İzmir’de su krizi masaya yatırıldı

İzmir’de düzenlenen Sulama Kooperatifleri Toplantısı’nda; su yönetimi, tarımsal sulama ve toprak sağlığı gibi konular iklim değişikliği etkileri çerçevesinde masaya yatırıldı. Toplantıya yaklaşık 100 üretici ve yetkili katılım sağladı.

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Güncelleme Tarihi :
  • Kaynak : BÜLTEN
İzmir’de su krizi masaya yatırıldı haberinin görseli

İklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha sert hissedildiği bir dönemde, İzmir’in su, tarım ve üretim geleceği Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen Sulama Kooperatifleri Toplantısı’nda masaya yatırıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Bölgesi Sulama Kooperatifleri Birliği Başkanı Hüseyin İlhan Yavuz, Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZPA Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, belediye bürokratları, meclis üyeleri, tarım komisyonu temsilcileri, ilçe belediyeleri, muhtarlar, kooperatif yöneticileri, üreticiler ve ziraat odaları temsilcileri katıldı. Yaklaşık iki saat süren ve 100’e yakın üreticinin yer aldığı toplantıda, su yönetimi, tarımsal sulama, yer altı su kaynaklarının durumu, toprak sağlığı ve kalkınma arasındaki ilişkiler bütüncül bir perspektifle ele alındı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sorunlardan kaçan değil, çözüm odaklı bir anlayışla hareket ettiğini söyleyen Başkan Tugay, “Biz hiçbir soruna sırtımızı dönmüyoruz. Bu mesele ne bir kurumun ne de tek bir kesimin meselesidir; hepimizin ortak sorumluluğudur” ifadelerini kullandı. Toplantı, kooperatif temsilcilerinin görüş ve önerilerini paylaşmasının ardından sona erdi.

toplantı

TUGAY:İZMİR’İN BİR NUMARALI SORUNU SU

Toplantıda İzmir’in su krizinin sadece teknik değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir mesele olduğunu vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 2025 yılının beklenenden çok daha kurak geçtiğini söyledi. Tugay, “2025 yılı, öngöremediğimiz kadar kurak geçti. En kurak yıllardan birini yaşadık. Hiçbir soruna sırtımızı dönmüyoruz. Bu konu, DSİ’nin sorumluluğunda olsa da ‘bu başkasının sorunu’ demiyoruz. İzmir’in bir numaralı sorunu sudur” dedi. Yer altı sularının kontrolsüz kullanımına dikkat çeken Tugay, kaçak ve ruhsatsız kuyuların arttığını belirtti. Su tüketimindeki dağılıma değinen Tugay, “Toplam su tüketiminin yüzde 10’u kentlerde içme ve kullanma suyu, yüzde 20’si sanayi, yüzde 70’i ise tarımsal sulama için kullanılıyor. Bu yüzden sadece bireysel tasarruf çağrılarıyla sorunu çözmek mümkün değil. Tarımsal sulamada verimliliği artıracak ortak adımlara ve sizin desteğinize ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

“TUZLANMA ARTIYOR”

Kayıp-kaçak oranındaki yanlış algılara da değinen Tugay, şebeke kayıplarının kaçınılmaz olduğunu belirtti ve İzmir’de kayıp-kaçak oranının yüzde 24,8 olduğunu söyledi. Yanlış sulama teknikleri, bilinçsiz gübreleme ve hatalı ilaçlamanın toprak sağlığını olumsuz etkilediğini vurgulayan Tugay, tuzlanma ve asitlenmenin giderek arttığını dile getirdi.

“SU VE TOPRAK KORUNMALIDIR”

Su ve tarım sorunlarının aynı zamanda kalkınma meselesi olduğuna dikkat çeken Tugay, üretimin sürdürülebilirliğinin toplumsal yaşamın tüm alanları için hayati olduğunu söyledi. “Sanayi, tarım ve hayvancılık üretmeye devam etmek zorunda. Çocuklarımızın eğitim alabilmesi, insanların sağlık hizmetlerine erişebilmesi ancak kalkınmış bir ülkenin imkanlarıyla mümkün” dedi. İzmir’in tarım ve hayvancılığının vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Tugay, üreticilerin emeğinin karşılığını alması gerektiğini, ancak bunu yaparken su ve toprağın korunması gerektiğini söyledi.

ORTAK AKIL VE BİLİMSEL ÇÖZÜMLER

Başkan Tugay, su krizinin çözümünün ortak akıl ve bilimsel yaklaşımlarla mümkün olacağını belirterek üniversitelerden akademisyenlerin de yer aldığı bir Su Kurulu kurduklarını açıkladı. Arıtılmış suyun yeniden kullanımı, modern sulama teknikleri, sanayide su verimliliği ve yeni su kaynakları gibi konuların birlikte değerlendirileceğini söyledi. Tugay, sürecin yalnızca belediye veya devletin tek başına yönetemeyeceğini, üreticiler, sanayiciler ve kooperatiflerin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

“SİZİ YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”

Sulama ve tarımsal kalkınma kooperatiflerini sürecin en önemli paydaşları olarak tanımlayan Tugay, yanlış yönetimlerden kaynaklı sorunlara işaret etti ve üreticilere çağrıda bulundu: “Bu ülkeye artık kimse kıymasın, herkes elindekinin kıymetini bilsin. Bundan sonra birlikte yol yürüyelim. Akıllı sayaçlardan yararlanalım, hobi bahçelerini daha sık denetleyelim. Su krizinin geçici olmadığını unutmayalım; hepimiz üzerimize düşeni yapmalıyız. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sizi asla yalnız bırakmayacağız.”

“KAYNAKLAR DOĞRU İŞLER İÇİN KULLANILMALI”

Belediye kaynaklarının halka ait olduğunu vurgulayan Tugay, desteklerin rastgele değil, sürdürülebilir üretimi esas alan projeler için planlandığını söyledi: “Gerçekten üretim yapmak isteyen, bahçesine sahip çıkan üreticinin yanında oluruz. Verdiğimiz desteğin karşılığını görmek isteriz. Bu iş sürdürülebilir olmalı; kaynaklar heba edilmemeli ve doğru işler için kullanılmalı. Bu kurumun parası sizin, gelin bu işi samimiyetle yürütelim.”

izsu genel müdürü

SANİYEDE 2 BİN LİTRE SU

İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, kent merkezinde günlük su tüketiminin 648 bin metreküp olduğunu, bunun saniyede yaklaşık 7 bin 500 litreye karşılık geldiğini söyledi. Barajların büyük bölümünün kritik seviyelere indiğine dikkat çeken Erdoğan, yer altı sularının sürdürülebilirliğinin hayati önem taşıdığını belirtti. Göksu, Sarıkız, Menemen ve Halkapınar başta olmak üzere yeni kuyu ve kuyu yenileme çalışmalarının hızlandırıldığını, böylece saniyede yaklaşık 2 bin litre ilave su kazanıldığını söyledi.

ORTA VE UZUN VADELİ ÇÖZÜMLER

Erdoğan, suyu artırmanın yeni kaynak bulmak kadar önemli olduğunu vurgulayarak, kayıp-kaçakla mücadele sayesinde yaklaşık 5,6 milyon metreküp suyun sistemde tutulduğunu söyledi. Tahtalı Barajı’nın ölü hacmindeki suyun sisteme kazandırılması için ihale sürecinin Temmuz 2026’da başlatılacağını duyurdu. Ayrıca, deniz suyu arıtma tesislerinin ve bulut tohumlama uygulamalarının orta ve uzun vadede alternatif çözüm olarak değerlendirildiğini belirtti.

“ORTAK HAREKET EDİLMELİDİR”

Su krizinin yalnızca İZSU veya yerel yönetimlerle çözülemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, tüm kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi. Vatandaşların su tasarrufuna dikkat etmesinin önemine değinen Erdoğan, “Tasarruf, bilinçli kullanım ve dayanışma, İzmir’in su geleceği için en güçlü araçlarımızdır” dedi.

BÜYÜKŞEHİR’İN DESTEKLERİ VE KOOPERATİF YAPISI

Tarım hizmetleri ve kooperatif destekleri hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İzmir’de 81 sulama kooperatifi, 45 su ürünleri kooperatifi ve 163 tarımsal kalkınma kooperatifi olmak üzere toplam 289 kooperatif bulunduğunu aktardı. 13 bin 500 ortağın yer aldığı sulama kooperatiflerinin özellikle Kemalpaşa, Ödemiş, Menderes, Bergama ve Tire’de yoğunlaştığını söyledi. Üngür, sulama tesisleri, göletler, kuyu yapımı ve bakım-onarım çalışmalarının aralıksız sürdüğünü belirtti.

UZUN VADELİ PLANLAMA ŞART

İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, iklim değişikliğinin Ege ve İzmir havzaları üzerindeki etkilerini paylaştı. Yağışların azalmasının geçici olmadığını, sıcaklık artışlarının İzmir ve çevresinde daha şiddetli hissedildiğini belirten Kurucu, önümüzdeki 15–20 yılda su kaynakları üzerindeki baskının artacağını ve havza bazlı planlama ile uzun vadeli su yönetimi politikalarının zorunlu olduğunu vurguladı.

 

Kaynak : BÜLTEN

Okumaya Devam Et

Aşağı kaydırmaya devam edebilir veya ilgi alanınıza göre seçim yapabilirsiniz.