DEÜ’de tahta kurusu skandalına ihale de çözüm olmadı: Hasta yakınları yerlerde yatıyor!

Tahta kurusu/tahta kurdu Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi yatan servisinde yeniden görüldü. Çözüm için 2024 temmuz ayında acil kaydıyla ilan açılmasına rağmen çare bulunamadı. Hasta yakınları çözümü yerlerde kurdukları yataklarda yatmakta buldu


  • Oluşturulma Tarihi : 26.02.2025 09:02
  • Güncelleme Tarihi : 26.02.2025 09:02
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
DEÜ’de tahta kurusu skandalına ihale de çözüm olmadı: Hasta yakınları yerlerde yatıyor!

SEMİ TEKTAŞ-ÖZEL HABER - Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nde (DEÜ) 2024 yılı Haziran ayında tahta kurusu/tahta kurdunun hastaneyi basmasının üzerinden 8 ay geçmesine rağmen hiçbir önlem alınmıyor. Yatan hasta servisinde kalan hastalar tahta kurusu/tahta kurdu nedeniyle sağlıklarını ikinci kere tehlikeye atarken hasta yakınları kendi imkanlarıyla kurdukları yer yataklarında yatmak zorunda kalıyor. Haziran ayında olayın kamuoyuna yansımasıyla beraber hastane yönetimi acil olarak ‘Tahta Kurusu / Tahta Kurdu Böcek Popülasyonuna Karşı Özel Mücadele Hizmeti’ isteğiyle 2 günlük bir ilan açtı. İlanda tahta kurusu/tahta kurdunun önlenemediği belirtilirken acil müdahale edilmesi istendi. İhaleyi alan firma belli aralıklar ile hastanede dezenfektan işlemleri yaparken işi gerektiği şekilde yapıp yapmadığı ise tartışma konusu oldu. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Hava Akcan, hastanenin tahta kurusu/tahta kurduna karşı tam anlamıyla temizlenebilmesi için uygulama yapılan alanın en az 48 saat kapalı kalması gerektiğini ifade ederken “Dezenfeksiyon sadece çözüm değildir. Vakumlu sıcak hava makineleri ile alan ve alandaki eşyalar süpürülmeli daha sonra uygun biyosidal ürünler ile ilaçlama yapılmalıdır” diye konuştu.

TEMMUZ AYINDA İHALEYE ÇIKILDI

Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Döner Sermaye İşletmesi olayın kamuoyuna yansımasından sonra 7 Temmuz 2024’te iki günlük ‘Tahta Kurusu / Tahta Kurdu Böcek Popülasyonuna Karşı Özel Mücadele Hizmeti’ ilanı açtı. İlanda tahta kurusunun rutin olmadığı ve önlemediği belirtilirken, “Hastanemizdeki rutin ilaçlama hizmetleri kapsamında bulunmayan ve engel olunamayan ve son günlerde aniden popülasyon artışı gösteren tahta kurusu / tahta kurdu böceklerine karşı özel mücadele hizmeti tanımlanmaktadır” ifadeleri kullanıldı.

24 ODA İÇİN ÇALIŞMA YAPILMASI İSTENDİ

Hastane, 24 oda için ilan açarken hemşire ve doktor odaları kapsam dışında bırakıldı. İlanda tahta kurusu/tahta kurdunun türleri de belirtilirken belirtilen odalara ise acil müdahale kapsamına girmesi istendi. İlanın ilgili kısmında şu ifadeler kullanıldı: “Hastanemizde hasta ve personel sağlığını tehdit eden Cimex lectularius ve Cimicidae türündeki tahta kurusu / tahta kurdu böceklerine karşı, bu teknik şartnamede belirtilen odalarda, özel ve acil müdahalede bulunmaktır.”

İHALEDE ŞARTLAR BELİRTİLDİ

İhalede yüklenici firmanın uygulaması gereken şartlar sıralanırken, firmanın işi ne kadar doğru uygulama yaptığı ise tartışma konusu oldu. Akcan, ilaçlanacak odanın tamamen dezenfekte edilmesi gerektiğini bununla birlikte hastanenin bir süre hizmet vermemesi gerektiğini ifade etti. Akcan, bu sayede hastanenin tam anlamıyla temizlenebileceğini belirtti. İlanda ise temizleme şartları şu şekilde sıralandı: İlaçlama hizmeti idarenin yetkili personeli nezaretinde yapılacaktır. Yüklenici söz konusu ilaçlama hizmetini yetkin-yetkili; yeterli sayıda tecrübeli personeli ile gerçekleştirmeli, gerekli iş güvenliği tedbirlerini almalıdır. İlaçlama hizmetinde kullanılacak her türlü ilaç preparat ve gerekli diğer malzemeler yüklenici tarafından karşılanacak ve uygulama öncesi hazır edilecektir. Biyosidal Ürünlerin Kullanım Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerine yönetmeliğe uygun hareket edecektir. Odalar toplamda birer defa ilaçlanacaktır. İnsektisit metrekare başına en az 80 ml olarak uygulanmalıdır. Likit uygulamada tüm yatak, ranza, koltuk ve oda genelinde uygulama yapılacaktır. Odalardaki açık alanlar yanında; döşek araları, çarşaflar, mobilya, süpürgeliklerin arkası, priz boşlukları ve resim çerçeveleri dâhil olmak üzere yarıklar ve çatlaklara da uygulama yapılmalıdır.

