Bolu Kartalkaya’da yaşanan ve tüm Türkiye’de derin iz bırakan otel yangınının ardından, konaklama tesislerine yönelik yangın güvenliği düzenlemeleri yeniden gündeme geldi. İzmir Otel Pansiyon ve Yurt İşletmecileri Odası tarafından düzenlenen ‘Yangın Yönetmeliği Bilgilendirme Toplantısı’, kamu kurumları, yerel yönetimler ve sektör temsilcilerinin geniş katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, güncellenen mevzuatın uygulama esasları, denetim süreçleri ve işletmelerin uyum takvimi detaylı şekilde ele alınırken, kamu–özel sektör iş birliğinin önemi vurgulandı.
Öte yandan, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından yapılan sunumda; uygulama esasları, denetim süreçleri ve işletmelerin uyum takvimi hakkında detaylı bilgiler paylaşılırken; ETİK Başkanı Mehmet İşler ise mevcut düzenlemelerin bu haliyle uygulanması durumunda Konak’taki tesislerin yüzde 80’inin, İzmir genelinde ise yüzde 50-60’ının kapanabileceği uyarısında bulundu.

BİRER GÜVENLİK KALKANI
Açılış konuşmasını yapmak için kürsüye davet edilen İzmir Otel Pansiyon ve Yurt İşletmecileri Odası Başkanı İbrahim Veral, toplantının temel amacının; işletmelerin mevzuata uyum sürecini doğru ve planlı şekilde tamamlamasını sağlamak, İzmir turizminin güvenli ve sürdürülebilir yapısını güçlendirmek olarak ifade etti. Başkan Veral, şunları aktardı: “Yalnızca bir kural değişikliği değil, şehrimizin marka değerini koruma altına alan birer güvenlik kalkanıdır. Sektör temsilcileri olarak temel amacımız, bu değişim sürecini işletmelerimize ağır yükler bindirerek değil; belediyemiz ve ilgili kurumlarımızla tam bir dayanışma içinde yönetmektir. Bizim için ortak akıl, mevzuatın gereklilikleri ile turizm sektörünün dinamiklerini birleştiren en kısa yoldur. Amacımız, bu dönemde hiçbir otelimizin veya işletmemizin operasyonel olarak zarar görmemesini sağlamaktır. İtfaiye Müdürlüğümüzün rehberliği ve bizlerin saha tecrübesiyle, bürokratik süreçleri birbirimize yardımcı olarak aşacağımıza inancımız tamdır. Önümüzde yoğun bir turizm sezonu var. İzmir turizmini sezona hazırlarken hem yerli ve yabancı turistlerimizin can güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı, hem de tesis standartlarını dünya normlarına taşımayı hedefliyoruz. Yangın güvenliği konusunda atacağımız her doğru adım, gelecekte yaşanabilecek olası risklerin önüne set çekecektir. Kıymetli katılımcılar, bugünkü sunumun, yönetmelik değişikliklerini anlamak ve uygulamada karşılaşabileceğimiz sorunlara birlikte çözümler üretmek adına bir milat olmasını diliyorum. Bizler, belediyemizle el ele vererek İzmir’i, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en güvenli turizm destinasyonlarından biri yapmaya kararlıyız. Katılımlarınız ve yapıcı katkılarınız için şimdiden teşekkür ediyor, verimli bir toplantı geçirmenizi diliyorum.”

YANIMIZDA OLAN BİRER NEFER
Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler ise konuşmasında, “İtfaiye Şube Müdürümüz, öncelikle bizlere çok değerli bilgiler aktaracak. Bu bilgiler, mevzuatın kendisidir. Kendileri sahada görev yaparak, yönetmeliğe uygun uygulamaların hayata geçirilmesinde bizim yanımızda olan birer neferdir. Onlar da mevzuata uymakta; ancak maalesef sahada bazen yanlış anlaşılmalar olabiliyor ve sanki mevzuatın uygulanamamasının sorumlusu onlarmış gibi tepki gösteriyoruz. Ben birçok sahada bulundum ve bunu gözlemledim. Bu nedenle sizden bir ricam var: Lütfen bugün sunum yapacak olan kıymetli Şube Müdürümüz ve arkadaşları için hep birlikte büyük bir alkışla teşekkür edelim… Bolu-Kartalkaya yangınından sonra bütün ezberlerimiz bozulmaya başladı ve hiç beklemediğimiz şeyler bu kez tebliğ olarak çıkmaya başladı. Maalesef söylemek gerekir ki artık bu tebliğler ve yönetmelikler, ‘aman sorumluluğu almayın’ anlayışıyla merkezi idare tarafından yerel yönetimlere aktarılıyor. Yerel yönetimler de mevzuatın izin verdiği ölçüde inisiyatif kullanarak uygulama yapıyorlar. Bugün İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Bey’e sektör adına teşekkür ediyorum. Bütün kanun ve yönetmelik kapsamındaki inisiyatifin tamamını, turizmci kardeşlerimiz için kullandı. Kendisine buradan bir kez daha teşekkür ediyor ve alkışlıyorum” sözlerine dikkat çekti.
TURİZM AÇISINDAN ÇOK CİDDİ BİR RİSK
Yangın Yönetmeliği gündeme geldikten sonra yaşanan süreci aktaran Başkan İşler, “Efendim, üç bakanlığa gittik ve ‘Bizi ne yapacaksınız? Kapatacak mısınız?’ diye sorduk. Çevre Bakanlığı ve diğer ilgili birimler ‘Biz karışmayız, siz uygulayın’ dediler. Yasa çıktı, belediyenin kapısını çaldık, ‘Siz ne yapacaksınız?’ dedik. ‘Biz de onlara uyacağız’ yanıtını aldık. Peki biz ne yapalım? Sektör olarak yalnız mı kaldık? Bu süreçte içimizden farklı tepkiler çıktı: Bir kısım arkadaşımız ‘Param pulum yok, kapatacaklarsa kapatsınlar’ dedi; maalesef bunu kayıp olarak görüyoruz. Bir kısmı ise ‘Ben razıyım, yapacağım ama param yok’ dedi. Hemen kredi talep ettik; sadece yangın mevzuatında kullanılmak üzere düşük faizli kredi verilmesini istedik. Ancak faizler yüksek, kaynak yok, talebimiz karşılanmadı… 31 Mayıs 2026’dan sonra uygunsuz olanlar kapatılacak. Eğer uygulamaya geçerse, özellikle Konak’taki tesislerin yüzde 80’i, İzmir genelinde ise yüzde 50-60’ı kapanabilir. Bu durum rezervasyon, istihdam ve turizm açısından çok ciddi bir risk oluşturuyor. Hepimiz, bu mevzuatta başı kesik tavuk gibi dolaşıyoruz. Ama suç itfaiyede, yerel yönetimde ya da idarede değil; bizde de değil. Suçlu yok; sorun, karmaşık ve sorumluluktan kaçınan bir mevzuatın varlığıdır. Otuz yıldır denetlenmemişiz; şimdi bir yılda hepsini uygulamamız isteniyor… Değerli arkadaşlar, meslektaşlarım: 31 Mayıs 2026 geldiğinde ne yapacağız? Benim şahsi kanaatim şu: Mayıs ayında yeni bir yasa çıkabilir. Mevcut duruma göre daha ağır, ancak bize makul bir süre tanıyacak bir yasa olabilir. 31 Mayıs’taki durum hala muamma; yarın farklı bir karar alınabilir ve bu belirsizlik devam edebilir… Biz hancıyız; hep birlikte başardık. Güç birliği ve el birliğiyle bunu bir kez daha aşacağımıza inanıyorum. Neler gördük, neler yaşadık…” yorumunda bulundu.

BEDELİ ÇOK AĞIR
Konuştukları temel konunun, can güvenliği olduğunu vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır da, “Aslında en fazla özen gösterdiğimiz konu da budur. Yangın güvenliği mevzuatının uygulanması tamamen bir yaşam sorunudur; yani yaşamsal bir konudur. Tabii, konuşmacımızın da belirttiği gibi, Kartalkaya yangını bu ülkede gerçekten bir milat oluşturdu. Yangın olsun, diğer afetler olsun; bugün de sel afetleri yaşıyoruz, biliyorsunuz. 12 ve 13 Şubat için özel uyarılar aldık. Her şey bir anda olabiliyor ve acısının telafisi çok uzun zaman alabiliyor; bazen de telafisi mümkün olmuyor. İşte bu kısacık anlar için birtakım önlemler almamız gerekiyor. Bugün de konuşmaya çalıştığımız şey aslında budur ve Kartalkaya örneği, bizi bu konuda uyaran en büyük örnektir… Bedeli çok ağır. Büyük kayıplar verdiriyor, büyük acılar yaşatıyor. Biz de bu bedeli tekrar tekrar ödemek istemiyoruz; en azından yerel yönetim olarak bunu istemiyoruz. İnsanların topluca bulunduğu kamusal yapılardaki önlemler büyük önem taşıyor: kamu binaları, iş yerleri, okullar, hastaneler, alışveriş merkezleri… Özellikle uzun süre geçirilen ve insanların en savunmasız halde bulunabildiği oteller, pansiyonlar yani konaklama tesislerimiz kritik öneme sahip. Alınmayan her önlem doğrudan hayati risk yaratıyor… Bir felaket; çalışmayan bir kapı kilidi, aylardır kontrol edilmemiş bir sistem ya da kapatılmış bir yangın merdiveni demektir. Bunlar hayatla ölüm arasındaki mesafeyi belirleyen unsurlardır. Yangınları önlemek ve olası riskleri en aza indirmek için binalarımızı tüm özellikleriyle, olması gereken standartlarda tutmak zorundayız. Bu sorumluluğu hep birlikte üstlenmeliyiz. Çünkü herkesin hayatı her şeyden daha değerlidir. Yangın yönetmeliği bilgilendirme toplantısını düzenleyen İtfaiye Dairesi Başkanlığımıza, hayatlarımıza verdikleri önem için öncelikle teşekkür ediyorum. Güvenliği artırmaya yönelik yapacağınız tüm düzenlemelerde her zaman yanınızda olduğumuzu özellikle belirtmek isterim. İtfaiye teşkilatımızla birlikte belediyemiz, ihtiyaç duyduğunuz her türlü desteği sağlamak için elinden geleni yapacaktır” mesajını verdi.
Açılış konuşmalarının ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Denetim ve Önleme Şube Müdürlüğü ekipleri, bir sunum yaparak turizm işletmelerinden, alışveriş merkezlerine kadar insan yoğunluğunun bulunduğu alanlarda denetimi sürdürdüklerini kaydetti. Soru–cevap bölümüyle interaktif şekilde tamamlanan program, sektör temsilcilerinin görüş ve önerilerinin alınmasıyla sona erdi.