Sayfa Yükleniyor...
Yazar Aydın Yurtsever’in “Sözcükler Sokağı” adlı şiir kitabı raflarda yerini aldı. Yurtsever, kitabının detaylarını röportajımızda anlattı. Dört yıllık yazım sürecinin ardından yayınlanan kitap 155 sayfadan oluşuyor
ONURHAN ALPAGUT/RÖPORTAJ
Aydın Yurtsever’e ait “Sözcükler Sokağı” adlı yapıt raflarda yerini aldı. Tamamlanması dört yıl süren eserde bir insanın çoğalarak doğuştan ölümüne kadar yolculuk serüvenini konu ediniyor. Her bir şiir kitapta öykü olarak tasarlandı. Yurtsever, okurları için iki yeni çalışmasının olduğunu müjdeledi.
Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
1959 yılında Kiğı İlçesi Karer’in 13 haneli Ağaköy mezrasında gölgelerin akşamüstüne uzama vaktinde ağlayarak seslenmişim dünyaya, çırılçıplakmışım. Tüm aidiyetlerimi o gün kundağıma sarmışlar izinsiz. Büyümüşüm inadına. Aslında öğretmenlik yapmaktı asıl niyetim, diplomamı da aldım layığıyla. Lakin 12 Eylül 1980 darbesinin iş bilenleri “yakışıksızsın” suç icadıyla hem öğretmenlik yaptırtmadılar hem de kısa süreliğine hapse attılar. Bi’ de kaşlarım karaydı, esmerim yansımıştı. “Sakıncalı öğretmen” unvanından sonra beyaz çorapların da nasiplendiği ayakkabı boyacılığı ile başladım işe. İnşaat işçiliği, pazarlama, şirket yönetim kurulu ortaklık ve başkanlıkları, özel dershane kuruculuğu ve işletmeciliği, öğretmenlik, kırtasiyecilik, turizm işletmeciliği, müteahhitlik, danışmanlık, editörlük, tercümanlık derken hiçbir zaman olmayan sermayemin iflas şampiyonluğu ile ticaretle olan kan uyuşmazlığımı bileğimin hakkı ve siyasi yasakların da hükmü ve katkısı ile tescil ettirdim. 7 İflas ile tescilliyim. İflaslarımın ara dönemlerinde sokakta yatmışlıklarım Basmane, Alsancak ve garın tanıklıkları dahilindedir. Sokaklar hayatımın kamil dehlizlerinde önemli yer kapsar. Severim sokakları, sokakta yaşamak zorunda kalanları. Halen İstanbul’da bir çeviri ofisi işletmeciliği ile devam etmektedir ekmek kavgam, iş hayatım. Aşk hayatım, papatya yapraklarını yolmakla geçti, kimsenin de derdi olmadı. İflaslarımın yaşandığı süreçler içinde politikadan da uzak kalamadım. Ülke resimlerini duvarlara resmetme sürecinden sonra kâmil dönemimde bir partinin Merkez ilçe sekreterliği, yönetim kurulu üyelikleri ve İzmir’de 19. Dönem milletvekili aday adaylığı sürecini yaşadım. Seçimi kaybetmiştim, esmerliğim ve kaşlarımın karalığı hep dolandı ayaklarıma.
Şiire olan bu ilginizin kaynağı nedir?
Hani “çocukken ufacıkken” derler ya, benimki öyle olmadı. Ortaokul yıllarımda, Türkiye’de yaşayan, eli kalem tutan herkesin yaptığı gibi ben de şiir yazmaya başlamıştım; aşklarımı, belki gözlemlerimi karalıyordum. Ortaokul son sınıfta iken Türkçe öğretmenimiz Cemal Bingöl kompozisyon dersinde okuduğumuz bir kitabın özetini istemişti. İlkokul beşinci sınıfta okuduğum “İnce Memed” kitabının özetini yazmıştım. Cemal Bingöl öğretmenin beğeni ve önerileri de yazma cesaretimi gönendirmişti. Zaman ilerledikçe, annemin uzun kış gecelerinde mırıldandığı doğaçlama manileri, anlattığı masallarda uçan halının bir kıyısına iliştirdiği hayatları, hayatlarımızın iz düşümlerini yazdığımın ayırdına vardım, kendi kendime. 1985-1987 yıllarında Metin Altıok ile yollarımız kesişmişti. Üç dolu yıl. Yazdığım şiirleri okumuş, hataları ile değerlendirmiş, kitaplaştırmamı istemişti yazdığım şiirleri ve 1989 yılında Alfa Yayıncılık tarafından yayımlanan “O Şarkılar” şiir kitabı ile ilgim pekişti ve yazmaya devam ettim.