“BİNA, EŞYALAR ÇOK ESKİ”

DEÜ Hastanesi binasıyla beraber eşyalarının da eski olduğunun altını çizen Akcan, dezenfekte çalışmalarının yeteri kadar yapılmadığını ifade etti. Akcan, “Nöroloji, fizik tedavi ve genel cerrahi servislerinde daha yoğun olmak üzere tahta kurusu/tahta kurdu ile karşı karşıyayız. Bu da tamamen Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi binasının eski olmasından kaynaklanıyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nin binası çok eski ama sadece binası değil, yatağı, dolabı, kanepesi de çok eski. Tahta kurusu/tahta kurdu da adı üstünde tahtan yani bahsettiğim bu eski eşyalardan türer. Eski bina yeteri kadar dezenfekte edilmiyor, yeteri kadar temizliği yapılmıyor. Hatta bazı servislerde bazı odaların tahta kurusu/tahta kurdu nedeniyle kapandığını biliyoruz. Dezenfekte çalışmaları yetersiz çünkü çalışmalar insanlar varken yapılıyor. Bu şekilde nasıl etkin bir çalışma sürdürülebilir ki. Bu problem en az 8 aydır devam ediyor. Bilemiyoruz ama belki bir yılı bile bulmuştur. Daha öncede böyle bir durumla karşılaştık. Etkisi azaldı ama maalesef ki tam anlamıyla bitti diyemeyiz. Tam olarak bitmediği sürece bu tehlike her zaman devam eder” diye konuştu.

“SADECE DEZENFEKSİYON YETERLİ DEĞİL”

Uygulama yapılan alanın en az 48 saat kapalı kalması gerektiğinin altını çizen Akcan, “Dezenfeksiyon sadece çözüm değildir. Vakumlu sıcak hava makineleri ile alan ve alandaki eşyalar süpürülmeli daha sonra uygun biyosidal ürünler ile ilaçlama yapılmalıdır. Bu uygulama tek seferde yüzde 100 çözüm getirmeyecektir. Sonuçta ölen tahta kurularının bırakmış olduğu yumurtalardan yeni canlılar üreyecektir. Hasta yatakları en büyük riski oluşturmakla birlikte ahşap zemin altları da üreme alanlarıdır. Uygulama yapılan alan en az 48 saat kapalı olmalıdır. Bu nedenlerden dolayı uygulama belli periyotlarla düzenli olarak devam etmediği sürece kesin çözüm olmayacaktır” şeklinde konuştu.

“GEREKEN ÖNLEMLER ALINMIYOR”

Gerekli önlemlerin alınmadığını belirten Akcan, “Ekseriyetle yatan hasta bölümünde yaşanıyor bu olaylar çünkü yatan hastalar uzun süreli kalıyor. Ama polikliniklerde hastanın şikâyeti ayakta giderilmeye çalışılır. Ama yatan hastanın hastalık derecesine göre ne kadar yatacağı belli olmaz. Yatan hastanın yanında refakatçisi de gelir. Serviste hep bir sirkülasyon vardır. Tahta kurusu/tahta kurdu dediğimiz canlılar insanın yaşadığı her yerde yaşar ve ürer. Bir oda dezenfekte edildikten sonra tam anlamıyla temizlenmezse eğer yeni gelen hastaya, hasta yakınına tekrardan bulaşır. 7/24 hizmet veren hizmet birimleri belli periyotlar ile temizlenir. Kurumlar kendilerine çevre sağlık teknikeri tutar ve bunun birimleri vardır. Ama görüyoruz ki gereken önlemler alınmıyor” diyerek sözlerini tamamladı.
Yatan servis bölümdeki hastasına refakat eden bir vatandaş ise yaşadığı durumu anlattı. Yatan hastasının derisinde tahta kurusu/tahta kurdu nedeniyle tahribat oluştuğunu belirten hasta yakını, odalarını değiştirildiğini ancak yine de kendisinin de tahta kurusu/tahta kurdundan etkilenmemek için yere karton sererek çözüm bulduğunu dile getirdi. 

HABER MERKEZİ

Yazarımız Kim ?

HABER MERKEZİ