18 Temmuz 2026, Cumartesi 11:09
30°C İzmir

Doğal dengeyi yitirdik: Yaban hayatı kapımıza dayandı

Seferihisar Doğa ve Hayvan Dostları Derneği Başkanı Özkan, Seferihisar ve Ödemiş’te görülen ayıların daralan yaşam alanları ve bozulan ekolojik dengenin sonucu olabileceğini belirterek “Doğanın dengesini bozmamızın sonuçlarını yaşıyoruz” dedi ve bilimsel çözüm çağrısı yaptı

Doğal dengeyi yitirdik: Yaban hayatı kapımıza dayandı haberinin görseli
9 dk okuma süresi

KEMAL ÖZKURT – ÖZEL HABER / İzmir’in Seferihisar ilçesinde yaşanan ve 70 yaşındaki Osman Gültaş’ın yaşamını yitirdiği ayı saldırısının ardından aynı ilçenin Karakayalar ve Sığacık mahallelerinde yeniden ayı görüldüğü yönündeki bilgiler, son olarak da Ödemiş’te vatandaşlar tarafından kaydedilen görüntüler bölge halkındaki tedirginliği artırdı. Yerleşim yerlerine kadar inen ayılar, yaban hayvanlarının doğal yaşam alanlarından neden uzaklaştığı ve son dönemde bölgede neden daha sık görülmeye başladığı sorularını yeniden gündeme taşıdı. Seferihisar Doğa ve Hayvan Dostları Derneği Başkanı Fevziye Kanat Özkan, ayıların bölgede görülmesine ilişkin birçok soru işareti bulunduğunu belirterek, yaşananların orman yangınları, daralan yaşam alanları ve bozulan ekolojik dengeyle bağlantılı olabileceğini söyledi. Besin kaynaklarına ulaşmakta zorlanan yaban hayvanlarının yerleşim yerlerine yöneldiğine dikkat çeken Özkan, “Doğanın dengesini bozmamızın sonuçlarını yaşıyoruz açıkçası” dedi. “Ayı mahallemize gelmedi, biz onun küçülen yaşam alanının sınırına geldik” ifadelerini kullanan Özkan, hiçbir canlının öldürülmesinin çözüm olmayacağını vurgulayarak, sürecin bilimsel yöntemlerle yönetilmesi ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’nün kamuoyunu ayrıntılı şekilde bilgilendirmesi gerektiğini söyledi.

RESMİ AÇIKLAMA YAPILMALI

Özkan, ayı saldırısında hayatını kaybeden Osman Gültaş için büyük üzüntü duyduklarını belirterek, olayla ilgili bilgi kirliliği yaşandığını söyledi. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini ifade eden Özkan, sürece ilişkin en net açıklamanın Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması gerektiğini vurguladı. Özkan, “Ürkmez Jandarma Komutanlığı ekiplerinin dronlarla bölgede arama yaptığı, ardından da ayının öldürüldüğü yönünde haberler geldi. Ancak bunların ne kadar doğru olduğunu bilmiyoruz. Anne ayı ve yavrularının görüldüğü söyleniyor fakat elimizde bunu doğrulayacak somut bir bilgi yok. Son olarak Karakayalar ve Sığacık bölgesinde de ayının görüldüğü bilgisi muhtarlar tarafından teyit edildi. Asıl yanıtlanması gereken soru ise şu; yaşam alanı olmayan bir bölgede bu ayının ne işi var? Bu nedenle yetkili kurumların kamuoyunu doğru bilgilerle aydınlatması gerekiyor” dedi.

- REKLAM -

AYILAR NEDEN BURAYA GELDİ?

Ayıların Seferihisar’da görülmesinin birçok soru işaretini beraberinde getirdiğini belirten Özkan, olayın bilimsel olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ayıların doğal yaşam alanlarının bu bölge olmadığını ifade eden Özkan, yetkili kurumların kapsamlı bir açıklama yapmasının önemine dikkat çekti. Özkan, “Biz de bu ayılar nereden geldi, neden bu bölgeye geldi diye merak ediyoruz. Eğer gerçekten anne ayı yavrularından ayrıldıysa onları arıyor olabilir. Bu soruların cevabını Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü verebilir. Karadeniz’de ayı görülmesini doğal karşılarız ama Seferihisar’da ortaya çıkması düşündürücü. Domuz ve tilkilerin yaşam alanları daraldığı için yerleşim yerlerine indiğini biliyoruz. Ancak ayılarla ilgili durumun da bilimsel olarak açıklanması gerekiyor. İnsanlar tedirgin ve kamuoyunun doğru bilgilerle bilgilendirilmesi büyük önem taşıyor” diye konuştu.

