7 Mayıs 2026, Perşembe 11:54
21°C İzmir

İzmir'de 15 Temmuz manşetleri yeniden atıldı

Basın İlan Kurumu ve Ege Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi”nde öğrenciler, toplumsal hafıza ve etik habercilik üzerine uygulamalı eğitim aldı. Programda konuşan isimler, 15 Temmuz gecesi Türk medyasının sergilediği ortak duruşun demokrasi tarihindeki önemine dikkat çekti

İzmir'de 15 Temmuz manşetleri yeniden atıldı haberinin görseli
7 dk okuma süresi

KEMAL ÖZKURT -  Basın İlan Kurumu ve Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi iş birliğiyle, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yılı etkinlikleri kapsamında hayata geçirilen ‘15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi’, Ege Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. ‘Hafızayı Koru, Hakikati Yaz’ temasıyla iletişim fakültesi öğrencilerinin mesleki gelişimlerine katkı sunmak ve toplumsal hafızayı diri tutmak amacıyla düzenlenen programa Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliği yaptı. İzmir’deki gazetelerin temsilcileriyle iş birliği içerisinde gerçekleştirilen ve sektörden çok sayıda ismin katılım sağladığı program, açılış konuşmalarıyla başladı. Gün boyu süren oturumların ardından, atölye çalışmalarını başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifikaları takdim edildi. Programın açılışında konuşan Basın İlan Kurumu İzmir Bölge Müdürü Osman Başeğmez, gazeteciliğin kritik anlarda toplumun vicdanı olma sorumluluğunu taşıdığını belirterek; genç iletişimcilerin dezenformasyon dalgalarına karşı birer dalgakıran olması gerektiğini vurguladı. 

osman

ATILAN HER MANŞET BİRER DİRENİŞ HATTINA DÖNÜŞTÜ

15 Temmuz gecesi Türk basınının ortaya koyduğu refleksi hatırlatan Osman Başeğmez, atölyenin temel amacının bu milli duruşu geleceğin gazetecilerine aktarmak olduğunu ifade etti. Başeğmez, BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay’ın mesajını şu sözlerle aktardı: “Bu karanlık gecede Türk basını büyük bir cesaretle hakikatin sesi olmuş, atılan her manşet darbecilerin karşısında birer direniş hattına dönüşmüştür. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu atölyede hedefimiz yalnızca teorik bilgiyi aktarmak değil, siz genç iletişimcilere o gece ortaya konulan milli duruşu ve mesleki refleksi uygulamalı olarak hissettirmektir. Unutmayınız ki hakikatin peşinde giden bir kalem en güçlü araçlardan biridir. Bu atölyede ortaya çıkaracağınız her manşet, Türkiye'nin demokrasi mücadelesine düşülen bir not, verilen bir söz niteliği taşıyacaktır.”

toplu

- REKLAM -

DEZENFORMASYONA KARŞI DALGAKIRAN OLMALISINIZ

Gazeteciliğin kriz anlarındaki sorumluluğuna dikkat çeken Başeğmez, atölye çalışmalarının etik anlayışı güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti. Genç kalemlere seslenen Başeğmez, “15 Temmuz bir milletin çıplak elleriyle tankları durdurduğu, tarihin akışını değiştirdiği eşsiz bir direnişin adıdır. Gazetecilik ise böylesine kritik anlarda toplumun vicdanı ve hafızası olma sorumluluğunu taşıyor. Kaosun içinden hakikati ayıklamak, dezenformasyon dalgalarına karşı bir dalgakıran olmak bu mesleğin en temel vazifelerindendir. Atölye çalışmalarımız sizlere yalnızca habercilik becerilerini değil, aynı zamanda mesleki duruşu, etik anlayışı ve toplumsal sorumluluk bilincini de güçlendirmeyi amaçlamıştır. ‘O gece siz olsaydınız nasıl bir manşet atardınız?’ sorusu aslında her birinizin gazetecilik kimliğine tutulmuş bir aynadır” dedi.

