa eşit, laik, bilimsel, kamusal ve parasız eğitim sunmaktan geçer. Bizler, tek bir öğrencimizi, tek bir eğitim emekçimizi dahi kaybetmeyi kabullenmiyoruz. Bu ülkenin çocukları kaderine terk edilemez. 23 Nisan’ı yeniden çocukların yüzünün güldüğü, okulların güvenle dolduğu bir bayrama dönüştürene dek mücadelemizi sürdüreceğiz. Çünkü gerçekten de eğitimde feda edilecek tek bir fert yoktur” mesajını verdi. 

kalafat

HEPİMİZE DERİN BİR ÜZÜNTÜ VE ACI VERİYOR 

Veli-Der İzmir Şube Başkanı Necati Kalafat ise konuya ilişkin “Eğitim sistemimiz tarihinin en büyük travmalarından birini yaşıyor. Çok üzgünüz ve öfkeliyiz. Yıllardır dile getirdiğimiz kamusal ve laik eğitim taleplerimiz dikkate alınmazken, bu sürecin olumsuz sonuçları bugün çok acı bir şekilde karşımıza çıkmaya devam ediyor. El birliğiyle itaatkar nesiller yetiştirmek ve eğitimi özelleştirmek isteyen; parası olanın okuyabildiği, olmayanın ise çocuk işçiliğe itildiği bir sistemi dayatanlar, yaşanan bu travmatik olaya karşı da çözüm olarak baskıcı politikaları öne sürmektedir. Oysa bugün, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Çocuk bayramını kutlaması gereken bir ülkede; coşku, neşe ve çocuklarımızın geleceğini konuşmak yerine yas, acı ve öfke konuşuluyor. Velilerin güvenli bir yer olarak görmesi gereken okulların kapılarında, çocuklarının başına bir şey gelmemesi için nöbet tuttuğu bir ülkede yaşamak hepimize derin bir üzüntü ve acı veriyor” sözlerine dikkat çekti. 

- REKLAM -

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.