- İzmir
- 27.01.2026 15:19
CHP’den Şakran Cezaevi’nde tutuklu öğrencilere destek
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ve CHP’li milletvekilleri, slogan attıkları iddiasıyla tutuklanan üniversite öğrencilerini Aliağa Şakran Cezaevi’nde ziyaret etti. CHP’li isimler, gençlerin suç işlemediğini savunarak sürecin gözdağı amacı taşıdığını ve hukukla bağdaşmadığını belirtti
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : BÜLTEN
KEMAL ÖZKURT - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ile CHP İzmir Milletvekilleri Ümit Özlale, Yüksel Taşkın ve Mehmet Salih Uzun, slogan attıkları iddiasıyla tutuklanan ve Aliağa Şakran Cezaevi’nde bulunan üniversite öğrencilerini ziyaret etti. CHP heyeti, cezaevi ziyaretinin ardından tutuklu öğrencilerin ailelerinin de katılımıyla bugün Aliağa Şakran Cezaevi önünde basın açıklaması yaptı. CHP heyeti, tutuklu öğrencilerin yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgularken, gençlerin anayasal haklarını kullandıkları için cezaevinde tutulduğunu savundu. CHP’li milletvekilleri, dosyanın siyasi nitelik taşıdığını, tutuklamaların “gözdağı” amacıyla yapıldığını belirtirken, cumhurbaşkanına hakaret davalarının on binleri aşmasının hukuk açısından ciddi bir sorun olduğuna dikkat çekti.

GENÇLERİMİZE SAHİP ÇIKMALIYIZ
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “4 tane gencimizi Anadolu’nun gariban ailelerinin çocuklarını ziyarete geldik. Bazı insanların hukuki anlamda doğru değerlendirmesi gerektiğine inanıyoruz. Biz geçen hafta Adalet Bakanlığı’na başvurumuzu yapmıştık. Dün itibariyle benim İl Başkanı olarak görüşe katılmama uygun görülmedi. Cumhurbaşkanına hakaret davası olduğu için. Bu yaklaşım doğru değil, çocukların orada desteğe ihtiyacı var. İlk defa böyle bir şeyle karşı karşıyalar. Kendilerini yalnız hisseden gencecik çocuklar bunlar. Bu tarz olaylarda gençlere sahip çıkılmalı” dedi.

SADECE ELEŞTİRİ HAKLARINI KULLANDILAR
Tek bir kişiyi bile arkada bırakmadan, dayanışmaya örerek bu mücadeleden çıkacaklarını ifade eden CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, "Ben uzun süre üniversite hocalığı yaptım, şimdi milletvekiliyim. İçeride 4 tane pırlanta gibi arkadaşımız var. Şaşırdık mı, hayır. Daha önce Silivri’de 25’in üzerinde arkadaşı ziyaret etmiştim. Onlarla gurur duymuş ve etkilenmiştim. Çok açıkça bir ülke gençlerine sahip çıkmazsa sorunlar yaşıyor. Dik başlın gençlerini harcayan ülkeler iflah olmaz. Bu bilinçle arkadaşlara desteğe geldik. Bu arkadaşlarımız 19 Mart sürecinde anayasal haklarını kullandıkları için 9 ay sonra tutuklandılar. Hiçbir suç unsuru yok. Sadece eleştiri ve protesto haklarını kullandılar. Bu siyasi bir dava. Gözdağı verme davası. Biz pırlanta gibi gençleri kısa süre sonra çıkaracağız. Eğitim hayatlarını bitirdikten sonra topluma faydalı insanlar olacakları çok açık. Cezaevinde dahi ben buradan ‘ne öğrenebilirim?’ diye bakıyorlar. Etraflarında hep yoksul ailelerden gelen insanlar olduğunu gözlemlemişler Niye mücadele ettiklerini çok iyi biliyoruz” dedi.
