İZMIR

Cemil Tugay’a transfer tepkisi: Gerekçeni açıkla

İzmir’de bir araya gelen sivil toplum kuruluşları, AK Parti’ye geçeceği iddia edilen Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a ‘seçmen iradesi’ üzerinden tepki gösterirken, olası parti değişikliğinin gerekçesinin İzmir halkına açıklanmasını istedi
Yazı Boyutu

İzmir’de sivil toplum kuruluşları, AK Parti’ye katılan belediye başkanları ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddialara tepki göstermek için bir araya geldi. Açıklamaya YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, YENİ Parti İzmir Milletvekilleri Murat Bakan, Seda Kaya Ösen, Tuncay Özkan, Salih Uzun ve Yüksel Taşkın da katıldı. Eylemde sık sık “Cemil Tugay istifa”, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz”, “İzmir uyuma iradene sahip çık” ve “Hain Cemil” sloganları atıldı. Olası geçişin gerekçesinin İzmir halkına açıklanması gerektiğini söyleyen Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu İzmir İl Başkanı Barış Düdü, “Belediye başkanlığı makamları kişilerin siyasi kariyerlerinin mülkü değildir. O makamların tapusu seçilmişlere değil, halka aittir” ifadelerini kullandı.

YALNIZCA PARTİ DEĞİŞİKLİĞİ DEĞİL

Cemil Tugay’ın 7 Ekim Çarşamba günü AK Parti’ye katılacağı yönündeki haber ve iddiaların İzmir kamuoyunun temel gündemlerinden biri haline geldiğini belirten Düdü, “Biz bugün burada, henüz gerçekleşmemiş bir olayı gerçekleşmiş gibi ilan etmek için değil, İzmir halkının sandıkta ortaya koyduğu iradenin hiçbir siyasi hesapla değersizleştirilemeyeceğini söylemek için bulunuyoruz” dedi. Düdü, parti değişikliğinin yalnızca kişisel bir tercih olarak görülemeyeceğini belirterek, “Böyle bir kararın siyasal etik, seçmen iradesi ve temsili demokrasinin temel ilkeleri bakımından ciddi biçimde tartışılması gerekir” diye konuştu. İzmir halkının 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde yalnızca bir belediye başkanı seçmediğini ifade eden Düdü, seçmenin adayın yanı sıra temsil ettiği siyasi programı, dünya görüşünü, belediyecilik anlayışını ve siyasi kimliği de değerlendirerek oy kullandığını söyledi.

AK PARTİ ADAYI OLSAYDI SEÇİLECEK MİYDİ?

Cemil Tugay’ın 18 Haziran’da CHP’den istifa ederken görevini bağımsız olarak sürdüreceğini açıkladığını hatırlatan Düdü, “Şimdi İzmir halkının sormaya hakkı vardır: Ne değişmiştir?” diye sordu. Bağımsız olarak sürdürüleceği açıklanan görevin başka bir siyasi partinin çatısı altında devam etmesinin gündeme gelmesi halinde gerekçenin İzmir halkına açıklanması gerektiğini belirten Düdü, “Cemil Tugay, 31 Mart 2024’te İzmir seçmeninin karşısına AK Parti adayı olarak çıksaydı, bugün oturduğu makama seçilecek miydi?” sorusunu yöneltti. Bu sorunun yanıtını siyasi partilerin ya da Tugay’ın veremeyeceğini belirten Düdü, “Bu sorunun yanıtını verebilecek tek güç İzmir halkıdır” dedi. Düdü, “Mesele bir kişinin hangi partiye üye olacağı meselesinden çok daha büyüktür. Mesele temsili demokrasinin ahlakıdır. Mesele seçmenin oyuna duyulan saygıdır. Mesele halktan alınan yetkinin sınırıdır” ifadelerini kullandı.

