Sayfa Yükleniyor...
Yazar Hüseyin Yavuz ile ilk kitabı ‘Eylül İle Büyümek’ hakkında konuştuk. Yavuz’un kaleme aldığı kitap tarihsel bir döneme ve toplumsal çalkantılara değinirken ‘göç-göçmenlik’ olgusunu da işliyor
ONURHAN ALPAGUT-RÖPORTAJ
İstanbul doğumlu Yazar Hüseyin Yavuz ile kısa süre raflarda yerini alan kitabı ‘Eylül İle Büyümek’ üzerine konuştuk. Anı türünde yazılan bu kitabın detaylarını gazetemize anlatan Yavuz, “Kitap aslında aldığım notlardan ortaya çıktı. Annem ile babamın Yunanistan’a ilişkin anlatımları bugünde devam ediyor. Çok olaylar yaşanmış ciddi anlamda bunları biriktirmiştim. Ancak o dönemde birlikte oldukları çocuklukların ve gençliklerini birlikte geçirdikleri Rum arkadaşlarından bazıları bugün hala hayatta. Babam beni onlarla tanıştırma beni o anılara götürme ihtiyacın arzusunu 2015 yılında gerçekleştirdi. Orada Dimitri ve Andon amcalara misafir olduk. Bana Kral askerleri tarafından yakılan ve üç abdart partizanın öldüğü değirmenin başında gözleri yaşararak o günleri anlattılar. Bu hikayeler 80 döneminde İstanbul cezaevlerinde birlikte kaldığım. Hüseyin Irmak tarafından bunları kitap yapalım fikriyle ve derlenmesi editörlüğü ile kitap olarak ortaya çıktı” dedi.
Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Yunanistan’ın Batı Trakya diye adlandırılan bölgelerinden Dimetoka kazasının Çavuşlu köyünden 1956 da Türkiye’ye göçen bir ailenin İstanbul Gaziosmanpaşa ilçesi Taşlıtarla’ya yerleşmesinden sonra 1965 yılında Taşlıtarla’da dünyaya geldim. Benden 5 yaş büyük bir abim var. O da yine bu mahallede dünyaya gelmiş. Babam ve annem Yunanistan da Nazi işgalini ve Yunanistan İç savaşını o dönemde en ateşli bölgede yaşamışlar. Daha sonra artan Milliyetçi sağcı baskılar Kıbrıs ve burada yaşanan 6- 7 Eylül olayları ile artınca oradaki evlerini ve tarlalarını satıp babam Meriç Nehri’ni kacak geçerek Türkiye ye iltica etmiş. Dokuma ve iplik fabrikalarında çalışarak emekli olmuşlar bugün hala hayattalar ve 85 yaşın üstündeler. Ben aslında kendimi “Eylül İle Büyümek” kitabımda anlatıyorum. İlkokul ve ortaokul döneminde okulun en başarılı öğrenci olarak bitirdim.12 Eylül döneminden bir süre önce o dönemde ki toplumsal alt üst oluş surecinde 12 Eylül’de tutuklandım 87 yılına kadar tutuklu kaldım. Dışarı çıktıktan sonra askerlik evlilik ve hayat mücadelesi içinde tekstil servis şoförlüğü pazarcılık gibi işlerle hayatımı sürdürdüm. Şu anda emekliyim. Bir oğlum var.
Yazı ile alakanız nasıl gelişti?
Bu konuda bugüne kadar yazılmış bir eserim yok. Mektup yazmışımdır. Cezaevinde özellikle aileme ve daha sonra çıktıktan sonra evlendiğim eşime yazdığım mektuplar var bunları eşim atmamış saklamış. Bazen bunları sandıktan çıkarıp bakarım. Onlara “Sevgiliye Mektuplar” ismini koydum. Ancak şu konuda ilerde kitap olması amacı ile değil de Unutmama ve Unutturmama sorumluluğu içinde kaleme aldığım notlar olurdu. Bunları ciddi anlamda korurdum.
İlk yayınladığınız kitap “Eylül İle Büyümek” bu kitabınızın içeriğinden ve hikayesinden kısaca söz eder misiniz?
