18 Eylül 2026, Cuma 17:37
30°C İzmir

Urla’da otoyol özelleştirmesine karşı ortak ulaşım çağrısı

Otoyolların özelleştirilmesinin Yarımada’nın ulaşımına ve ekonomisine etkilerinin ele alındığı toplantıda, bölgenin geleceğini kapsayan bütüncül bir ulaşım planlaması yapılması gerektiği vurgulandı

  • Oluşturulma:
  • Kaynak: BÜLTEN
Urla’da otoyol özelleştirmesine karşı ortak ulaşım çağrısı haberinin görseli
6 dk okuma süresi

Urla’da otoyolların özelleştirilmesinin Yarımada’nın ulaşımına, ekonomisine ve günlük yaşamına olası etkileri masaya yatırıldı. Bölgede izlenecek yol haritasının değerlendirilmesi amacıyla düzenlenen toplantıda, ulaşımın yalnızca yol güzergâhlarından ibaret olmadığı, Yarımada’nın geleceğini doğrudan ilgilendiren kapsamlı bir konu olduğu ifade edildi.

Toplantıya Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan’ın yanı sıra CHP geçmiş dönem İzmir Milletvekili Musa Çam, Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, Urla Kent Konseyi Başkan Vekili Cemil Doğru, Avukat Şehrazat Mercan, siyasi parti, kurum, kuruluş, dernek ve sendikaların temsilcileri, Urla Belediyesi meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.

ULAŞIM KARARLARI BÜTÜNCÜL ELE ALINMALI

Toplantıda konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, konuya yalnızca belediye başkanı olarak değil, Urla’da doğup büyümüş, eğitim hayatını burada sürdürmüş ve yaşamını kentte devam ettirecek bir vatandaş olarak baktığını söyledi. Yarımada ulaşımının sadece otoyoldan oluşmadığını belirten Balkan, otoyol kullanım maliyetlerinin artmasının alternatif güzergâhlarda oluşturabileceği trafik yükünün de mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ulaşım kararlarının kent planlamasıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Balkan, “Bir kentte imar planı yaparken yalnızca binaların nerede yükseleceğini hesaplamazsınız. Nüfusu, altyapıyı, suyu, kanalizasyonu, otoparkı ve trafiği de hesaplarsınız” dedi.

Urla’nın önemli bir eğitim ve yaşam merkezi olduğuna dikkat çeken Balkan, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün binlerce öğrenci ve akademisyene ev sahipliği yaptığını, İskele’de Dokuz Eylül Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nin bulunduğunu belirtti. Güzelbahçe’ye taşınması planlanan İzmir Ekonomi Üniversitesi gibi gelişmelerin de Yarımada’daki ulaşım hareketliliğini artıracağını kaydetti.

Balkan, Yarımada’nın ulaşımının bütünüyle ilgili yeterli planlama ve fizibilite yapılıp yapılmadığını sorgulayarak, otoyol kullanım maliyetindeki değişikliğin Urla, Güzelbahçe ve genel olarak Yarımada’nın mevcut ulaşım altyapısına etkilerinin ortaya konulması gerektiğini dile getirdi.

urla

"MESELE YALNIZCA OTOYOLDAN KAÇ LİRA ALINACAĞI DEĞİL"

Ulaşım maliyetindeki artışın yalnızca araç kullanan vatandaşları ilgilendiren bir konu olmadığını belirten Balkan, bunun bölgenin ekonomik yaşamına da doğrudan yansıyacağını söyledi.
Ulaşım maliyetinin artması halinde bu maliyetin yalnızca bireysel araç kullanıcılarının değil, ürününü pazara götüren çiftçinin, işine gidip gelen emekçinin, malını taşıyan esnafın ve müşterisine ulaşmaya çalışan işletmelerin de üzerinde hissedileceğini belirten Balkan, “Ve sonunda bu maliyet, dönüp dolaşıp vatandaşın cebine yansır” ifadelerini kullandı. Balkan ayrıca Urla Demircili’de yaşanan gemi sorununa ilişkin olarak da bölgede uzun süre yürütülen mücadeleye değindi. Geminin kaldırılması talebiyle her pazar eylem gerçekleştirdiklerini belirten Balkan, geminin kaldırılacağı yönünde karar beklenirken, gemi sahibinin gemiyi bulunduğu yerde parçalama kararı aldığını ifade etti.
Avukat Şehrazat Mercan, gerçekleştirdiği konuşmasında dava açacaklarını ve sürecin takipçisi olacaklarını vurgulayarak “Biz kendi menfaatlerimizi, kamunun menfaatlerini koruyacağız. İzmir Çeşme yolunun yine kamunun olması için çabalayacağız. Belediye Başkanımız dava açalım dedi. Bizler bir dava açacağız ve sürecin takipçisi olacağız” dedi. 
Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler ise gerçekleştirdiği konuşmasında 1992 yılında otoyolun yapım maliyetinin 672 Milyon Dolar olduğunu belirterek “Geçtiğimiz sene 29 Mart’ta yine Urla’da yakmıştık çoban ateşini. İlk otoyol eylemimizi Urla’da yapmıştık ve ses getirmişti. Fakat genele yayılamamıştı. Bu yüzden bu toplantının bugün burada yapılması çok değerli. 1992 yılında otoyolun yapım maliyeti 672 Milyon Dolar. Şimdi tüm Türkiye'deki yedi otoban iki tane köprü için 8 ila 10 milyar dolar arasında satılması hedefleniyor. Yani bunun kamu yararı nerede” dedi. 
Otoyol özelliştirmesinin ülkede refaha yol açmayacağını ulaşım maliyetinin artması ile yaşam pahalılığının artacağının altını çizen Urla Kent Konseyi Başkan Vekili Cemil doğru konuşmasında “Bu yol; İzmir’e her gün işe gidip gelen memurumuzun, sağlık çalışanlarımızın, eğitim çalışanlarımızın, işçimizin, Urla’daki kampüslere, okullara ulaşmaya çalışan öğrencilerimizin, yarımadanın tarım ürünlerini, enginarını, balığını pazara ulaştıran çiftçimizin ve balıkçımızın, bölgeye mal getiren lojistik ve taşımacılık sektörümüzün can damarıdır. Bu yolun özelleştirilmesi herhangi bir refaha yol açmayacağı gibi ulaşım maliyetinin artması ile yaşam pahalılığı da artacaktır” ifadelerine yer verdi. 
Toplantıda, otoyolların özelleştirilmesi sürecinin Yarımada’nın ulaşım sistemi üzerindeki olası sonuçlarının yanı sıra trafik güvenliği, kent yaşamı, ekonomik faaliyetler, tarım, turizm ve çevresel etkileri farklı yönleriyle ele alındı. 
Katılımcılar, bölgenin ulaşım geleceğinin bütüncül bir planlama anlayışıyla değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

- REKLAM -

Kaynak: BÜLTEN

İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.