İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kentteki tarımsal kalkınma kooperatiflerinin temsilcileriyle bir araya geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen “Kooperatif Toplantıları” kapsamında; su ürünleri ve sulama kooperatifleri ile Küçük Menderes Havzası’ndaki kooperatiflerin ardından, kentin kuzey bölgesindeki tarımsal kalkınma kooperatifleriyle de bir buluşma gerçekleştirildi. “Kooperatiflerle Büyüyen Dayanışma, Güçlenen Üretim” sloganıyla Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen toplantı, bu serinin son buluşması oldu. Toplantının moderatörlüğünü Prof. Dr. Yusuf Kurucu üstlenirken, Başkan Tugay kooperatiflerle birlikte üretim planlaması, su tasarrufu, markalaşma ve pazarlamayı kapsayan uzun vadeli bir yol haritası hazırlayacaklarını belirtti. Tugay, “Günü kurtarmak için değil, geleceğimizi kurtarmak için çalışmalıyız. Doğrunun ne olduğunu bilmek ve buna sahip çıkmak hepimizin görevi” ifadelerini kullandı.
İZMİR’DEN SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM HAMLESİ
Tarımda planlı üretimin önemine dikkat çekilen buluşmada, markalaşma ve pazar payını artırmaya yönelik öneriler masaya yatırıldı. Tarım ve hayvancılık için hayati öneme sahip su kaynaklarının verimli kullanılması gerektiği vurgulanırken, vahşi sulama yöntemlerinden vazgeçilmesinin zorunlu olduğu üzerinde duruldu. Toplantıların ardından üreticiyi güçlendirmek ve kırsal kalkınmada sürdürülebilir bir model oluşturmak amacıyla kapsamlı bir eylem planı hazırlanacağı açıklandı.

İZMİR’İN TARIMSAL KALKINMA POTANSİYELİ YÜKSEK
Dr. Cemil Tugay, İzmir’in tarımsal kalkınma potansiyeli yüksek ve bu yönüyle tarım açısından önemli bir kent olduğunu vurguladı. Kentte tarımın uzun süredir planlama açısından kendi hâline bırakıldığını belirten Başkan Tugay, iklim krizi ve ülke ekonomisindeki gelişmelerin tarım üzerinde ciddi baskılar yarattığını ifade etti. Bu durumun üreticileri zorladığını belirten Tugay, “Bunu bir kader olarak kabul etmeyelim. Sizlerle birlikte değerlendirip daha iyisini yapmak için bir araya geliyoruz. Bu, usulen yapılmış bir toplantı değil. Görüşleriniz doğrultusunda üreticilerimize daha güçlü destek vermek istiyoruz” dedi.
“İZMİR’İN İHTİYACI BELİRLENİP ÜRETİM YAPILMALI”
Başkan Tugay, gençlerin ve tarımla uğraşan herkesin üretime yönelmesi gerektiğini vurguladı ancak sektörde ciddi girdi maliyeti sorunları bulunduğunu belirtti. Artan maliyetler nedeniyle elde edilen gelirin çoğu zaman giderleri karşılamadığını ifade eden Tugay, bu tabloyla mücadele için ortak çözümler geliştirilmesi gerektiğini söyledi ve girdi maliyetlerinin birlikte nasıl düşürülebileceği üzerinde çalışılması gerektiğini aktardı. Tarımsal üretimde planlama eksikliğine dikkat çeken Tugay, üretimin çoğu zaman anlık koşullara göre yapıldığını ve bunun da birçok üreticinin ürününün tarlada kalmasına yol açtığını dile getirdi. İzmir’in önemli bir gıda ihtiyacı bulunduğunu hatırlatan Tugay, üretimde önceliğin kentin ihtiyacını karşılamaya verilmesi gerektiğini belirtti. Başkan Tugay, “Önce İzmir’in ihtiyacını belirleyip hesaplayarak üretim yapmalıyız. Ardından ürünlerin nereye gönderileceğini planlamalıyız. O yıl hangi ürüne ihtiyaç varsa üretim buna göre yapılmalı. Kaliteli üretmeli, markalaşmalı ve pazarlamayı doğru yapmalıyız” dedi.
“İZMİR SUSUZLUK RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA KALACAK”
Başkan Tugay, İzmir’in pazar payını artırmak ve rekabet gücünü yükseltmek için bilinçli tarım yapılması, modern tekniklerin kullanılması ve dijitalleşmeye önem verilmesi gerektiğini vurguladı. Toprağın doğru beslenerek verimli tutulmasının nitelikli üretim açısından büyük önem taşıdığını belirten Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne ekilirse ekilsin, bazı temel konulara özen gösterilmesi gerekiyor. Su planlaması bunların başında geliyor. Her geçen yıl artan bir kuraklıkla karşı karşıyayız; önümüzdeki yıllarda bol yağış beklenmemeli. Bu nedenle tarımda, sanayide ve kent yaşamında suyu doğru kullanmak zorundayız. Suyun en büyük payı tarımda kullanılıyor. İzmir’de temiz su kaynaklarının yaklaşık yüzde 78’i tarım ve hayvancılıkta tüketiliyor. Damla sulama, akıllı sayaç ve toprak nem ölçer gibi uygulamalara ağırlık vermeliyiz. Vahşi sulama yöntemleri artık tamamen terk edilmeli. Aksi takdirde hem kent hem de çiftçi susuzluk riskiyle karşı karşıya kalacak.”
