İZMİR

İzmir’de deprem tehlikesi büyüyor, önlemler eksik kalıyor

30 Ekim İzmir depreminin üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen somut adımlar atılmadığını belirten Jeoloji Mühendisi Alan, “Basiretsiz yöneticiler yüzünden kentin direnci artırılmadı, başlatılan çalışmalar yarım bırakıldı. Ranta dayalı imar planlarıyla riskleri azaltmak bir yana, her geçen gün artırıyoruz” dedi
Yazı Boyutu

KEMAL ÖZKURT – ÖZEL HABER  / İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen 6.9 büyüklüğündeki depremin üzerinden 6 yıl geçti. Ege Denizi’nde Sisam Adası açıklarında meydana gelen 6,9 şiddetindeki depremde 117 kişi hayatını kaybetmiş, bini aşkın kişi yaralanmış, 700’ü ağır hasarlı olmak üzere 10 binden fazla bina hasar görmüştü. Depremin ardından ODTÜ önderliğinde başlatılan ‘Jeoloji, Jeoteknik ve Mikrobölgeleme Etüt Raporu’ hazırlama çalışmalarının bürokratik engeller yüzünden yarım bırakıldığını ifade eden Jeoloji Mühendisi, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası eski Başkanı ve Onur Kurulu Üyesi Hüseyin Alan, “Alanında uzman 58 akademisyenin katkısıyla yürütülen çalışma yarım bırakıldı; öğretim üyeleri projeden çekilmek zorunda kaldı. 6 yıl gibi uzun zaman geçmesine rağmen, basiretsiz ve liyakatsiz yöneticiler nedeniyle kentin afetlere karşı direncini artıracak tek bir çalışma yapılmadığı gibi, ranta ve talana dayalı imar planı değişiklikleriyle risklerini azaltmak bir yana, her geçen gün artırıyoruz” dedi. Kentin 100 kilometre çapındaki diri faylarla çevrili olduğunu vurgulayan Alan, ikinci çevre yolu ve körfez altı metro gibi yoğunluk artırıcı projelerin de olası felaketlerin boyutunu büyüteceğine dikkat çekti.

ÇALIŞMALAR YARIM KALDI 

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından depremden sonra ODTÜ öncülüğünde başlatılan jeoloji, jeoteknik ve mikrobölgeleme etüt çalışmalarının tamamlanamadığını belirten Alan, “Kentteki tüm kişi ve kurumların afet risklerinin azaltılması sürecindeki görev ve sorumluluklarını düzenleyen afet master eylem planının oluşturulamadığı görülmektedir. İzmir İl Afet Risk Azaltma Planı Raporu yayımlanmış olsa da raporda yazılan afet tehlike ve risklerinin azaltılması konusunda bütünleşik bir çalışma yürütülmediği görülüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 30 Ekim 2020 depreminden hemen sonra ODTÜ önderliğinde başlatılan ‘Jeoloji, Jeoteknik ve Mikrobölgeleme Etüt Raporu’ hazırlama çalışmaları da geçen altı yıla rağmen yeterli mali kaynağın ayrılmaması, belediye içindeki bürokratik engeller ile liyakatsiz ve basiretsiz yöneticiler nedeniyle planlandığı şekilde tamamlanamadı. ODTÜ önderliğinde, alanında uzman 58 akademisyenin katkısıyla yürütülen çalışma yarım bırakıldı; öğretim üyeleri projeden çekilmek zorunda kaldı” dedi.

RİSKLER ARTMAYA DEVAM EDİYOR  

İzmir’de meclislerinin en yoğun gündem maddesi olan imar planı değişikliklerinin, eski tarihlerde hazırlanmış jeolojik-jeoteknik etütlere dayandırılarak yapılmaya devam ettiğini söyleyen Alan, “30 Ekim faciasına neden olan jeolojik gerçeklik orta yerde duruyor. Kent içinde geçtiği bilinen ve olası depremde 7 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip diri faylar ile bu fayların neden olabileceği deformasyon alanları, yani sakınım bantları imar planlarına işlenmedi. Sakınım bandı üzerinde yer alan alanlar riskli alan içine alınıp bina ve bina türü yapı üretimine kapatılmadığı için kentsel riskleri azaltmak bir yana, her geçen gün artırıyoruz. Kentin afetlere karşı daha dirençli ve hazırlıklı olabilmesi için Bornova, Bayraklı, Karşıyaka, Çiğli ve Konak gibi birçok ilçede bataklık ya da gevşek alüvyon zemin birimleri üzerine oturan alanlar ile kent içindeki diri fayların deformasyon zonları üzerindeki kentsel alanların jeoloji-jeoteknik ve mikro bölgeleme etütleri güncel jeolojik bilgiler çerçevesinde hızla tamamlanmalıdır. Elde edilecek sonuçlara dayalı olarak kentin mekânsal planlama ve yapılaşma koşulları afet güvenliği temelinde yeniden düzenlenmeli; diri fayların sakınım bantları ile taşkın riski yüksek alanlar gibi jeolojik sakıncalı bölgeler belirlenerek imar planlarına işlenmelidir. Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri kent içinde yer alan jeolojik sakıncalı alanları imara ve ranta açarak kentsel afet risklerini artırmaya devam ediyor” diye konuştu.