CUMHURBAŞKANLIĞINA HAKARET DAVLARI ON BİNLERİ GEÇTİ
Cumhurbaşkanlığına hakaret davalarının on binleri bulduğunu belirten CHP İzmir milletvekili Salih Uzun, "2006 doğumlu 2004 doğumlu gençler, 2003 doğumlu gençleri ziyaret ettik. Yani bugünkü iktidarın sahipleri iktidara geldiklerinde daha doğmamış olan gençleri bugün cezaevinde ziyaret ettik. Kendi iktidar dönemlerinde doğmuş pırıl pırıl gençlerle kavga etmeyi tercih eden bir siyaset anlayışıyla karşı karşıyayız. Kendi iktidar dönemlerinde doğmuş gençleri cezaevine göndermekten kaçınmayan bir cumhurbaşkanıyla karşı karşıyayız. Çocuklar üniversite öğrencisi. Finallerini kaçırıyorlar, vizelerini kaçırıyorlar. En değerli günlerini cezaevinde heba ediyorlar. Ama sadece heba olan bu gençlerin en değerli günleri değil; gençlerimizin geleceği heba oluyor, ülkemizin geleceği heba oluyor. Yapmayın bunu. Bundan vazgeçin. Bu ülke ilk defa cumhurbaşkanı görmüyor. Cumhurbaşkanına hakaret suçu da ilk defa mevzuatımıza girmiş bir suç değil. Daha önce Süleyman Demirel, yedi yıllık cumhurbaşkanlığı döneminde toplam 158 cumhurbaşkanına hakaret davası açmış. Ahmet Necdet Sezer yaklaşık 160–165 civarında. Turgut Özal 200–202. Darbeci Kenan Evren ise yaklaşık 340 dava açmış. Bugünkü cumhurbaşkanının ise 2014’ten bu yana açılan dava sayısının 100 bini aştığını düşünüyorum. Çünkü son yıllarda bu istatistikler artık toplu halde veriliyor. Her yıl yaklaşık 10 bine yakın dava açılıyor. 100 bini aştığı kanaatindeyim. On binlerce kişiye cumhurbaşkanına hakaretten dava açan bir siyasetçiyle karşı karşıyayız. Ama dediğim gibi heba olan sadece gençlerimizin geleceği değil, ülkemizin geleceği de heba oluyor. Bir an evvel bu tutumdan vazgeçilmeli. Bu tutum kimseye yaramaz. Ne cumhurbaşkanına, ne ülkeye, ne de bu gençlere. Herkes şapkasını önüne koyup yeniden düşünmeli. Bu ülke için yeniden düşünmelidir. Biz milletvekili arkadaşlarımızla ve il başkanımızla birlikte bu süreci sonuna kadar takip edeceğiz, mücadele etmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
GENÇLER HAKSIZ YERE TUTUKLULAR
Gençlerin haksız bir şekilde tutuklandığını söyleyen CHP İzmir milletvekili Ümit Özlale ise, “Bugün 4 tane pırıl pırıl gencimizi ziyaret ettik. 19 Mart yargı darbesinden sonra anayasal hakkını kullanmak için sokaklara çıkan 4 genç, finalleri başlamadan önce haksız bir şekilde tutuklandılar. 10 binlerce insan buğum cumhurbaşkanına hakaretten tutuklanıyorsa o 10 binlerce insanda değil cumhurbaşkanında sorun aramak gerekiyor. Bugün 4 gencin en büyük talebi derslerinden geri kalmamak. Bunlar pırıl pırıl ve bizim rahatlıkla ülkeyi emanet edebileceğimiz gençler. Bu gençler haksız bir şekilde içerde tutuluyorlar. Onlarda olan kararlılık, güler yüz bize biraz daha moral verdi. Aileleri ile de konulacağız. O gençler iyi. Çıktıkları zaman yine aynı kararlılıkla bu kara düzeni hep beraber sona erdirmek için çalışacağımıza dair birbirimize söz verdik” dedi.
Kaynak : BÜLTEN