KEMAL ÖZKURT - Şanlıurfa Siverek’te bir okula düzenlenen silahlı saldırı sonrası eğitim camiası İzmir'de sokağa indi. Okulların korumasız bırakılmasına ve artan şiddet olaylarına tepki gösteren 7 eğitim sendikası, "Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz" diyerek İzmir genelinde iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Eğitim Sen, Eğitim-İş, Hürriyetçi Eğitim Sen, Anadolu Eğitim Sen, Eğitimin Gücü Sen, Teç-Sen ve Öğretmen Sendikası’nın ortak kararıyla öğretmenler bugün ders başı yapmadı. Konak’ta bir araya gelen yüzlerce eğitimci, "Sorumlular sadece izliyor" diyerek İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne siyah çelenk bıraktı. Eylemde hazırlanan ortak metni, 7 sendikanın şube başkanları ve temsilcileri sırayla söz alarak okudu. Açıklamanın ardından yarım saatlik oturma eylemi yapan eğitimciler, okullarda can güvenliği sağlanana kadar mücadele edeceklerini vurguladı.

AKLINIZI BAŞINIZA ALIN, ANKARA’YA GELİRİZ
Milli Eğitim Bakanlığı’na ihtarda buluna Birleşik Kamu-İş İzmir İl Başkanı Barış Düdü, "Her gün sınıflara giderken kahroluyoruz. Eğer o okullardan tarikat ve cemaatleri çıkarmazsanız; laik, bilimsel ve karma eğitimi geri getirmezseniz İzmir’den on binler olarak Ankara’ya sökün edip geleceğiz. Okullarımızda sporu, resmi, müziği ve edebiyatı yok ettiniz. Biz bilim üretmek isterken siz nerede hurafe varsa okulun içine soktunuz. Din kültürü öğretmenlerimizi bile baskı altına aldınız. Yusuf Tekin, o koltuğu artık bırak, istifa et! Daha kaç öğretmenin, kaç öğrencinin ölmesi lazım? Bizi bir daha buraya getirtme; eğer gelirsek seni o koltuktan indirmek için geleceğiz. Aklınızı başınıza alın" dedi.

BU SALDIRI OKULLARIN SAHİPSİZ BIRAKILDIĞININ İLANIDIR
Eğitim İş adına söz alan Özgür Şen, "Bugün burada hesap sormak için bulunuyoruz. Çünkü okullar kan gölüne dönüyor ama sorumlular hâlâ izlemekle yetiniyor. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı; ne bir kaza ne de münferit bir olaydır. Bu saldırı, eğitimin ve öğretmenin yıllardır sistemli biçimde değersizleştirildiğinin, gençliğin geleceksizleştirildiğinin ve okulların bile isteye sahipsiz bırakıldığının açık ilanıdır. Bugün eğitim, çocuklarımıza umut vermiyor; gençlerimize gelecek kurdurmuyor. Gençlerimiz hayal kuramıyor, yarına inanamıyor. Çünkü bu sistem, onları hayata değil; çaresizliğe, öfkeye ve çıkışsızlığa sürüklüyor. Ve işte o öfke, o umutsuzluk, bugün okul koridorlarında silah sesi olarak yankılanıyor!" ifadelerini kullandı.

OKULLAR NASIL EN GÜVENSİZ ALANLARA DÖNÜŞTÜ?
Okulların büyük bir tehdit altında olduğunu belirten Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Hamdi Çalık, "Eğitim ortamını kutuplaştırmaktan başka bir işe yaramayan, temiz içme suyu ve bir öğün yemek ihtiyacını karşılamayan, bu da yetmezmiş gibi güvenliği sağlayamayan tarikatın bakanı Yusuf Tekin’i istifaya davet ediyorum. Buradan soruyoruz: En güvenli olması gereken yerler olan okullar nasıl oldu da en güvensiz alanlara dönüştü? Bilimin, aklın, aydınlanmanın mekânı olması gereken okullar, nasıl oldu da çocukların camdan atlayarak canını kurtarmaya çalıştığı yerlere dönüştü? Bu bir çöküştür! Bu, eğitimde güvenlik politikasının iflasıdır! Bu, öğretmeni yalnız bırakan anlayışın eseridir! 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kantinci ve 1 polis memurunun yaralandığı bu saldırı artık 'münferit' denilerek geçiştirilemez" diye konuştu.

