16 Haziran 2026, Salı 16:40
34°C İzmir

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri’nden İzmir Barosu’na destek

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, kamusal görevlerini yerine getirdikleri ve en temel haklarını kullandıkları gerekçesiyle haklarında soruşturma izni verilen İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerine destek vermek amacıyla basın toplantısı düzenledi

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri’nden İzmir Barosu’na destek haberinin görseli
5 dk okuma süresi

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, haklarında soruşturma izni verilen İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerine destek vermek amacıyla basın toplantısı gerçekleştirdi. İzmir Barosu Avukat Nevzat Erdemir Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıda, baro yönetimine yönelik soruşturma kararına tepki gösterildi. Açıklamada, İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin kamusal sorumluluklarını yerine getirdikleri ve anayasal haklarını kullandıkları için hedef alındıkları savunuldu.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri adına yapılan değerlendirmelerde, hukuk devleti ilkelerinin ve ifade özgürlüğünün korunmasının önemine dikkat çekilirken, baro yönetimine yönelik soruşturma girişiminin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Toplantıda ayrıca, savunma mesleğinin ve baroların demokratik toplumdaki rolüne işaret edilerek, İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin yanında olunduğu mesajı verildi. Katılımcılar, hukuk kurumlarına yönelik baskılara karşı dayanışmayı sürdüreceklerini ifade etti.

BELİRSİZLİK İÇERİSİNDE BİR YAŞAM

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri adına basın açıklamasını okuyan İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör, şunları aktardı: “Bildiğiniz üzere toplumun tüm kesimleri üzerinde büyük bir soruşturma, kovuşturma, tutuklama politikası yürütülmekte, hak, özgürlük, adalet, demokrasi, emek gibi en temel talepler dahi çeşitli yaptırımlarla cezalandırılmak istenmektedir. AK Parti iktidarı ülkede ne iş, ne aş, ne demokrasi ne de özgürlük bırakmıştır. İnsanlar yoksul, geleceksiz ve belirsizlik içerisinde yaşam ve hak mücadelesi vermeye çalışmaktadır. İzmir Barosu 118 yıllık tarihi boyunca hiçbir dönemde baskıcı, otoriter, faşizan bir anlayışa boyun eğmemiş, biat etmemiş; her zaman hakkın, adaletin, özgürlüklerin ve demokrasinin tarafında yer almış, kimsenin söylemediğini söyleme, kimsenin yapmadığını yapma cesaretini göstermiş ve tarihe de bu şekilde geçmiş bir barodur. Ve bugün İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri’nin en önemli bileşenlerinden birisi olarak İzmir Barosu, cezaevlerindeki hak ihlallerini raporladığı ve bu konuda kamuoyu oluşturduğu, ayrıca 19 Mart protestolarına katıldığı için cezalandırılmak istenmektedir. İzmir Barosu bugün avukatlık yaptığı, baro olmanın gereğini yerine getirdiği için, Avukatlık Kanunu’nun barolara vermiş olduğu insan haklarını, özgürlükleri ve demokrasiyi ilerletme ve koruma görevini ifa ettiği için sanık kürsüsüne çıkartılmak istenmektedir.”

- REKLAM -

YASAL BİR SORUMLULUK

“İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında başlatılan soruşturmanın özü tamamen budur; kanunu, hukuku uygulamak ve bu konuda cesaret göstermek…” denilen açıklamada, “Demokratik bir toplumda barolar; hukukun üstünlüğünün, savunma hakkının, insan haklarının ve yargı bağımsızlığının güvenceleri arasında yer alır. Baroların görevi salt avukatların mesleki sorunlarıyla ilgilenmek değildir. Barolar aynı zamanda hukuksuzluklara karşı toplumu uyarmak, temel hak ve özgürlükleri savunmak ve kamu yararını gözetmektir. Bu görev, hem anayasal hem de yasal bir sorumluluktur. Baroların ve meslek örgütlerinin açıklamalarını, eleştirilerini ve demokratik tutumlarını soruşturma konusu haline getirmek; ifade özgürlüğüne, örgütlenme özgürlüğüne ve savunma mesleğinin bağımsızlığına yönelik ciddi bir müdahaledir. Hukukun, eleştirel düşünceyi ve demokratik muhalefeti bastırmanın aracı haline getirilmesi kabul edilemez. Savunmanın susturulmaya çalışıldığı, meslek örgütlerinin baskı altına alındığı bir ortamda hukuk devletinden, adil yargıdan ve demokratik toplum düzeninden söz etmek mümkün değildir. Çünkü savunma makamı ve barolar avukatlarla birlikte, tüm toplumun güvencesidir. Barolara yönelik her türlü baskı girişimi, yurttaşların hak arama özgürlüğüne yönelmiş bir müdahale niteliği taşımaktadır” bilgisi paylaşıldı.

HİÇ KİMSE YALNIZ DEĞİLDİR

Son olarak ise, “Bizler, İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak; İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında başlatılan soruşturmanın karşısında olduğumuzu, hukuki dayanaktan yoksun bu girişimin derhal sonlandırılması gerektiğini ifade ediyor, İzmir Barosu’nun yanında olduğumuzu, savunmanın bağımsızlığını, hukuk devletini ve demokratik hakları savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz. Hiç kimse yalnız değildir. Savunma susmayacak, demokrasi ve adalet mücadelesi devam edecektir. Ne mutlu Türkiye’ye ki İzmir Barosu vardır ve daima var olacaktır” mesajı verildi.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.