“Eylül İle Büyümek” ismini verdiğim bu kitap aslında aldığım notlardan çıktı. Bazen bunları sosyal medya da paylaşıyordum. Çünkü hikayeler anılar aslında bugünde karşılık buluyordu. Annem ile babamın Yunanistan’a ilişkin anlatımları bugünde devam ediyor. Çok olaylar yaşanmış ciddi anlamda bunları biriktirmiştim burada bu konuları açmak sınırlı kalacak. Ancak o dönemde birlikte oldukları çocuklukların ve gençliklerini birlikte geçirdikleri Rum arkadaşlarından bazıları bugün hala hayatta. Babam beni onlarla tanıştırma beni o anılara götürme ihtiyacın arzusunu 2015 yılında gerçekleştirdi. Orada Dimitri ve Andon amcalara misafir olduk . O günlerde 90’lı yaşlarda olan bu kuşak bu gün tükenmek üzere. Bana Kral askerleri tarafından yakılan ve üç abdart partizanın öldüğü değirmenin başında gözleri yaşararak o günleri anlattılar. Bu hikayeler 80 döneminde İstanbul cezaevlerinde birlikte kaldığım. Hüseyin Irmak tarafından bunları kitap yapalım fikriyle ve derlenmesi editörlüğü ile kitap olarak ortaya çıktı. Kendisine buradan teşekkürlerimi bir kez daha iletmek istiyorum. Hüseyin Irmak Kurtuluş’tan Tatavla’ya kitabının yazarıdır. Orda o günün Tatavla diye anılan bugünkü Kurtuluş Feriköy semtlerinde yaşayan Rumların çeşitli dönemlerde Yunanistan göç edişlerinin hikayelerini harika bir biçimde kaleme almış hatta o ailelerin izlerini takip edip Yunanistan da onlarla sohbetlerini kitabına taşımış. Aslında benim hikayelerim ile benzerlikler bulduğunu düşünüyorum. Bugün ilk kitabım Eylül İle Büyümek böyle uzun bir süreçte oluştu aslında. 116 sayfa kitap yayın dünyasına çıkmak için nerdeyse doğum sancıları çekti diyebilirim. Kitabın basılması ve çıkıktan sonraki süreçler gerçekten ayrı bir röportaj konusu olmalı bence. İşin gerçeği okurun olmadığı bir ülkede kitap yazmak bastırmak ta aslında yayınevleri için pek kolay değil. Günlük yaşantımız içinde otobüslerde trenlerde parklarda kitap okuyan birini görmek mümkün değil. Ama yaşananların veya kafadaki hayatın dışarı aktarılma hissi insanı rahat bırakmıyor. Ben hayatımı yazarlık edebiyat veya sanat üstünden sürdürmedim. Ancak fırsat buldukça bu karalamalar notlar devam ediyor. Eş dost sohbetlerinde üç beş kişiye anlatma becerim hiç olmadı. “Eylül ile Büyümek” bu yüzden bana apayrı bir heyecan verdi. Kitabımı açıkçası ilk olmasına rağmen beğendim.
Yeni bir kitap hazırlığınız var mı?
Buna kendimi zorlarsam olmaz. Bir şey çıkmaz. Ancak başta söylediğim gibi notlarım her gün daha da çoğalıyor. Çünkü bazen bir şeylerin peşine takılıyorum ya da bir şeyler beni kendine çekiyor. Bunun peşini bırakmayacağım içimde var olan şeyleri aktaramamak beni rahatsız ediyor ellerimde karnımda yaralar çıkıyor. Böyle olunca yeni yazımlar mutlaka olacak.
Kitap yazarken konuyu nasıl belirliyorsunuz?
Zaten konular hayat kavgasında durduğumuz ya da safımızı belirttiğimiz yerde kendiliğinden şekilleniyor. Savaşsız sömürüsüz doğanın katledilmediği demokrasinin olduğu, inanç özgürlüğünün olduğu cinsiyet ayrımına karşı çıkan insanların eşit olduğu bir yerde duruyorsan yaşananların hepsi başka başka yazımlara anlatımlara sürükleyebiliyor yani bunlar benim asıl Konu başlıklarım olmazsa olmazlarım diyebilirim.
Haber Merkezi