ÖĞRETMENLER CAN KORKUSUYLA DERS ANLATIYOR
Yetkililerin hiçbir önlem almamakla suçlayan Hürriyetçi Eğitim Sen İzmir Şube Başkanı Adnan Sarısayın, "Biz burada bulunan sendikalar olarak yıllardır uyarıyoruz! Daha kısa süre önce Fatma Nur Çelik katledildiğinde söyledik: 'Okullarda şiddet artıyor, önlem alınmazsa daha ağır sonuçlar yaşanacak!' Peki ne yaptınız? Hiçbir şey! Ne ciddi bir güvenlik politikası oluşturuldu, ne rehberlik desteği güçlendirildi, ne de eğitim emekçileri korunabildi! Bugün öğretmenler ders anlatırken can güvenliğini düşünüyor. Öğrenciler okula giderken sağ salim eve dönebilecek mi diye hesap yapıyor. Bu tabloyu yaratanlar; eğitimi bilimsellikten ve kamusal sorumluluktan koparan, okulları ideolojik ve piyasacı anlayışlara teslim edenlerdir" ifadelerini kullandı.

GÜVENLİK BİR TEMENNİ DEĞİL DEVLETİN GÖREVİDİR
Anadolu Eğitim Sendikası adına konuşan Mehmet Kaya, toplumsal eşitsizliklere dikkat çekerek, "Şiddetin sadece fiziki güvenlik önlemleriyle engellenemeyeceği bilinmelidir. Bu durum; geleceksizliğin yaygınlaştığı, gençlerin eğitim bağıyla zayıfladığı ve dışlandığı koşullarda ortaya çıkmaktadır. Buradan bir kez daha açıkça uyarıyoruz: Okullarda güvenlik bir temenni değildir, devletin asli görevidir! Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri vitrin süsü değildir, hayati bir ihtiyaçtır! Öğretmenin ve öğrencinin can güvenliğini sağlayamayan hiçbir yönetim bu sorumluluktan kaçamaz" diye konuştu.

BİR ÖĞRETMENİN DAHA SAÇININ TELİNE ZARAR GELİRSE...
Öğretmenlik mesleğinin iyileştirmesi için taleplerini açıklayan Eğitimin Gücü Sendikası İzmir Şube Başkanı Ali Kılınç, "Eğer bir öğretmenin, bir öğrencinin daha saçının teline zarar gelirse, bunun siyasi ve idari sorumluları bellidir! Aylar değil, yıllardır söylüyoruz: Okullarda güvenlik tesadüfe bırakılamaz! Kadrolu güvenlik görevlisinden rehberlik hizmetlerine, psikososyal destekten sağlıklı beslenmeye kadar dile getirdiğimiz tüm talepler; sadece fiziki iyileştirme talepleri değildir. Bunlar, öğretmenin can güvenliğini, meslek onurunu ve öğrencinin yaşam hakkını koruma mücadelesidir" dedi.

BU TALEPLER ERTELENEMEZ VE GÖRMEZDEN GELİNEMEZ
TEÇ Sen İzmir Şube Başkanı Rakip Kurtar ise "Okullarda revir bulunmalı, girişlerde kadrolu güvenlik görevlisi ve temizlik personeli görevlendirilmelidir. Her öğrenci için ücretsiz yemek ve temiz su sağlanmalıdır. CİMER üzerinden öğretmenler üzerinde kurulan baskıya son verilmeli, kalabalık sınıflar azaltılmalıdır. Tüm okullar TSE güvenlik ve fiziki koşul standartlarına uygun hale getirilmelidir. Bu talepler lütuf değil, en temel haktır. Bunlar ertelenemez, görmezden gelinemez" ifadelerini kullandı.

BU ÖLÜMLERİ ARTIK DUYMAK İSTEMİYORUZ
Özel Öğretmenler Sendikası adına konuşan Rabia Atbaş, "Biz okullarda öldürüldüğümüz gibi, devlet tarafından ataması yapılmayan öğretmenlerin intiharı ile de yüz yüzeyiz. Sırf geçinemediği için başka sektörlerde çalışmak zorunda kalıp iş cinayetlerine maruz kalan öğretmenlerle birlikteyiz. İçimiz yas dolu, yeter artık! Biz bu ölümleri duymak istemiyoruz. Okulları güvensiz bırakanlar sorumluluktan kaçamaz. Susmayacağız, alışmayacağız, normalleştirmeyeceğiz! Eğitimde şiddete karşı gerçek ve somut önlemler alınana kadar mücadelemiz sürecek" dedi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın