TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İzmir İl Koordinasyon Kurulu, Bucacezaevi Özgürleşirken Platformu, İzmir Barosu ve İzmir Tabip Odası, Buca Cezaevi alanının yapılaşmaya açılmasına karşı Buca Cezaevi alanında ortak basın açıklaması yaptı.
‘Betona değil yeşile ihtiyaç var’, ‘Ranta teslim olmayacağız’ sloganlarının atıldığı açıklamayı, Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Ilgaz Su Aktaş okudu.
PAZARLIK KONUSU EDİLEMEZ
Açıklamada, Buca Cezaevi alanının kamuya ait olduğu vurgulanarak, “Buca Cezaevi Alanı pazarlık konusu edilemez” denildi. Meslek örgütleri, uzun yıllar süren hukuki mücadele sonucunda alanın rekreasyon alanı olarak belirlenmesine rağmen, mülkiyet devri gerekçe gösterilerek yeniden yapılaşmaya açılmak istendiğini ifade etti. 2020 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İller Bankası arasında imzalanan protokol ile alanın ‘Rezerv Yapı Alanı’ ilan edildiği hatırlatılan açıklamada, bu kararla planlama yetkisinin belediyelerden Bakanlığa geçtiği ve mülkiyetin İller Bankası’na devredildiği belirtildi. 2022 yılında cezaevi binasının yıkıldığı ve alanın büyük bölümünde konut ve ticaret yapılaşmasına olanak tanıyan imar planlarının onaylandığı vurgulandı.

KAMU YARARINI YOK SAYMAKTA
Meslek örgütleri, söz konusu planlara karşı açılan davaların 2023 yılında kazanımla sonuçlandığını, hem rezerv yapı alanı kararının hem de yüksek yoğunluklu yapılaşma öngören imar planlarının mahkeme kararlarıyla iptal edildiğini hatırlattı. Böylece alanın tamamının kamu yararı doğrultusunda ‘rekreasyon alanı’ olarak belirlenmesi gerektiği ifade edildi. Ancak açıklamada, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mahkeme kararlarına rağmen 29 Ocak 2026 tarihinde 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğini onayladığına dikkat çekildi. Bu planla birlikte rekreasyon alanlarının daraltıldığı, konut ve ticaret alanlarının artırıldığı belirtilerek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi daha önce iptal ettirdiği bir planı yeniden onaylayarak bilirkişi raporlarını, yargı kararlarını ve kamu yararını yok saymaktadır” denildi.
TRAFİK YÜKÜNÜ ARTIRACAK
“Buca Cezaevi alanı kamusal alan olarak kalmalıdır!” sözlerinin yinelendiği açıklamada, “Buca ilçesindeki mevcut yapı yoğunluğu ve kamusal alan yetersizliği dikkate alındığında, tamamının nitelikli bir kamusal mekâna dönüştürülebilmesi mümkün olan bir alanın yüksek yoğunluklu yapılaşmaya konu edilmesi açıkça kent suçudur. Yaklaşık 80.000 metre kare büyüklüğündeki Buca Cezaevi Alanının yapılaşmaya açılması durumunda; Buca ilçesinde hâlihazırda katlanılamaz düzeyde olan trafik yükü daha da artacak, yüksek yapı ve nüfus yoğunluğu altyapı sorunlarını derinleştirecek, kent parkı oluşturulabilecek nadir bir kamusal alan kalıcı biçimde kaybedilecek, 2024 yılı sonunda AFAD, ilgili belediyeler, meslek odalarının katılımı ile oluşan komisyonun önerisi ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin onayı ile geçici barınma alanı olarak belirlenen bir alan tamamen ortadan kalkacaktır. Ayrıca unutulmamalıdır ki bu alan yalnızca fiziksel bir mekân değil; aynı zamanda çok sayıda politik mahkûmun ve ailelerinin hayatlarında insan hakları açısından kabul edilemez uygulamalara tanıklık etmiş, toplumsal hafızada derin izler bırakmış bir alandır. Böylesi bir alanın yürürlükteki planlarla rekreasyon alanı olarak bu hafızayı yaşatacak biçimde tasarlanması mümkünken yapılaşmaya açılması kentsel ve toplumsal hafızanın da yok sayılmasıdır. Tüm bu nedenlerle, Buca Eski Cezaevi alanının yapılaşmaya açılması, İzmir’in kent suçu siciline yeni ve ağır bir suçun eklenmesi anlamına gelecektir” cümlelerine dikkat çekildi.
BİR HAFIZA MEKANI
Uyarıda bulunan meslek örgütleri, son olarak, “İzmir Büyükşehir Belediyesi; kendi yürüttüğü davalarla kazanılmış hukuki sonuçları yok sayarak, toplumsal taleplere sırt dönerek ve iptal edilmiş planları yeniden onaylayarak ciddi bir kent suçu işlemektedir. Buca Cezaevi alanında yürürlükte bulunan planlarda yer alan kamusal kullanım kararlarını kaldırarak alanı yapılaşmaya açmaya yönelik her türlü girişime karşı hukuki haklarımızı kullanmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. Buca Cezaevi Alanı bir hafıza mekanıdır. Alanın bu niteliği ile birlikte, Buca İlçesi’ndeki mevcut yapı yoğunluğu ve kamusal alan yetersizliği dikkate alındığında, tamamının nitelikli bir kamusal mekâna dönüştürülebilmesi konusunda ısrarımızı ve mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Kamusal alanlardan yoksun bırakılan, olası bir depremde can güvenliğini sağlayacak alanlara erişimde ciddi sorunlar yaşayacak tüm kentlileri, meslek örgütlerini ve kurumları, Buca Cezaevi Alanının kamusal alan olarak korunması için açık ve net bir tutum almaya ve birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz” mesajını verdi.