5 Ağustos 2026, Çarşamba 12:30
30°C İzmir

Altındaki düşüşle vatandaş ev sahibi olma umudunu erteledi

Altın fiyatlarındaki gerileme ve yüksek konut kredisi faizleri, yatırım amaçlı konut alımlarını yavaşlatırken vatandaşın ev sahibi olma planlarını da erteliyor. Gayrimenkul Uzmanı Deniz Kezer, mevcut ekonomik koşullarda konut alımının büyük ölçüde barınma ihtiyacına yönelik gerçekleştiğini ve piyasada kısa vadede güçlü bir hareketlilik beklenmediğini söyledi

Altındaki düşüşle vatandaş ev sahibi olma umudunu erteledi haberinin görseli
7 dk okuma süresi

Merve Ağrıç- Özel Haber Son dönemde altın fiyatlarında yaşanan geri çekilme, birikimlerini konuta yönlendirmeyi planlayan vatandaşların kararlarını ertelemesine neden olurken, yüksek konut kredisi faizleri de piyasadaki durgunluğu derinleştiriyor. Bir yandan mevduat faizlerinin sunduğu yüksek getiri yatırımcıların tercihini değiştirirken, diğer yandan artan kira bedelleri ve konuta erişimde yaşanan güçlükler hem yatırımcıları hem de ev sahibi olmayı hedefleyen vatandaşları zorluyor. Gayrimenkul Uzmanı Deniz Kezer, altın piyasasındaki son gelişmelerin konut sektörüne yansımalarını değerlendirerek, mevcut ekonomik koşullarda yatırım amaçlı konut alımlarının büyük ölçüde durduğunu, vatandaşların ise yalnızca oturacakları bir eve sahip olma hedefiyle hareket ettiğini söyledi.

FAİZ ORANI KONUT ALIMINI ENGELLİYOR

Vatandaşların ev alabilmek için altın biriktirdiğini vurgulayan Kezer, “Türk halkı öncelikle ev sahibi olabilmek için altın biriktirmeye başlıyor. Bu artık bizim bir gerçeğimiz haline geldi. Ancaktabloya farklı bakmak gerekiyor. Bazı vatandaşlar altını 7 bin TL ve üzerindeki seviyelerden aldı. Uzun süredir altın 6 bin TL ile 6 bin 500 TL bandında seyrediyor. Bu nedenle vatandaşlar, ‘Altın 7 bin TL’nin üzerine çıksın, zararımızı telafi edelim. Ondan sonra farklı bir yatırım aracına yöneliriz’ düşüncesinde. Ancak faiz oranları düşmediği sürece yatırım amacıyla ev almak mümkün görünmüyor. İnsanlar artık yalnızca oturacakları bir eve sahip olabilmek için konut almayı düşünüyor. Altın ne kadar yükselirse yükselsin, mevcut faiz oranları konut alımlarını ciddi şekilde engelliyor” diye aktardı. 

EV ALMA DÖNEMİNDE DEĞİLİZ

Konut kredisi kullanmak isteyenler için faiz oranlarında yüzde 2,90’ın altında bir seçeneğin neredeyse olmadığını vurgulayan Kezer, “Elindeki parayı değerlendirmek isteyenler açısından tablo farklı. Örneğin, 10 milyon TL’si olan bir kişi bu parayla ev almayı düşündüğünde, 10 milyon TL değerindeki bir evin ortalama kira getirisi yaklaşık 60 bin TL oluyor. Aynı para mevduatta değerlendirildiğinde ise aylık getirisi yaklaşık 350 bin TL’yi buluyor. Bu nedenle şu anda yatırım amacıyla ev alma döneminde değiliz. Daha çok oturmak için konut alma eğilimi var. Elbette faizi tercih etmeyen, parasını mevduatta tutmak istemeyen kişiler de bulunuyor. Bu kişiler kira geliri elde etmek amacıyla yine ev alacaktır. Ancak altındaki zararını telafi eden vatandaşlar öncelikle oturacakları bir evi satın alma telaşına girecek. Artık kimse, ‘Altın yükselsin, ev alalım, kiraya verelim ve gelir elde edelim’ düşüncesiyle hareket etmiyor” ifadelerini kullandı. 

