İzmir’de,-7 Haziran Çevre Haftası kapsamında İzmir Kent Konseyi Afetler Çalışma Grubu ve İZ AFED öncülüğünde düzenlenen “Çevre İçin Buluşuyoruz” etkinliği, Kültürpark Ahşap Sahne önünde gerçekleştirildi. Şiir dinletileri, tiyatro gösterisi, söyleşiler ve müzik performanslarının yer aldığı etkinlikte, çevrenin tüm canlılar için vazgeçilmez bir yaşam hakkı olduğu mesajı verildi. Programda konuşan İZ AFED Yönetim Kurulu Başkanı Servet Ertaş, çevreyi kirleten davranışların yalnızca bireysel değil toplumsal sonuçlar doğurduğunu belirterek, çevre hakkının Anayasa ile güvence altına alınmış temel bir hak olduğunu söyledi.
SANAT, SÖYLEŞİ VE TOPLUMSAL MESAJ BİR ARADA
Program, İzmir Kent Konseyi Afetler Çalışma Grubu üyesi ve İZ-AFED Yönetim Kurulu üyesi Handan AŞAN’ın çevre üzerine okuduğu şiirler ile başladı. İZ-AFED Gönüllüsü Gülay AYKUL ile birlikte Handan AŞAN’ın sunuculuğunu üstlendikleri etkinlikte, açılışın ardından İZ AFED Tiyatral Anlatım Ekibi’nin sahnelediği “ÇEVRE DEMİŞKEN…” adlı kısa tiyatro oyunu izleyicilerden büyük beğeni topladı. Günlük yaşamda sıkça karşılaşılan çevre kirliliği davranışlarını mizahi bir dille ele alan oyun, çevre hakkının ihlalinin bireysel değil toplumsal bir sorun olduğunu güçlü biçimde hatırlattı.
SERVET ERTAŞ: ÇEVREYİ KİRLETMEK, HERKESİN YAŞAM HAKKINA MÜDAHALEDİR
Etkinliğin organizatörü ve oyunun yazarı, İZ AFED Yönetim Kurulu Başkanı Servet Ertaş, oyunun ardından yaptığı konuşmada çevre hakkının hukuki ve toplumsal önemine dikkat çekti. Ertaş şunları söyledi:
“Bu kısa oyun, hepimizin günlük yaşamda fark etmeden parçası olduğu çevresel davranışları mizahın diliyle görünür kılmak için yazıldı. Çünkü bazen bir gerçeği anlatmanın en etkili yolu, onu sahnede hafifçe abartarak göstermektir.”
Ertaş, çevre hakkının Anayasa ile güvence altına alındığını vurgulayarak şöyle devam etti:
“Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesi ‘Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir’ der. Bu cümle yalnızca bir temenni değil; devletin, kurumların ve bireylerin uymak zorunda olduğu bağlayıcı bir hukuk normudur.”
Oyundaki karakterlerin toplumdaki yaygın yanılgıları temsil ettiğini belirten Ertaş, çevreyi kirleten davranışların bireysel bir tercih olmadığını şu sözlerle ifade etti:
“Bir izmarit, bir çekirdek kabuğu, bir plastik şişe ya da rahatsız edici bir gürültü bile çevre hakkının ihlalidir. Bu ihlaller biriktiğinde toplumun tamamı bedel öder. Artık ‘Benim davranışım kimseyi ilgilendirmez’ deme lüksümüz yok. Eğer bir davranış havayı, suyu, toprağı kirletiyorsa, insanların huzur ve yaşam hakkını ihlal ediyorsa, o davranış toplumsal bir suçtur.”
Ertaş, vatandaşların çevreyi koruma konusunda sahip olduğu hukuki haklara da dikkat çekti:
“İster büyük ister küçük kirleticiler olsun, herkesin buna müdahil olma, durdurma ve şikâyet etme hakkı vardır. Bu hak Anayasa’nın 56. maddesinden doğar ve Çevre Kanunu’nun 30. maddesiyle uygulanabilir.”
Konuşmasını çevre hakkının günlük yaşamla doğrudan ilişkisini vurgulayarak tamamladı:
“Çevre hakkı yalnızca hukuk kitaplarında yazan bir madde değil; her gün soluduğumuz hava, içtiğimiz su, yürüdüğümüz toprak demektir. Çevreyi korumak geleceği korumaktır. Geleceği korumak ise hepimizin ortak görevidir.”
TİYATRO, ŞİİR VE MÜZİK DİNLETİSİYLE ZENGİNLEŞEN PROGRAM
Etkinlikte STK temsilcileri çevre bilinci mesajlarını paylaştı; şiir katkıları ve besteci-müzisyen ve koro şefi Mustafa DALÇAM’ın müzik dinletileriyle doğa sevgisi sanatsal bir dille ifade edildi. Program sonunda katılımcılar, çevre için buluşmanın anısına toplu fotoğraf çekimi yaparak ortak bir mesaj verdi: “Sağlıklı bir çevrede yaşamak herkesin hakkıdır.”
KÜLTÜRPARK’TA EKOLOJİK MİNİ TUR
Etkinliğin finalinde Peyzaj Mimarı Gökay Karakalpakoğulları rehberliğinde gerçekleştirilen Kültürpark Ekolojik Mini Turu, katılımcılara İzmir’in yeşil mirasını yakından tanıma fırsatı sundu. Tur boyunca Kültürpark’ın ağaç türleri, ekolojik dengedeki rolleri ve kent içi yeşil alanların önemi üzerine bilgiler paylaşıldı.