Merve Ağrıç/ Lösemiyle mücadele eden çocuklara ve ailelerine destek olmak, hastalığa yönelik toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla LÖSEV, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında İzmir’de basın açıklaması düzenledi. LÖSEV Halkla İlişkiler Koordinatör Yardımcısı Zeynep Beyza Uğur, hafta boyunca gerçekleştirilecek farkındalık çalışmalarına ilişkin bilgi verirken, 7 Kasım’da Gündoğdu Meydanı’nda başlayacak turuncu kortej ve Kültürpark’ta düzenlenecek şenlik için İzmirlilere katılım çağrısında bulundu. Basın açıklamasında lösemi tedavisinin aileler üzerindeki maddi yükü de gündeme geldi.
BULUŞMA NOKTASI GÜNDOĞDU MEYDANI OLACAK
“2-8 Kasım LÖSEV haftamız iki tarafıyla bizim için çok kritik” diyen LÖSEV Halkla İlişkiler Koordinatör Yardımcısı Zeynep Beyza Uğur, “Birincisi 8 Kasım 1998 vakfımızın kuruluş yıl dönümü. Dolayısıyla bu sene 28’inci yılını tamamlayacak vakıf. Bunun dışında 2-8 Kasım'ın diğer bir önemi, özel günler, haftalar kapsamında kutlanıyor. LÖSEV'in 8 Kasım'da kuruluşu üzerine 2-8 Kasım'la ilgili LÖSEV'e dikkat çekmek üzere turuncu, LÖSEV'in uluslararası rengi o haftada turuncu etkinlikler hem okullarımızda hem şehrin birçok noktasında göreceksiniz. Birçok noktasında şahit olacaksınız. Bu haftayı biz çok daha uzun süreye yayarak kutluyoruz farkındalık çalışmalarıyla yaptığımız şehir genelinde ama o haftanın içinde mutlaka bir kortej ve şenlik çalışmamız oluyor. O buluşmamız da 7 Kasım'da bu sene İzmir'de olacak. Buluşma noktamız Gündoğdu Meydanı olacak. Saat 12:00'de tüm gönüllülerimiz, katılmak isteyen bütün İzmirliler, bütün ailelerimiz, gençlerimiz ve çocuklarımızla biz turuncu kortejli olacağız. Turuncu kıyafetiniz, turuncu yüzünüzü boyayabilirsiniz, turuncu balonlarla gelebilirsiniz. Giyim kodumuz turuncu” dedi.