BELEDİYE BAŞKANLIĞI MAKAMLARI MÜLK DEĞİLDİR

Siyasi transferlere yaklaşımda çifte standart olmaması gerektiğini belirten Düdü, “Bugün hoşumuza gitmeyen bir siyasi transfer karşısında savunduğumuz demokratik ilkeyi, yarın hoşumuza giden bir transfer karşısında terk edersek bunun adı ilke olmaz” dedi. Düdü, “Demokrasi, yalnızca sandığı kurmak değildir; sandıktan çıkan iradeye seçimden sonra da sadakat göstermektir” ifadelerini kullanarak belediye başkanlığı makamlarının kişilerin siyasi kariyerlerinin mülkü olmadığını söyledi. “Belediye başkanlığı makamları kişilerin siyasi kariyerlerinin mülkü değildir. O makamların tapusu seçilmişlere değil, halka aittir” diyen Düdü, İzmir halkının iradesinin hiçbir siyasi hesap, pazarlık ya da kişisel siyasi geleceğin gölgesinde bırakılamayacağını belirtti. Düdü, “Eğer kamuoyuna yansıyan iddialar doğruysa, bu siyasi değişikliğin gerekçesi nedir?” diye sorarken, “İzmir halkının seçimde verdiği yetkinin siyasal niteliğinin değiştirilmesi neden yeniden seçmenin onayına sunulmamaktadır?” ve “İzmir halkının iradesi hangi siyasi gerekçeyle başka bir partiye taşınabilecektir?” sorularını yöneltti.

CEMİL TUGAY’A AÇIK ÇAĞRI

Cemil Tugay’a açık çağrıda bulunan Düdü, kararın doğru olmadığı yönünde bir açıklama varsa bunun İzmir halkına yapılmasını, iddiaların doğru olması halinde ise karar ve gerekçelerin yine halka anlatılmasını istedi. Düdü, “Çünkü bu kent kimsenin siyasi mülkü değildir” diyerek, “İzmir’in iradesi bir rozetle değişmez. Sandıkta alınan yetki, siyasi partiler arasında el değiştirecek bir senet değildir. Belediye başkanlığı makamı kişiye, siyasi irade halka aittir” dedi. Tugay’ın kararının halkın iradesine rağmen başka bir siyasi iradenin hanesine yazılamayacağını savunan Düdü, “İzmir’in geleceği kapalı kapılar ardında değil, İzmir halkının iradesiyle belirlenir. İzmir kimsenin siyasi ganimeti değildir; İzmir, İzmir halkınındır! Demokrasinin, siyasal etiğin ve halk iradesinin yanında durmaya devam edeceğiz. İzmir halkının iradesi siyasi pazarlıkla devredilemez!” ifadelerini kullandı.

BU ŞEHİR BU GERGİNLİĞİ KALDIRMAZ

YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç de Cemil Tugay’a çağrıda bulunarak kararının İzmir’de yaratacağı siyasi gerilime dikkat çekti. Güç, “Bu şehir bu gerginliği kaldırmaz! Bu şehir Cumhuriyet şehridir! Bu şehir Atatürkçülerin şehridir! Dolayısıyla kararlarını biraz daha düşünmesi gerektiğini söyledi, evet düşünmelidir. Karar verdiği sırada bu şehrin bu gerginliği kaldırmayacağını bilmesi gerekiyor” dedi.

ADD’DEN TUGAY’A ‘ATATÜRKÇÜ’ TEPKİSİ

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Karşıyaka Şube Başkanı Ufuk Yıldırım da Tugay’ın ADD üyeliğini sonlandırması ve kullandığı söylemlere tepki gösterdi. Yıldırım, “Derneğimizin küçümseyen sözler kullanmasını kabul etmiyoruz. Bir dönem derneğimize üye olmuş bir kişinin ADD'nin tarihini, mücadelesini ya da taşıdığı sorumluluğu daha yakından tanımış olmasını beklerdik. Derneğimizi küçülten bu sözler yalnızca kurumumuza değil, bu kurumun emeğine, üyelerine ve kurucularına yöneliktir. Biliyoruz ki ‘Atatürkçü’ kelimesi bazı çevreleri rahatsız ediyor. Bırakın rahatsız olsunlar! Biz bu isme, bu düşünceye, bu yaşam felsefesine layık olmak için buradayız ne bir makam ne bir koltuk ne bir rozet için…” dedi. Yıldırım, Tugay’ın “Yönetimle anlaşamadım” şeklindeki açıklamasının ardından kamuoyunda soru işaretleri oluştuğunu belirterek, “Bu anlaşmazlık, ülke gündemini meşgul eden siyasi gelişmelerden önce neden dile getirilmedi? Biz bu soruyu sormuyoruz, kamuoyu soruyor. Yanıt vermek de bize değil, bu kararı verenlere düşüyor. ADD, siyasi partilerin değil, cumhuriyetin ve bu ülkenin yanındadır” açıklamasını yaptı.