13 Mart 2026, Cuma 15:28
14°C İzmir

Büro-İş'ten İzmir Konak Nüfus Müdürlüğü'ne 'mobbing' tepkisi

İzmir Konak İlçe Nüfus Müdürlüğü önünde eylem yapan Büro-İş Sendikası, personelin yönetici baskısı ve mobbinge maruz kaldığını belirtti. Sendika temsilcileri, çalışma barışının bozulduğunu vurgulayarak usulsüz uygulamalara karşı yetkilileri göreve çağırdı ve sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Güncelleme Tarihi :
  • Kaynak: HABER MERKEZİ
Büro-İş'ten İzmir Konak Nüfus Müdürlüğü'ne 'mobbing' tepkisi haberinin görseli

KEMAL ÖZKURT / İzmir’de Büro-İş Sendikası, Konak İlçe Nüfus Müdürlüğü’nde görev yapan personelin müdür ve şefler tarafından mobbinge maruz kaldığı iddiasıyla kurum önünde basın açıklaması yaptı. Sendika yetkilileri, kamu çalışanlarının bir yandan yoğun iş temposu içinde yüzlerce vatandaşa hizmet verdiğini, diğer yandan ise idari uygulamalar nedeniyle ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını savundu. Kurum önünde yapılan açıklamada, personelin izin kullanımı, mola süreleri ve mesai düzenine ilişkin bazı uygulamaların çalışanlar üzerinde baskı oluşturduğu ileri sürüldü. Büro-İş Sendikası İzmir Şube Başkanı Zafer Çağlar tarafından yapılan açıklamada, çalışanların ağır iş yükü, düşük ücretler ve idari baskılar altında görev yaptıkları öne sürülerek kurum içindeki uygulamaların çalışma barışını zedelediği ifade edildi.

PERSONELİMİZ CİDDİ SORUNLARLA KARŞI KARŞIYA

Konak İlçe Nüfus Müdürlüğü’nde görev yapan personelin ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Çağlar, çalışanların hem ekonomik hem de idari baskılar altında görev yaptığını söyledi. Çağlar, “Burada görev yapan arkadaşlarımız bir yandan yoksulluk sınırının altında maaşla çalıştırılıp sefalet ile mücadele ederken bir yandan da yüzlerce vatandaşımıza hizmet vermektedir. Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de yöneticilerin baskısı, tehdidi ve keyfi uygulamaları ile karşı karşıya kalmaktadır. Yıllık izinlerini kullanmak isteyen memurlar idareye belgeli mazeret sunmak zorunda mıdır? Müdür ve şefler işe geç gelebilirken ya da erken çıkabilirken personelin 1 dakika geç kalmasını sorgulayabilir mi? Müdür Bey kendisi 2-3 gün parçalı yıllık izin kullanırken personele yıllık izinlerinizi en az 5 gün olarak kullanacaksınız diyerek baskı altına alabilir mi? Molalarda elini kaldırıp şefin izniyle molaya çıkacaksın, mola süreniz 15 dakikadan 10 dakikaya düşürdüm diyerek şefler üzerinden talimatlar verebilir mi? Molalarda insanların ne yiyip içtiğine karışabilir mi? ‘İstersem sizi yerinizden kaldırmadan çalıştırırım’ diyebilir mi? Bir müdür mevzuata aykırı uygulamaları yazılı isteyen memura ‘Ben sözlü emir veriyorum yapacaksın’, ‘Sen benim verdiğim emri mi sorguluyorsun?’ diyebilir mi? Bu sorunlar neticesinde 2 kadın arkadaşımız tayin istemiş ve başka müdürlüklere tayin olmuştur. Bir üyemiz hakkında 1 ay içinde iki kere soruşturma açılmıştır. Çalışanların bir kısmı da idari yönetimin yarattığı sorunlardan dolayı tayin istemektedir” diye konuştu.