- REKLAM -

KİMSE BEKLEMEK İSTEMİYOR

Altının kısa vadede yeniden eski seviyelerine ulaşmasının kolay olmadığını belirten Kezer, yatırımcıların ya mevcut zararı kabullenerek mevduata yöneleceğini ya da farklı yatırım araçlarını tercih edeceğini söyledi. Altının yeniden yükselmesini beklemenin tek başına zararı telafi etmeye yetmeyeceğini ifade eden Kezer, “Altın eski seviyesine gelse bile bu süreçte mevduata yatırılmayan paranın getirisinden de mahrum kalınmış oluyor. Yani yatırımcı sadece altındaki kaybı değil, kaçırdığı mevduat kazancını da telafi etmek zorunda” dedi. Mevcut koşullarda konut fiyatlarının uygun seviyelerde olduğunu belirten Kezer, buna rağmen yüksek mevduat getirilerinin yatırım amaçlı konut alımını frenlediğini söyleyerek, “Bugün mevduat bu kadar yüksek kazandırırken kimse ev alıp aylık kira gelirini beklemek istemiyor. Bu nedenle konut fiyatları ya mevcut seviyesini koruyor ya da sınırlı da olsa geriliyor” diye aktardı. 

İSTENEN SEVİYEYE GELEMEZ

Altından vazgeçecek yatırımcıların öncelikle mevduata yönelebileceğini, ardından konut alımını değerlendirebileceğini dile getiren Kezer, konut piyasasında kısa vadede güçlü bir hareket beklemediğini belirterek, “Önümüzdeki en az 6 aylık süreçte konut fiyatlarının istenilen seviyeye ulaşması zor görünüyor. Piyasalar seçim ekonomisini bekliyor. Faizlerin düşürülmesi, konut kredilerinin daha erişilebilir hale gelmesi ve piyasaya likidite sağlanmasıyla birlikte konut sektöründe yeniden hareketlilik başlayabilir. Ancak henüz bu sürece geçilmiş değil. Seçim havası varken, biz o seçim ekonomisine de bir türlü geçemedik. Yani bir şeyler yanlış gidiyor. Türkiye’nin siyasi refleksleri değil” diye konuştu.

KİRA ARTIŞI DURMA NOKTASINDA

Kiralık konut piyasasında da belirgin bir yavaşlama yaşandığını belirten Kezer, geçmişte kısa sürede kiraya verilen evlerin artık haftalarca ilan sitelerinde kaldığını söyledi. Kira artışlarının durma noktasına geldiğini ifade eden Kezer, “Bugün 10 milyon TL değerindeki 3+1 bir dairenin kira bedeli ortalama 60 bin TL seviyesinde. Ancak bu rakam, asgari ücretle geçinen vatandaş için karşılanması oldukça güç bir yük. İki asgari ücretli çalışanın bulunduğu bir hanede dahi elde edilen gelir neredeyse sadece kirayı ödemeye yetiyor” dedi.

- REKLAM -

VATANDAŞ UMUDUNU KAYBETTİ

Öğrencilerin de yüksek kira fiyatlarından ciddi şekilde etkilendiğini belirten Kezer, üniversite çevresindeki 1+1 dairelerin kira bedellerinin 25 bin TL’den başladığını söyledi. Bu rakamların öğrenciler için karşılanabilir olmadığını ifade eden Kezer, bu nedenle öğrencilerin öncelikle devlet yurtlarını tercih edeceğini, ev kiralayacakların ise maliyeti düşürmek için aynı evde birden fazla kişiyle yaşamak zorunda kalacağını dile getirdi. Toplumun büyük bölümünün ev sahibi olmayı giderek ulaşılması zor bir hedef olarak gördüğünü söyleyen Kezer, “Eskiden insanlar ev alabilmek için birikim yapardı. Bugün ise birçok kişi ev sahibi olma umudunu kaybettiği için elindeki parayı farklı alanlarda harcamayı tercih ediyor. Bu zenginleştiğimiz anlamına gelmiyor, aksine konut sahibi olma hayalinin giderek uzaklaştığını gösteriyor” dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ

İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.