toplu

İLETİŞİM ÖĞRENCİLERİNE STAJ MÜJDESİ

Basın İlan Kurumu olarak gençlerin yanında olduklarını vurgulayan Başeğmez, “Teorik birikimlerinizi sahadaki tecrübeyle pekiştirmenize katkı sunacak önemli bir adımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Basın İlan Kurumu olarak İletişim Fakültesi öğrencilerine yönelik kapsamlı bir staj programını hayata geçirmiş bulunuyoruz. 15 Mayıs 2026 tarihine kadar, önümüzdeki iki haftalık süre içerisinde kurumumuzun internet sitesinden başvuru yapabileceğiniz staj programının, sektör ile akademi arasında güçlü bir köprü olacağına inanıyoruz. Bu fırsatı siz değerli gençlerin, geleceğin gazetecilerinin mutlaka değerlendirmelerini arzu ediyorum” ifadelerini kullandı.

bilgehan

- REKLAM -

TARİHİN EN BÜYÜK DEMOKRASİ ZAFERİNİ NESİLLERE AKTARMALIYIZ

15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçtiğini ve genç nesillerin bu süreci toplumsal hafızada yaşatması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Bilgehan Gültekin, “Bu anlamlı etkinliğe İletişim Fakültesi olarak ev sahipliği yapmak bizim için büyük bir onur. Toplumsal hafıza son derece önemlidir. Aradan geçen 10 yıla rağmen bu süreci nesiller geçtikçe anlatmaya devam etmeliyiz; çünkü bundan 10-15 sene sonra yazılacak siyaset ve demokrasi kitaplarında bu olay, tarihin en büyük demokrasi zaferi olarak geçecektir. Halkın büyük milli iradesini ve bu demokrasi zaferini gelecek kuşaklara aktarmak biz yetişkinlerin görevidir. İnsan bayrağı için hiç düşünmeden ölür; ben bayrağım için ölürüm. 15 Temmuz’da yaşadıklarımız tam anlamıyla bir milli irade zaferidir ve biz iletişimcilerin görevi bu milli duruşu her zaman göstermektir. Bugün öğrencilerimiz 15 Temmuz manşetlerini kendileri atacaklar. Bu çalışmayı fakültemizin en kıymetli faaliyetlerinden biri olarak görüyor, tüm katılımcılara ve destek veren bölge müdürlerimize teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu.

ekrem

15 TEMMUZ’DA TÜRK MEDYASI TEK YÜREK OLDU

Takvim Gazetesi Yazarı Ekrem Kızıltaş, atölye çalışmaları kapsamında iletişim fakültesi öğrencileriyle bir araya gelerek 49 yıllık mesleki tecrübelerini ve 15 Temmuz gecesi Türk medyasının sergilediği tarihi duruşu paylaştı. Sektördeki iletişim fakültesi mezunu oranının yüzde 15 seviyelerinde kaldığına dikkat çekerek öğrencilere merak etmeleri ve araştırmaları yönünde tavsiyelerde bulunan Ekrem Kızıltaş, 15 Temmuz gecesinin Türk basın tarihi açısından bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Kızıltaş, “15 Temmuz gecesi yaşananlar ve 16 Temmuz sabahı Türk medyasının takındığı tutum, asıl altı çizilmesi gereken bir durumdur. Geçmişteki darbe dönemlerinde medyanın bir bölümünün darbecileri alkışladığını, hatta onlara eşlik ettiğini gördük. Ancak 15 Temmuz’da sağından soluna, yazılı basınından televizyonuna kadar Türkiye’deki bütün medya organları bir yürek oldu. Milletin şahlanışına medya da aynı kararlılıkla eşlik etti. O gece sosyal medya ve internet siteleri üzerinden başlayan milli refleks, ertesi günün gazete manşetlerinde duyguların ve düşüncelerin kenetlenmesiyle vücut buldu. Bu kenetlenme hali, mesleki sorumluluğun ve milli iradeye sahip çıkma bilincinin en somut örneğidir" dedi.

- REKLAM -

Kaynak: HABER MERKEZİ

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.