ÇALIŞMA BARIŞI BOZULDU

Sendika olarak yaşanan sorunların çözümü için Nüfus Müdürü Ali Çekin ile birden fazla görüşme yaptıklarını belirten Çağlar, bu görüşmelerden sonuç alınamadığını söyledi. Çağlar, kurum içindeki uygulamaların çalışanlar ile idare arasındaki iletişimi zedelediğini belirterek, “Bu keyfi uygulamaların çalışma huzurunu kaçırdığı, çalışanlar ve idare arasındaki iletişimi bozduğu Müdür Bey’e ifade edilmiştir. Bu sorunlar yazılı olarak Konak Kaymakamlığı’na da iletilmiştir. Ancak üzülerek ifade etmek isteriz ki bu görüşmeler neticesinde herhangi bir yapıcı tavır sergilenmemiş olup sorunların çözümüne yönelik bir irade ortaya konmamıştır” ifadelerini kullandı. Kamu çalışanlarının hukuka aykırı olduğunu düşündükleri bir işlemi yapmak zorunda olmadığını vurgulayan Çağlar, “Hiçbir kamu görevlisi hukuka aykırı olduğunu düşündüğü bir işlemi yapmak zorunda değildir. Devlet memurlarının görevi hukuka uygun işlem tesis etmektir. Bu nedenle bir memurun mevzuata aykırı gördüğü bir işlemi amirine iletmesi suç değil, aksine hukuki sorumluluğunun gereğidir. Kamu çalışanlarının hukuka uygun davranma çabasının baskı altına alınması kabul edilemez bir durumdur” dedi.

- REKLAM -

SORUNLARIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

Büro-İş Sendikası olarak kamu çalışanlarının haklarını korumanın temel görevleri olduğunu belirten Çağlar, çalışanların huzurlu bir ortamda görev yapabilmesi için mücadele edeceklerini söyledi. Çalışanların haklarının genelgelerle de güvence altına alındığını hatırlatan Çağlar, "Bu baskıların artmaması için 2025/3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile işverenler çalışanlarını psikolojik tacizden korumak ve gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında mobbing, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğünün ihlali sayılmaktadır. Konak İlçe Nüfus Müdürlüğü’nde yaşanan sorunları görmezden gelmeyeceğiz. Bu sorunları kamuoyu ile paylaştığımız gibi Konak Kaymakamlığı, İzmir Valiliği ve Nüfus Genel Müdürlüğü’ne de bildirip takipçisi olacağız. Büro-İş Sendikası olarak kamu çalışanlarının haklarını sonuna kadar savunacağız” diye belirtti.

ARTIK BU MÜDÜRLE ÇALIŞMA BARIŞI SAĞLANAMAZ

Basın açıklamasında konuşan Büro Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Alay Hamzaçebi ise kurumda yaşanan sorunların artık tahammül sınırını aştığını savundu. Hamzaçebi, kamu çalışanlarının hem ekonomik zorluklarla mücadele ettiğini hem de yönetsel baskılarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Hamzaçebi, “Şube başkanımız sorunları anlattı. Bu ne demek? Tuz kokmuştur. İzmir gibi bir metropolde ekonomik şartlarla cebelleşen, psikolojisi bozulan arkadaşlarımız geçim mücadelesi verirken bir de müdürün kaprisleriyle, kibriyle, egosuyla mücadele etmektedirler. Artık öyle bir düzene geldik ki il müdürü kendi fermanını yayıyor. Padişah gibi istediği zaman izin kullandıran, istediği zaman sendika üstünlüğü tanıyan bir düzen oluşmuş durumda. Böyle bir haksızlık ve hukuksuzluk kabul edilemez. İçişleri Bakanlığı’na da sesleniyoruz, Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü’ne de, İzmir Valisi’ne de, kaymakamlara da sesleniyoruz. Bugün burada çalışma barışı bu saatten sonra sağlanamaz. Bu kadar açık bir haksızlık var. Çalışanların taleplerini dile getiriyoruz. Bu saatten sonra bu müdürle ne yapılması gerekiyorsa görevini yapsınlar. Biz de bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız” diye konuştu.

PERSONELİN GÖNLÜNÜ AL YA DA KOLTUKTAN KALK

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu İzmir İl Başkanı Barış Düdü ise “Burada güç zehirlenmesine uğramış, egosunun yükünü kaldıramayan liyakatsiz bir insanın oturduğunu hepimiz tescil etmiş vaziyetteyiz. Personeliyle uzlaşamayan, çalışma barışını sağlayamayan bir müdür o koltuğu hak etmiyor demektir. Arkadaşlarımız özveriyle çalışırken Türkiye’nin ekonomik yükü ve sıkıntısı altında üretmeye çalışıyor; buna rağmen izinlerde, molalarda ve görevlerinde sürekli baskı altında tutuluyorlar. Aklını başına al sayın müdür. İzmir’i hafife alma. Biz bu kapının önünden ayrılmayız. Seni o koltuktan alana kadar sürecin takipçisi olacağız. Arkadaşlarımızla iletişiminizi düzeltin, egonuzu bir kenara bırakın. İnsanlar evine, ailesine, bayrama mutlu gitsin; mutsuz ayrılmasınlar. Buradaki çalışma barışının bozulmasının tek sorumlusu sizsiniz. Ya gönülleri alın, huzuru sağlayın, ya da koltuktan kalkın gidin” dedi.

- REKLAM -

Kaynak: HABER MERKEZİ

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.