Ülkemizde çok sayıda şair var. Fazla sayıda da şiir kitabı bulunuyor. Bu anlamda şiir kitabı çıkarırken birtakım çekinceleriniz oldu mu?
Doğru ve haklısınız, çok sayıda şair ve yayımladıkları eserler mevcut ancak, bir çekincem olmadı şiir kitabını yayımlamakta; zira çok alanda derman olacak şekilde kullanılan “Her koyun kendi bacağından asılır” deyimi, kendi yönelimlerime de öncülük etti sanırım... Sözcükler Sokağı şiir kitabı, mütevazı değil, iddialı bir kitaptır. En azında ben buna inanıyorum. Tabii ki okurun takdiri de önemli.
Yayınevlerinin yazar-şairlere yaklaşımı nedir?
Günümüzde şiir kitaplarına ilgi az, çoğu insan internetten istediği şaire, şiire ulaşabiliyor. Benim gibi ünlü değilse şair işi hayli zordur. Yayınevleri de arz ve talebe göre tavır belirlemek zorunda kalabiliyorlar. Mesela katıldığım fuarlarda sık sık başıma gelen bir anekdotu paylaşmak isterim: Stanttı dolaşırken okurlar kitabın kapağı dikkatini çekiyor, alıyor eline kitabı, bakıyor ki içeriği şiir, öcü görmüş gibi: “Ay bu şiir kitabıymış” deyip gerisin geri stantta bırakıyor kitabı, arkasına bakmadan gidiyor. Şiir konusunda Şairinde Yayıncının işi de zor, hem de hayli zor.
Şiirlerinizde ne kadar size rastlıyoruz?
Duygum, gözlemim ve kendimi katarak iç içe gördüğüm manzaraya deklanşöre basma eylemi olarak ifade edebilirim. İmgeler, yazdıklarımın saç örgülerine bağladığım fiyonklar olur ve zannımca nihayetinde şiir olur. Yazdığım şiirler vicdanımın gölgeleridir aslında, bunun içinde ben varım, başka nesneleri, yaşanmışlıkları ve insanları da görürüm. Sözcükler Sokağı kitabı bu konuda en çıplak örnektir.
Biraz bize Sözcükler Sokağı kitabınızdan söz eder misiniz? Bu kitabın yazım süreci ne kadar sürdü? Hikayesi neydi?
Geçmişten de yazılan bazı şiirleri hesaba katmazsak dört yıllık bir süreci kapsadı Sözcükler Sokağı kitabının matbaadan çıkması. Asıl hikaye önemli! Sözcükler Sokağı kitabı bir insanın çoğalarak doğuştan ölüme kadar yolculuk serüvenini konu ediniyor. Her şiiri bir öykü ve aynı zamanda bütün olarak bir öykü tadında tasarlandı, dizayn edildi. Belki Türkiye’de tek örnek. Beşikten mezara bir yolculuk serüveni, belki biraz benim hikayem, belki herkesin bir öyküsü.
Yeni bir çalışmanız var mı?
Bir şiir ve bir de öykü kitabı olmak üzere iki kitap yazma çalışmalarım var. Olağanüstü bir durum yaşanmazsa 2020 yılının sonunda yayımlamış olacağım iki kitabı da.
Bizimle bir şiirinizi paylaşır mısınız?
DİL
Kendi süt dişlerimdi
Senelerin eskitemediği
Dilimi ısırdım
Ki hâlâ lâl!
Anamın dili değdi aklıma
Saçlarından ak düğüm, sıkı
Yıkılmış bezirgân hanında
Kapı tokmağı
Makas kesiği dilinin ucu
Yamalarına sabır dikiyordu
Dilim dolanırdı ipe
Kaplumbağa sırtında taş çöküğü
Mağaradaki in derini
Günyüzü hasreti
Söz yaralı dilde ben kaldı
Aydın Yurtsever
Haber Merkezi