Buca Belediyesi’nde memurların Toplu İş Sözleşmesi’nden doğan haklarını alamadıkları gerekçesiyle düzenledikleri eylemler sürüyor. Üretimden doğan haklarını kullanarak üretmeme kararı aldıklarını açıklayan Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şubesi, belediye binası önünde Sendika’nın Genel Örgütlenme Sekreteri Bülent Türkmen’in ve Birlik Yerel Sen Genel Başkanı Reşat Bozat’ın da katlım gösterdiği bir basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada Tüm Bel-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz toplu sözleşmelerin bir kaç kişinin kararına bırakmayacaklarını vurgularken, geçmişteki benzer çabaların sonucunda da mahkame kararı ile haklarını aldıklarını söyledi. Sendikaların temsilcileri ise Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’a toplu iş sözleşmesine attığı imzanın arkasında durması yönünde çağrı yaparken, Tüm Yerel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Murat Bekar ise eylemlerden sonuç alamazlarsa soluğu Cumhuriyet Halk Partisi'nin İzmir İl Binası önünde alacaklarını söyledi.

TÜRKMEN’DEN DUMAN’A ÇAĞRI: GEREĞİNİ YAPIN
Buca Belediye Başkanı Görkem Duman'a seslenen Türkmen, Duman’ın attığı imzanın arkasında durmasını istedi. Türkmen, “Merhabalar arkadaşlar, hepinizi sendikamız Merkez Yürütme Kurulu adına saygıyla selamlıyorum. Aslında bir haftadır burada bütün arkadaşlarımız konuşurken bütün ayrıntılarıyla olayın ayrıntılarını burada aktarıyor. Sürekli böyle aynı şeyleri söylemek zorunda kalıyoruz. Çünkü yönetim buradaki itirazları duymayan bir durum sergiliyor. Dolayısıyla biz de ısrarla bu söylediklerimizi tekrar ediyoruz. Kısa ve net olarak burada imzalanmış bir toplu sözleşme var. Başkan tekrar etti, ben de tekrar edeyim: Talebimiz kendisinin imza attığı toplu sözleşmeye, kendi imzasına sahip çıkmasıdır. Emekçilerin haklarını gasbına yönelik yapılan bu müdahaleyi hiçbir zaman kabul etmeyeceğimizi buradan tekrar deklare ederim. Zaten dediğim gibi yürütülen bir süreç ve imzalanmış bir toplu sözleşme var. Bunun tek kişinin, tek taraflı olarak toplu sözleşmeyi ortadan kaldırması, buradaki toplu sözleşme kazanımlarının haricinde yapılan sendikal hak ve özgürlüklere karşı da bir müdahaledir. Bunu da kabul etmiyoruz. Dolayısıyla Başkana imzaladığı, kendisinin de imza attığı karşılıklı imzalanan toplu sözleşmenin gereğini yerine getirmesini davet ediyoruz” diye konuştu.

BOZAT: İMZANIN ARKASINDA DURMAK ERDEMDİR
Kazanılmış hakların geriye alınmasının kabul edilebilir bir durumu olmadığını belirten Bozat, “Bizler her zaman emeğin, emekçinin yanındayız. Bugün burada memur arkadaşlarımızın, Tüm Bel-Sen ve Tüm Yerel-Sen üyesi arkadaşlarımızın haklı mücadelesine destek vermek için bulunuyoruz. Buca Belediyesi’nde yaşanan bu süreç, sadece memur arkadaşlarımızı değil, tüm belediye çalışanlarını yakından ilgilendirmektedir. Toplu sözleşme masada biten bir onurdur, bir haktır. Atılan imzanın arkasında durulması erdemdir. Sosyal denge tazminatlarının kesilmesi, kazanılmış hakların geriye götürülmeye çalışılması kabul edilebilir bir durum değildir. Belediye yönetimine sesleniyoruz: İş barışını bozmayın, çalışanların alın terinin karşılığını zamanında ve eksiksiz ödeyin” ifadelerini aktardı. Tüm Yerel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Murat Bekar ise emekçilerin belediyedeki asli unsur olduğunu vurgularken, sonuç alınamaması durumunda eylemlerini Cumhuriyet Halk Partisi İl Binası önünde sürdüreceklerini söyledi.