BEDELİ BİRLİKTE ÖDÜYORUZ

Geçtiğimiz yıl Seferihisar’da yaşanan büyük orman yangınlarının yaban hayvanlarının yaşam alanlarını da olumsuz etkilediğini söyleyen Özkan, ayıların yerleşim yerlerine yaklaşmasının temel nedenlerinden birinin habitat kaybı olabileceğini belirtti. Yangınların yalnızca ağaçları değil, o ormanda yaşayan canlıların yuvalarını ve besin kaynaklarını da yok ettiğini ifade eden Özkan, çözümün hayvanları hedef göstermek değil, uzman ekiplerin bilimsel yöntemlerle süreci yönetmesi olduğunu söyledi. Özkan, “Ayı mahallemize gelmedi, biz onun küçülen yaşam alanının sınırına geldik. Bu olay sadece bir ayı hikâyesi değil, doğaya yaptığımız her müdahalenin bir bedeli olduğunu gösteren önemli bir uyarıdır. Ormanları daraltıyor, yaşam alanlarını bölüyor ve kent ekosistemini oluşturan hayvanları plansız şekilde ortadan kaldırıyoruz. Sonra da yabani hayvanlar yerleşim yerlerine geldiğinde şaşırıyoruz. Bugün yaşananlar, doğanın dengesini bozmanın sonuçlarını açıkça ortaya koyuyor. Umarım daha kötü olaylarla karşılaşmayız” diye konuştu.

DOĞA KENDİ HALİNE BIRAKILMADI

Yaban hayvanlarının yerleşim alanlarına inmesinin önlenebileceğini belirten Özkan, geçmişte Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yaban hayatını destekleyen uygulamaların hayata geçirildiğini hatırlattı. Yangınlar ve imara açılan alanlar nedeniyle doğal yaşamın büyük zarar gördüğünü ifade eden Özkan, “Aç kaldıysa bunun önlemi var, susuz kaldıysa bunun da önlemi var. Geçmişte Tarım ve Orman Bakanlığı yaban hayvanları için uçaklarla aşılı yem bırakıyordu. Kaynak suları ve barajlar da doğal yaşamı destekliyordu. Bugün ise ormanlarda yiyecek bulamayan hayvanlar mecburen kentlere iniyor. Ayıların denizde yüzdüğünü, domuz sürülerinin piknik alanlarına kadar geldiğini görüyoruz. Bunun sorumlusu hayvanlar değil. Dağların, taşların imara açılması, orman yangınları ve beslenme alanlarının daralması bu tablonun en önemli nedenleri” diye belirtti. 

- REKLAM -

KÖPEKLER TOPLATILDI, BARİYER KALKTI 

Ayıların öldürüldüğü yönündeki iddiaları da değerlendiren Özkan, hiçbir canlının öldürülmesinin sorunu çözmeyeceğini söyledi. Sokak hayvanlarının toplanmasının da yaban hayatıyla insanlar arasındaki doğal bariyeri zayıflattığını savunan Özkan, “Hiçbir canlının öldürülmesi çözüm değil. Aynı şeyi yıllardır sokak hayvanlarında da yaşıyoruz. Köpeklerin toplanmasıyla birlikte yaban hayatıyla yerleşim alanları arasındaki doğal bariyer de ortadan kalktı. Bugün yaşananlar yıllardır ihmal edilen politikaların sonucu. Etkin kısırlaştırma zamanında yapılsaydı, kontrolsüz üretimin önüne geçilseydi ve kırsalda sahipli hayvanlar denetlenseydi bugün bu sorunları konuşmuyor olabilirdik. Merdiven altı üretim ve kontrolsüz çoğalmanın önüne geçilmesiyle bu sorunların önemli ölçüde çözülebileceğine inanıyoruz” diye konuştu.

BİLİMSEL YÖNTEMLER UYGULANMALI

Yaşanan olayların söylentilerle değil, bilimsel yöntemlerle yönetilmesi gerektiğini belirten Özkan, ayıların öldürülmesi yerine uzman ekipler tarafından güvenli şekilde yakalanarak doğal yaşam alanlarına taşınmasının doğru yöntem olduğunu söyledi. Sürecin Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Özkan, “Bu hayvanlar anestezi uygulanarak güvenli şekilde yakalanabilir ve kendi habitatlarına götürülebilir. Yaban hayatı durduk yere insanlara saldırmaz. Bu nedenle konuyu yaban hayatı uzmanlarının değerlendirmesi gerekiyor. Bizim merak ettiğimiz, bu hayvanların nasıl ve neden bu bölgelere geldiği. Aynı ayı mı, farklı ayılar mı bunu da bilmiyoruz. Seferihisar’dan Sığacık’a, son olarak da Ödemiş’e kadar uzanan süreç vatandaşlarda endişe yarattı. Bu nedenle Bakanlığın ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’nün kapsamlı bir açıklama yaparak kamuoyunu doğru bilgilendirmesi gerekiyor” dedi. 

 

Kaynak: HABER MERKEZİ

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.