23 Mart 2026, Pazartesi 22:46
17°C İzmir

1980’lerin gölgesinde bir çocukluk: Küller arasındaki güller raflarda

Est. Doç. Nergiz Aygün’ün kaleme aldığı Küller Arasındaki Güller, savaşın ve parçalanmış bir ailenin ortasında büyüyen Lavin’in hikâyesi üzerinden umut, dayanma gücü ve yeniden ayağa kalkma temasını okurla buluşturuyor

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Kaynak: BÜLTEN
1980’lerin gölgesinde bir çocukluk: Küller arasındaki güller raflarda haberinin görseli

Est. Doç. Nergiz Aygün’ün kaleme aldığı Küller Arasındaki Güller adlı roman, 1980’li yılların siyasal ve toplumsal atmosferinde parçalanmış bir aile yapısını ve savaş ortamında büyümek zorunda kalan bir çocuğun dramatik hikâyesini merkezine alıyor. Eserde, küçük yaşta ayrılık, korku ve kayıpla tanışan Lavin karakterinin iç dünyası üzerinden umut, direnç ve yeniden ayağa kalkma temaları işleniyor. Roman, sınırların ve kimliklerin gölgesinde şekillenen bir çocukluk anlatısı sunarken, travmatik bir dönemin birey üzerindeki etkilerini de gözler önüne seriyor.

ÇIĞLIĞA DÖNÜŞEN BEKLEYİŞ

Yazar, kitabında birçok çocuğun oyunla değil dramla büyüdüğüne dikkat çekerek, 1980’lerin karanlık ikliminde eksik kalmış bir büyüme hikâyesini anlatıyor. “Küller Arasındaki Güller”, yıkımın ortasında filizlenen umut metaforuyla, küller arasından yeşeren direnci ve sessiz bir çığlığa dönüşen bekleyişi okura taşıyor.

Yazar kitap hakkında şu ifadelere yer veriyor: “Dünyamızda bir çok çocuk oyunla değil, dramla büyür... 1980'lerin gölgesinde, parçalanmış bir aile... Bir çocuğun bağrından kopan ayrılıklar, korkular ve derin acılar... Lavin henüz küçük yaşta öğrenir; sevmek uzak, büyümek ise bazen eksik kalmaktır… Bir yanda umut gibi açan güller, diğer yanda küle dönmüş hayatlar... Savaşlarda, sınırların ve kimliklerin arasında sıkışmış bir çocukluk... Bunun yanı sıra içinde sönmeyen bir ışık: Beklemek, Dayanmak ve yeniden mutluluğa kavuşacağına inanmak... Küller arasındaki güllerin, yüreğinde büyüyen sessiz çığlığın öyküsü...  Yapraklar yeniden sarardı, yeniden düştü. Rüzgar yine esti avludaki fidan ısrarla tekrar direndi. Ama evin içindeki sessizlik artık yalnızca bekleyişin değil, yaklaşan bir şeyin de sessizliğiydi...”

Kaynak: BÜLTEN

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.