İnciraltı Gelişim Derneği’nden TMMOB’ye sert çıkış

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu’nun açıklamalarına tepki gösteren İnciraltı Gelişim Derneği, İnciraltı’nın yıllardır algılarla tartışıldığını savunarak, bölgenin gerçekleri, yargı kararları ve halkın iradesinin görmezden gelinemeyeceğini vurguladı.

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Güncelleme Tarihi :
  • Kaynak : BÜLTEN
İnciraltı Gelişim Derneği’nden TMMOB’ye sert çıkış haberinin görseli

İnciraltı Gelişim Derneği, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu’nun (İKK) İnciraltı’na ilişkin son açıklamasına sert bir yanıt verdi. Dernek tarafından yapılan açıklamada, TMMOB İKK’nın yaklaşımının çözüm üretmekten uzak olduğu savunularak, yıllardır kamuoyunda “algı yaratma” çabasının sürdürüldüğü ifade edildi. Açıklamada, İnciraltı’nın turizm alanı olmaması gerektiği yönündeki görüşlerin, sahadaki gerçeklerle, yargı kararlarıyla ve bölge halkının iradesiyle örtüşmediği vurgulandı.

Dernek açıklamasında, TMMOB İKK’nın bugüne kadar İnciraltı halkıyla doğrudan temas kurmadığı belirtilerek, “Beş nesildir bu toprakların sahibi olan İzmirli ailelerle mi, yoksa bölgenin yıllardır çöküntü alanına dönüşmesine sessiz kalan dar çevrelerle mi görüşüldü?” sorusu yöneltildi. İnciraltı Gelişim Derneği’nin 1994 yılından bu yana faaliyet gösterdiği, iki mahallenin muhtarlarının ve toprak sahiplerinin bölgede olduğu hatırlatılırken, buna rağmen halkın sistemli biçimde yok sayıldığı ifade edildi.

HANGİ HALKTAN BAHSEDİYORSUNUZ?

Dernek yetkilileri, iki yıl önce TMMOB İKK’dan resmi randevu talep ettiklerini, randevunun önce verilip ardından iptal edildiğini, yapılan toplantılarda ise halkın salona alınmasına rağmen masalarda temsil edilmediğini belirtti. Açıklamada, bugün “halkın olan halkta kalsın” söyleminin dile getirilmesinin çelişkili olduğu savunularak, “Hangi halktan bahsediyorsunuz?” sorusu yöneltildi.

Tarım vasfı üzerinden yürütülen tartışmaların da gerçekçi olmadığı belirtilen açıklamada, TMMOB İKK’nın Tarım ve Orman Bakanlığı’na yaptığı “iki yıl tarım yapılmayan arazilerin kiraya verilmesi” çağrısının, İnciraltı’nın fiili ve bilimsel koşullarından kopuk olduğu ifade edildi. Bölgedeki tarımsal faaliyetin toprak sahiplerinin tercihiyle değil, yeraltı sularının tuzlanması, sulama altyapısının ortadan kalkması ve arazilerin tarıma elverişsiz hale gelmesi nedeniyle sona erdiği vurgulandı. Tarım yapılamayan alanlarda mülkiyet sahiplerinin kiralamaya zorlanmasının kamu yararı olmadığı savunuldu.

Açıklamada, mahkeme kararlarının açık biçimde kamu yararını gözettiği, İnciraltı’nın tarım dışı planlanmasının önünü açtığı ve açılan davanın reddedildiği hatırlatıldı. Buna rağmen hâlâ “hukuka aykırı” söyleminin sürdürülmesinin, yargı kararlarını tanımamak anlamına geldiği ifade edildi. “Hukuka saygı çağrısı yapıyorsanız, önce verilen kararlara saygı göstermek zorundasınız” denildi.

2021 yılında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile İnciraltı’nın turizm sınırlarını daraltan düzenlemenin Danıştay tarafından iptal edilmesinin, İnciraltı planlarının önünde bir engel olmadığı belirtilirken, bu konunun bilindiği halde kamuoyunda farklı bir algı yaratılmaya çalışıldığı savunuldu. Güvenlik sorunlarına yapılan atıfların ise, bölgenin neden bir an önce planlanması gerektiğini gösterdiği ifade edildi. Plansız ve sahipsiz bırakılan alanların güvenlik risklerine açık olduğu vurgulandı.

İnciraltı’nda yaşanan sorunların kaynağının planlama değil, yıllardır süren plansızlık olduğu belirtilen açıklamada, hedefin bölgeyi kamuya açık, aydınlık, güvenli ve denetlenebilir bir alan haline getirerek İzmir’e kazandırmak olduğu dile getirildi. “Bekledikçe karanlık büyür, karanlık büyüdükçe sorunlar artar; çözüm ertelemek değil, planlamaktır” ifadelerine yer verildi.

Dernek, toplantılarda bilimsel gerçeklerle bağdaşmayan iddiaların dile getirildiğini, İnciraltı’nın tarımsal sulama ve baraj sularıyla yeniden canlandırılabileceği yönünde gerçekçi olmayan bir tablo çizildiğini savundu. Yeraltı sularının yıllardır tuzlandığı ve tarımsal üretimin fiilen sona erdiği belirtilerek, bu duruma uzun süre sessiz kalanların bugün “bilim” adına konuşmasının samimiyet sorgulattığı ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, İnciraltı’nın plansız bırakılmasının bölgenin niteliksiz işletmelerle değer kaybetmesine yol açtığı, bunun bedelini ise müteahhitlerin ya da sermayenin değil, beş nesildir bu topraklara sahip olan İnciraltı ve Bahçelerarası toprak sahiplerinin ödediği vurgulandı.

İnciraltı Gelişim Derneği, planlama sürecine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda revizyon çalışmalarının sürdüğünü ve planların askı aşamasına gelmek üzere olduğunu açıkladı. Ardından 18. madde uygulamalarıyla birlikte İnciraltı’nın İzmir’e kazandırılacağı ifade edildi.

Dernek, bu süreçte açılan ve açılacak tüm davalara müdahil olacaklarını, yalnızca planlama masalarında değil, mahkeme süreçlerinde de yer alacaklarını duyurdu. Mücadelenin, planlar çıktıktan sonra da devam edeceği vurgulandı.

Açıklamanın sonunda ise TMMOB İKK’ya çağrı yapılarak, İzmir’de İnciraltı’nın planlanması konusunda geniş bir mutabakat bulunduğu ifade edildi. “Halkın yanında durun ya da açıkça kimin yanında olduğunuzu söyleyin” denilen açıklamada, İnciraltı ve Bahçelerarası’nın sahipsiz olmadığı, beş nesildir bu topraklara sahip olan ailelerin ata toprağı olduğu vurgulandı. Dernek, kamuoyunu “algılarla değil, gerçeklerle İnciraltı’na bakmaya” davet etti.

Kaynak : BÜLTEN

Okumaya Devam Et

Aşağı kaydırmaya devam edebilir veya ilgi alanınıza göre seçim yapabilirsiniz.