MEVCUT SU TASARRUFLU KULLANILMALI
Başkan Tugay, deniz suyunun arıtılması halinde yalnızca içme ve günlük kullanımda değerlendirilebileceğini, tarım için yeterli miktarda arıtmanın maliyet nedeniyle mümkün olmadığını belirtti. Önümüzdeki yıllarda su sorununun süreceğine dikkat çeken Tugay, mevcut su kaynaklarının dikkatli ve tasarruflu kullanılması gerektiğini vurguladı. Üretim planlamasının toprak yapısına, su varlığına ve iklim koşullarına göre yapılması gerektiğini ifade eden Tugay, her toprağın ve her mevsimin farklı özellikler taşıdığını aktardı. Damla sulama ve modern tekniklerin yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Tugay, doğru ürün seçimi, uygun sulama yöntemleri ile birlikte paketleme, depolama ve pazarlamanın da planlı yürütülmesi gerektiğini söyledi.
TUGAY’DAN İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI
Başkan Tugay, ürünlerin sağlıklı olmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Günü kurtarmak için değil, geleceğimizi kurtarmak için çalışmalıyız. Bu iş nasıl düzelecek biliyor musunuz? Devlet ve belediyeler ne zaman ki vatandaşı, üreticisi ve çalışanıyla el ele, kol kola bu kararları verecek ve herkes buna sahip çıkacak, o zaman düzelecek. Sonra istediğimiz kararı alalım. Kısa vadeli değil, uzun vadeli sürdürülebilir bir model geliştirelim. Gelin bunu başlatalım. El ele verelim, bilinçli olalım. Çalışarak ve bilgili olarak ancak bir şeyleri başarabiliriz. Bilgi, bilinç ve planlama lazım. Omuz omuza, kol kola girelim. El ele vererek doğrusunu bulalım. Tek taraflı fedakârlıklarla yürümüyor bu işler. Hep beraber hem üretim planlamasını hem markalaşmayı ve pazarlamayı daha iyi hâle getirelim. Yurttaşlar çok şey üretiyor ama değerini bulamayabiliyor, yazık oluyor. Bu konulara sahip çıkın. Doğrunun ne olduğunu bilmek ve buna sahip çıkmak hepimizin görevi.”
“2030’DAN SONRA ŞİDDETLİ KURAK DÖNEMLER YAŞAYACAĞIZ”
Prof. Dr. Yusuf Kurucu, iklim değişikliği ve kuraklığın ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: “İzmir’de yılın son döneminde yağışlar başladı ancak bu yağışlar genellikle kısa süreli ve çok yoğun şekilde gerçekleşiyor. Bu durum, iklimin olağan seyrinde olmadığını gösteriyor. Yoğun yağışların ardından toprak giderek fakirleşiyor. Orman yangınları yaşadık; eğimli ve dik alanlarda bitki örtüsü kaybı ve ormansızlaşma arttı. Ani ve şiddetli yağışlar erozyonu hızlandırıyor. 2030’dan sonra çok daha şiddetli kurak dönemler yaşayacağız. Yaz mevsimi bugün bildiğimiz dört ayın ötesine geçerek ilkbahar ve sonbahardan da birer ay alacak. Bu da bitkilerin daha fazla suya ihtiyaç duyması ve daha uzun süre toprakta kalması anlamına geliyor. Dolayısıyla suya olan ihtiyacımız giderek artacak. Büyükbaş hayvancılıkta yem bitkileri için de daha fazla su gerekecek. Bu nedenle geleceği öngörerek üretim planlamasına şimdiden zemin hazırlamalıyız. 2040-2049 dönemi daha zor geçecek, 2070’te ise tablo çok daha ciddi olacak. Kuraklık artarak sürecek. Bu yüzden elimizdeki suyu son derece dikkatli kullanmalıyız.”
KOOPERATİFLERE REKOR DESTEK
İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İzmir’de toplam 289 kooperatif bulunduğunu ve bunların 163’ünün tarımsal kalkınma, 81’inin sulama, 45’inin ise su ürünleri kooperatifi olduğunu hatırlattı. Üngür, belediye olarak hem çiftçilere hem de kooperatiflere önemli destekler sağlandığını ifade ederek, hayvan içme suyu göletlerinin yapımının sürdüğünü belirtti. Göletlerin yangınlarda da kullanılabilecek şekilde planlandığını ve özellikle ormanlık alanlarda helikopterlerin su alabileceği biçimde düzenlemeler yapıldığını aktardı. Ayrıca Üngür, belediye olarak son 21 ayda kooperatiflere toplam 694 milyon liralık destek sağlandığını kaydetti.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın