İzmir’in Menderes ilçesinde taşınma sırasında nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada hazırlanan bilirkişi raporu dosyaya girdi. Raporda, Ebrar’ın annesi Songül Lök’ün teknik açıdan tali kusurlu olduğu değerlendirmesine yer verildi. Duruşmada konuşan acılı anne Lök, “Ben cehennemi yaşıyorum. Kızım gitti, telafisi yok. Ben kızıma ‘Git asansörün altında öl’ mü diyeceğim? Çok doluyum" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Olay, 20 Eylül 2025 tarihinde Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi 627 Sokak’ta meydana geldi. H.Y.’ye ait evin taşınması sırasında, nakliye asansöründe bulunan bir koltuk apartman bahçesinde bulunan Ebrar Aktaş’ın üzerine düştü. Ev sahibinin yeğeni olan küçük kız ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Menderes Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Ebrar Aktaş, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Aktaş’ın cenazesi, Gaziemir Merkez Camisi’nde kılınan namazın ardından Doğançay Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, nakliye firmasında çalışan Suriye uyruklu A.H.M. ile firma yetkilileri Efecan Güngör ve Mustafa Güngör gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Güngör kardeşler tutuklanırken, A.H.M. serbest bırakıldı.

İDDİANAME HAZIRLANDI
Soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, şüphelilerin üçlü koltuğun yerleştirilmesi sırasında “fırtına” olarak nitelendirilebilecek şiddette bir rüzgar çıktığını, bu durumun koltuğun dengesini bozarak sepetten düşmesine neden olduğunu öne sürdükleri belirtildi. İddianamede, kazanın meydana gelmesinde Mustafa Güngör ve Efecan Güngör’ün ana etken olduğu vurgulandı. A.H.M.’nin ise dikkatsiz ve tedbirsiz davranışlarının kazaya etki ettiği, Ebrar’ın olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı ifade edildi. Şüphelilerin olayın meydana gelebileceğini öngörmelerine rağmen sonucu istemedikleri; ancak platformda bulunan Ebrar’ın ölümüne neden oldukları belirtilerek, sanıklar hakkında “Bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan 2 yıldan 9’ar yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açıldı.
SANIKLAR İKİNCİ KEZ HAKİM KARŞISINDA
Sanıkların yargılanmasına Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Tutuklu sanıklar Efecan Güngör ve Mustafa Güngör duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, tutuksuz sanık A.H.M. duruşmada yer almadı. Ebrar’ın annesi Songül Lök, Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) üyeleri ve taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu.
BİLİRKİŞİ RAPORU DOSYAYA GİRDİ
Duruşmada hakim, bilirkişi raporunun dosyaya ulaştığını belirterek raporu okudu. Raporda, Mustafa Güngör’ün teknik açıdan tali kusurlu, Efecan Güngör’ün ise asli kusurlu olduğu tespit edildi. Ayrıca Ebrar’ın gözetiminden sorumlu olması nedeniyle anne Songül Lök’ün de tali kusurlu olduğu, Ebrar’ın ise kusurunun bulunmadığı ifade edildi. Rapora ilişkin söz alan tutuklu sanık Efecan Güngör, “Asansör dengesiz olsaydı diğer koltukları da indiremezdik. Kurulan zemin sabitti. Kurulum ve denge problemi yoktu" dedi. Mustafa Güngör ise, “Asansörde hiçbir teknik problem yoktu. İki eşya indirdiğimizde de hiçbir sorun olmadı. Olsaydı onlarda da olurdu" şeklinde savunma yaptı.
‘AKLIMIZIN UCUNDAN GEÇMEZDİ’
Bilirkişi raporunda tali kusurlu olduğu belirtilen anne Songül Lök de duruşmada şu ifadeleri kullandı:
“Olaydan bir gün önce kardeşime yardıma gitmiş, tüm eşyaları kolilemiştik. Olay günü gelen nakliyeciler bizden kahvaltı isteyince kolilerden kahvaltı için eşya çıkardık. Kahvaltı sonrasında eşyaları yeniden kolilerken kızım bilgim dışında dışarı çıkmış. Böyle bir şey olacağını aklımızın ucundan dahi geçirmedik. Hiçbir anne evladının başına bunun gelmesini istemez."
TUTUKLULUK HALLERİ DEVAM EDECEK
Beyanların ardından savcılık, sanıkların tutukluluk hallerinin devamı yönünde mütalaa verdi. Tahliye talebinde bulunan sanıklara karşı yeniden söz verilen Songül Lök gözyaşlarına hâkim olamadı. Lök, “Herkes kendini benim yerine koysun. Kızımdan başka kimsem yok. Çalıştım çabaladım, kızımı okutmaya çalıştım. Kızım 9 yaşındaydı. Ben cehennemi yaşıyorum. Kızım gitti, telafisi yok. Ben kızıma ‘Git asansörün altında öl’ mü diyeceğim? Çok doluyum" dedi.
Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 27 Şubat tarihine erteledi.