Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Oğlananası Mahallesi’ndeki dere yatağında otomobil içinde bulunan Nergiz Türkkal (21) ile Balımnaz Türkkal’ın (16) yaşamını yitirmesine ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor.
Olay sırasında aynı otomobilde bulunan ve 10 Şubat’ta tutuklanan T.D. (33) ile adli kontrol şartıyla serbest bırakılan D.Y.’nin (28) savcılık ifadelerine ulaşıldı.
Tutuklu şüpheli T.D., savcılık ve hakimlik sorgusunda olay günü alkol kullanmadığını iddia etti. Hakkında başka bir suçtan yakalama kararı bulunduğu için araç kullanırken güvenlik güçlerinin kontrol noktalarının bulunmadığı güzergâhları tercih ettiğini belirten T.D., olay günü de Kısık Mahallesi yönüne gittiğini ve bu yolu sık sık kullandığını söyledi.
T.D. ifadesinde, yolun karanlık ve görüşün sınırlı olduğunu, direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın dere yatağına yuvarlandığını öne sürdü. Araçta bulunan iki kardeşi kurtarmaya çalıştığını ancak başarılı olamadığını iddia etti.
Adli kontrolle serbest bırakılan D.Y. ise ifadesinde, araçta yolcu olarak bulunduğunu, kazanın ani geliştiğini ve panik yaşadığını belirtti.
Soruşturma kapsamında olay yerindeki keşif, kamera görüntüleri ve adli tıp raporlarının incelenmesine devam edilirken, kazanın oluş şekli ve olası ihmallerin netleşmesi için teknik bilirkişi raporunun beklendiği öğrenildi.
T.D. yolda biriken sudan geçebileceğini düşündüğünü kaydederek, "Su birikintisi üzerindeyken araç sağ ön kısmından doğru batmaya başladı. Aracın akıntıya kapıldığını fark edince sol ön yolcu koltuğunun bulunduğu camdan dışarı atladım. D.Y. de araçtan çıktıktan sonra ben sele kapılmaya başlayınca kendisine tutunarak kurtuldum. Kurtulduktan sonra müteveffaların da kendilerini kaçıp kurtardıklarını düşündüm."
Daha sonra arkadaşının evine sığındığını anlatan T.D, "Olaydan 5-6 saat sonra arkadaşı yeğenime haber vermiş. Kendisi bizi almak için arkadaşımın evine geldi. D.Y.'nin kolluk görevlilerine başvurmasını da ben istedim. Tutuklamaya yönelik yakalamam olduğu için kolluk kuvvetlerine kendim başvuramadım" ifadelerini kullandı.

D.Y. ise eğlendikleri sırada maktul Nergiz Türkkal ile kendisinin alkol aldığını, diğer maktul Balımnaz Türkkal'ın kahve içtiğini öne sürdü. T.D.'nin 1-2 yudum alkol içtiğini savunan D.Y. şunları söyledi:
"Yağış çok fazla ve akıntı da vardı. Arazilerin bulunduğu bir ara sokağa girdik. Burada bir anda akıntıya karıştık. Yolun göl olduğunu bilmiyorduk, bu sırada sol ön ve sol arka camları açtık. Ben ve T.D. akıntıya iyice kapılınca aracın pencerelerinden atladık. Ancak Balımnaz ve Nergiz araçtan atlayamadı. Araç akıntıya kapılıp gitmeye devam etti. Akıntıdan ne zaman çıktığımı hatırlamıyorum. Tam olarak çıkış yolu bulduğumda nerede olduğumu da bilmiyordum. Haber vereceğim telefon da yoktu. Yolu bulduğumda gün ağarmıştı. Ardından T.D.'nin evine gittim. T.D.'nin evde olmadığını ve gelmediğini öğrenince jandarmaya giderek olayı anlattım."
Maktullerin ölü muayene tutanağında ise vücutlarının bütününde kesici, delici ve ateşli silah yaralanması ile boğma izi ve zehirlenmeye yönelik bir tespitin olmadığına yer verildi.
NE OLMUŞTU?
5 Şubat'ta, Oğlananası Mahallesi'ndeki dere yatağına bir otomobilin düştüğü ihbarı üzerine, olay yerine AFAD, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edilmiş, 35 CPV 616 plakalı otomobildeki Nergiz Türkkal ile kız kardeşi Balımnaz Türkkal'ın cansız bedenlerine ulaşılmıştı.
Otomobilden kendi imkanlarıyla çıkan ve durumu jandarmaya bildiren D.Y. gözaltına alınmış, çıkarıldığı hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Olayın ardından kaçan ve 9 Şubat'ta yakalanan sürücü T.D. ise ertesi gün tutuklanmıştı.