KORTEJ KÜLTÜRPARK’TA BAŞLACAK
Büyük bir kortejin gerçekleşeceğini aktaran Uğur, “Büyük bir kortejle buradan Kültürpark'a yürüyor olacağız. Kültürpark'a Gündoğdu Meydanı'ndan yürüdükten sonra da içeriye bir şenlik alanı kuruluyor olacak. Orada sahnelerimiz olacak, dansçılarımız, çocuklarımız için tertip edilmiş oyunlar, birçok farklı okullarımızdan gelenler oluyor konser için ve bale gösterileri oluyor, çocuklarımız için tiyatro gösterileri oluyor. Bir sahne alanıyla akşam saat 5 buçuk, 6 civarına kadar Kültürpark'ta şenliğimizi devam ettiriyor olacağız. Kermeslerimiz kuruluyor, çadırlarımız oluyor. Kumbaralarımız var orada. Oralara insanların yoğun ilgisi de oluyor alana, şenlik alanına ve destek de olmak istiyorlar. Kurulan kermes alanlarında hem çocuklarımız farklı farklı teknoloji ile ilgili ya da hobileriyle ilgili alanlarda bir şeyler yaparlarken aynı zamanda da eğer alışveriş yapmak isterseniz o günün özelinde alabileceğiniz hediyelik eşyalar veya yiyecek içecek stantları olmuş oluyor. Buralarda bizimle buluşabilirsiniz. Çok keyifli eğlenceli bir etkinlik. Herkesi bekliyoruz” diye aktardı.
ÜYE SAYISI 10 MİLYON
Gönüllü sayısının 10 milyona ulaştığını ifade eden Uğur, “En büyük mesajımız başında da söylediğim gibi lösemi iyileştirilebilen bir hastalık. Bunun için tabii ki en etken çocuklarımızın veya lösemiyle çalışmak durumunda kalan herkes için fiziksel koşullarında, tedaviyle birlikte ve moral motivasyon tarafında da yalnız kalmadıklarını hissedebiliyor olmak. O yüzden sadece 2-8 Kasım haftasında değil zaten Türk toplumunun genel desteğiyle biz 10 milyona yaklaşan bir gönüllü sayısıyla Türkiye'nin en önemli, en kalabalık vakıflarının başında geliyoruz. Bu anlamda desteklerini sürdürmelerini tabii ki özverililik anlamında ya da bağışçılık anlamında ama şu da bir gerçek ki bizimle birlikte bu hafta vesilesiyle, 2-8 Kasım vesilesiyle turuncuyla bu farkındalığın bir parçası olsunlar. Ufacık bir obje takabilirler, giyiminde, kıyafetinde bizden olan herhangi bir ürünü özel öne çıkartabilirler ama tüm herkesten bireysel olarak en büyük yapabilecekleri katkının bu olduğunu düşünüyorum” dedi.
BU YILIN SLOGANI BELLİ OLDU
Konuşmasının devamında ise Uğur şu ifadelere yer verdi: “‘Ben de varım, lösemiyle mücadelede ben de onları destekliyorum’ deyip bu sene mucize ve umudun adı LÖSEV olarak sloganlarımız var. Instagram hesaplarımızı takip edebilirler. LÖSEV 1998'den herkes bu hem etkinliklerden haberdar olabilir, şehirden neler yapıyoruz bunlardan haberdar olabilirler hem de kendileri bir farkındalık yaratmışlarsa eğer örneğin dün vardı bir yoga atölyemiz vardı. Turuncu yoga atölyesi yaptılar sahilde karşı tarafta karşıya kadar. Bununla ilgili yapılan görüntülemelerin hepsini bu hashtag'le ve bu LÖSEV 1998 resmi hesabımızı etiketleyerek paylaşımlar yaptılar. Biz de o resmi hesabımızdan bunları tekrar duyuruyoruz. Özellikle sosyal medya ve basın tarafı bizim bu dönemde en büyük destekçimiz oluyor. Verebileceğim mesaj onların da bireysel katkılarında en büyük destek bir kişiyi daha o inanca sokmak, LÖSEV'in tedavi olabileceğini duyurabilmek olur. O anlamda sosyal medyadan da fiziksel olarak kortejde ve şenlikte bulunarak da destek verebilirler.”

TEDAVİ ÜCRETİ AİLELERİN SIRTINA YÜK
Ege Üniversitesi’nde tedaviye başladıklarını ifade eden Lösemili Defne Duru’nun emekli babası, “Tedavi çok ağır bir süreç. Özellikle maddi anlamda aileye inanılmaz bir yük. Dedi ki, biz LÖSANTE Hastanesinde tedavi görebilir miyiz? Ancak hastanede 400 yerine 200 yatak var. LÖSANTE'nin farklı şehirlerde de örneğin İzmir'de, Ankara'da olduğu gibi İstanbul'da da yoğun nüfusun yoğun olduğu merkez bölgelerde de açılabilmesi bir mücadele. 70-80 bin hastanın olduğu bir ülkede bir tane hastane var ve o hastanenin de imkanları kısıtlı. Yani siz çocuklardan ne istiyorsunuz? Çocuğumu tedavi ettirmek için 700 bin TL, 800 bin TL borçlandım (sadece nakit). Engelli işçi olarak bir yerde çalışıyordum fakat bu süreçte işimden de oldum. Her gün Torbalı'dan buradaki hastaneye, 50 kilometrelik mesafeyi günde iki kez gidip geldiğimi biliyorum. Özellikle Lösemi Derneği hastane konusunda destek görür ve bu hastaneleri kurma yolunda şu çocuklara daha fazla yardım edebilir; aileler de bir nebze olsun feraha kavuşabilirse bu hastalığın en azından maddi boyutunun daha hafif atlatılması çok iyi olur. Zaten manevi olarak yıkılmış bir ailenin bir de maddi anlamda yıkılmaya devam etmesi kabullenilemez, aksi halde elimizden ne gelebilir ki? Tek bir ilaç 1012 Euro olur mu? Ben 30 yıl boyunca SGK'ya vergi ödedim, BAĞ-KUR ödedim, üzerime düşen tüm ödemeleri yaptım; fakat bunun karşılığında çocuğumun tek bir ilacını dahi alamadım. Bu konuyu özellikle dile getirmek istedim” dedi. Lösemili Elif Beyza’nın annesi ile tedavi sürecini ve LÖSEV ile tanışma süreçlerini anlattı.



0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın