Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden biri olan İzmir'de tarım arazileri yaz aylarında yüksek sıcaklık ve kuraklıktan; kış aylarında mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşen yağışlar ve fırtınalardan olumsuz etkilendi. İzmir'de geçen yıl ocak ayı yağış ortalaması metrekareye 134,8 kilogram iken, bu yıl ocak ayında yağış miktarı yüzde 65 artarak metrekareye 223,7 kilogram olarak ölçüldü. Şubat ayının ilk haftasından itibaren etkili olan şiddetli yağışlar, eğimli arazilerde erozyona, taban arazilerde su baskınlarına neden oldu. Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, son dönemde etkili olan şiddetli yağışların doğru yönetilmediği takdirde tarımsal üretim için risk oluşturduğunu belirterek, yağmur sularının muhafaza edilmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekti. İzmir’de kısa sürede düşen yoğun yağışların erozyon ve su baskınlarına yol açtığını ifade eden Çakıcı, doğal drenaj sistemlerinin yapılaşma ve arazi müdahaleleriyle bozulmasının tarım alanlarında ciddi zararlara neden olduğunu vurguladı.
“EROZYON ARTTI”
Başkan Çakıcı, şiddetli yağışların etkisiyle yaz aylarında orman yangınlarının yaşandığı birçok ilçede sel ve erozyonun arttığını belirtti. Ormanlık alanların suyu tutarak akışı yavaşlattığını ve toprağa sızmasını sağladığını vurgulayan Çakıcı, bitki örtüsünden yoksun çıplak arazilerde ise yağışın doğrudan dere yataklarına yöneldiğini ifade etti. Özellikle eğimli arazilerde etkili olan kuvvetli yağışların, toprağın verimli üst tabakasını sürükleyerek barajlara, göllere ve denize taşıdığını kaydeden Çakıcı, bunun tarıma elverişli toprak kaybına neden olduğunu söyledi.

“YAĞMUR SUYUNU TUTMAMIZ GEREKİYOR”
Başkan Hakan Çakıcı, iklim değişikliğine bağlı ekstrem hava olaylarının tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini söyleyerek, şu ifadeleri kullandı: “150 gün yağmur yağmaması da kısa sürede yağış rekorları kırılması da istenen bir durum değil. Şiddetli yağışların yalnızca küçük bir bölümünü barajlarda toplayabiliyoruz. İzmir'de yıl boyu ihtiyaç olan toplam yağışın 4'te 1'i bir haftada yağarsa ve bu suyu muhafaza edemezsek, kalan günlerde kuraklığı yaşamaya devam ederiz. Tarımsal sulamada kullanmak için bölgesel, küçük ölçekli göletler ve barajlarla yağmur suyunu tutmamız gerekiyor.” Şiddetli yağışların yüzey akışına geçerek toprak tarafından emilemediğini dile getiren Çakıcı, "Yağış yavaş ve düzenli olduğunda su toprağa sızarak yer altı sularını besler. Ancak çok kuvvetli yağışlarda su yüzeyden akıp gidiyor. Bu durum hem eğimli arazilerde toprak kaybına neden oluyor hem de muhafaza edilemeyen suyun derelere karışmasına yol açıyor. Düz arazilerde ise biriken su, bitkilerin zarar görmesine sebep oluyor” dedi.