FİLİZ: BİR KAÇ KİŞİNİN KARARINA BIRAKMAYACAĞIZ
Toplu sözleşmelere yıllardır imza attıklarını belirten Filiz, haklarının bir kaç kişinin kararıyla alınmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Filiz, “Buca Belediyesi önünde yaklaşık bir haftadır eylem ve etkinlikler düzenliyoruz. Biliyorsunuz, imza altına aldığımız toplu sözleşmemiz geriye çekildi. Dolayısıyla biz bir taraftan geriye dönük ödemelerin yapılmasını talep ederken Belediye Başkanlığı tarafından bir hamle geldi ve imza altına aldığımız toplu sözleşmemiz geri çekildi. Bunu asla kabul etmediğimizi buradan ifade ediyoruz. İmza altına alınan toplu sözleşme tek taraflı olarak asla geri çekilemez. Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz İzmir’de birçok belediyede sorunlar yaşıyoruz. Toplu sözleşmelerimize dönük bazı yaptırımlarla karşı karşıyayız. Bayraklı’da toplu sözleşmemiz aşağıya çekilmeye çalışılıyor. Mevcut toplu sözleşme aşağıya çekilmeye çalışıyor. Karşıyaka Belediyesi’nde daha ilk yaptığımız Belediye Başkanı ile görüşmede mevcut sözleşmeyi aşağıya çekeceğini söyledi. Bunu reddettiğimizi söyledik ve orada da bordrolar sıfıra çekildi. Yani toplu sözleşme hakkımız gasp edilmiş oldu. Değerli arkadaşlar, biz toplu sözleşmelerimizi birkaç kişinin vereceği kararla ortadan kaldırılmasına izin vermeyeceğiz. Çünkü biz 30 yıldan fazla bir zamandır toplu sözleşmeler imzalıyoruz. Gaziantep’te başlayan ve daha sonra iç hukuk yolları tükenip Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden çıkan kararla birlikte kamu emekçilerinin toplu sözleşme hakkı vardır kararını çıkarttık. Devlet 20 bin 500 Euro Tüm Bel-Sen’e tazminat ödemek zorunda kaldı. Ve ondan sonra da biliyorsunuz 4688 sayılı yasada 2012 yılında bir düzenleme yapıldı ve kapsamı daraltılarak bizim yasakçı yasa dediğimiz bu yasayla bizim haklarımız tırpanlanmaya çalışıldı. Bunu reddettiğimizi, bizim esas olarak AİHM kararı ve ILO’nun örgütlenme ve toplu pazarlık hakkını güvenceye alan Türkiye’nin de imza altına aldığı bu sözleşmeye dayanak yaparak sözleşmelerimizi her zaman imzaladığımızı söylüyoruz. O nedenle buradan açıkça ilan ediyoruz: Ne Buca’da, ne Karşıyaka’da, ne Bayraklı’da, ne Narlıdere’de toplu sözleşmelerimizin mevcut kazanımların altına inmesine asla izin vermeyeceğiz ve her türlü demokratik, meşru, hukuki mücadeleyi de sürdüreceğimizi buradan bir kez daha ilan ediyoruz ve hepinizi tekrar Tüm Bel-Sen 2 No’lu Şube Yönetim Kurulu adına saygıyla selamlıyorum” dedi.

BEKAR: BİZ OLMAZSAK ÇARK DÖNMEZ
Tüm Yerel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Murat Bekar yaptığı açıklama ile belediye emekçilerinin belediyenin asli unsuru olduğunu vurgulayarak, “Buca Belediyesi yönetimini, memur emekçilerinin sosyal denge tazminatlarını yok sayan, emeğe imtiyaz sayan yaklaşımını asla kabul etmiyoruz. Uygulama sadece bir ücret kesintisi değildir. Bu uygulamanın emeğe, alın terine, adalete, hukukça açıkça bir saldırıdır. Emekçinin kazanılmış haklarına el uzatmak, sosyal denge tazminatını gasp etmek kabul edilemez bir durumdur. Buca Belediyesi’nde bir kriz varsa, bunun sorumlusu buradaki memur emekçileri değildir. Bu krizi kim yarattıysa gitsinler hesabını onlardan sorsunlar. Buca Belediyesi’nin yaşadığı sorunların bedelini memur ve işçiye yükleyemezsiniz. Emekçinin sırtına yük bindiremezsiniz. Sosyal haklarımızı kesemezsiniz. Yağmurda, çamurda, zor şartlarda halka hizmet eden emekçilerin alın terini yok sayılamaz. Buradan açıkça ifade ediyorum. Buca memurunun, işçisinin, emekçisinin hakkını gasp etmeyin. Unutulmamalıdır ki bu belediyeyi ayakta tutan, hizmet çarkını döndüren emekçilerdir. Biz buradan, biz olmazsak bu çark dönmeyeceğini idare çok iyi de biliyor. Alın terimizin karşılığını istiyoruz. Sosyal denge tazminatlarımızın bir an önce eksiksiz olarak ödenmesini talep ediyoruz. Kazanılmış toplu sözleşmelerin ve imzalamış olduğu toplu sözleşmelerinin sözünde durmasını bekliyoruz. Eğer bu haksızlık uygulamadan geri adım atılmazsa bizler ve demokratik yasal haklarımız çerçevesinde mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Kimse emekçinin sessiz kalacağını düşünüyorsa yanılıyor. Kimse emekçinin boyun eğeceğini düşünüyorsa yine yanılıyor.Haklarımızı alana kadar, emeklerimizin karşılığını alana kadar mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. Buradan Buca Belediyesi yönetimine çağrımız nettir: Emekçinin hakkını verin. Sosyal denge tazminatlarını derhal ödeyin. Emeğe ve hukuka saygı gösterin. Aksi takdirde emekçiler olarak meşru ve yasal zeminle mücadelemiz büyüyerek sürecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” dedi.
EYLEMLER CHP’YE TAŞINACAK
Yapılan açıklamaların ardından tüm sendikalar Belediye binası önünde oturma eylemi gerçekleştirirken bekar burada yaptığı konuşmada bir sonuç alınamaması durumunda eylemlerini Cumhuriyet Halk Partisi İl Binası önünde sürdüreceklerini belirtti.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın