Sayfa Yükleniyor...
ON8 Kitaptan yayımlanan Z Yalnızlığı kitabı ilk genç okurlarla arasında derin bağlar kuran İzmirli yazar Neslihan Acu, ile kitabı ve İzmir Kitap Fuarı üzerine söyleşi gerçekleştirdik
ÖZEL RÖPORTAJ-TANER UYANIKER
Genç edebiyatının son zamanlarda gelişmesiyle ön plana çıkan yazarlardan birisi olan Neslihan Acu, ON8 Kitaptan çıkan Z Yalnızlığı kitabıyla İzmir Kitap Fuarında sevenleriyle buluştu. Gençlerin yoğun ilgisiyle karşılaşan kitabı hakkında görüş aldığımız Acu ile İzmir ve gençlik üzerine güzel bir söyleşi gerçekleştirdik.
FARKLI DİSİPLİNLER YAZARLIĞA KATKI SAĞLADI
ON8 Kitaptan yayımlanan Z Yalnızlığı gencin gündelik hayatına çok yakın bir pencereden ışık tuttu. Uzun yıllar gazetecilik yaptınız. Journo internet haber sitesinde de yazmaya devam ediyorsunuz. Farklı disiplinlerle uğraşıyor olmak yazarlığınızı nasıl etkiliyor? Kitaba bir katkısı olduğunu söyleyebilir misiniz?
Aslında endüstri mühendisliği eğitimi aldım. Uzun zaman tekstil ihracatı işinde çalıştım. Üniversite yıllarından itibaren part-time olarak rehberlik, öğretmenlik, çevirmenlik yaptım. Sonra gazeteciliğe başladım. İzmir Life için beş yıl röportajlar yaptım, 10 yıl süreyle köşe yazıları yazdım, senaryo denemelerim oldu. Bunca farklı işle uğraşmak ve toplumun değişik katmanlarında bulunmak benim için büyük bir birikim sağladı ve yazarlık serüvenimde elbette çok işime yaradı.
Sizce günümüz Türkiyesinde genç olmak mı yoksa genci anlatan yazar olmak mı daha zor?
Tabii ki genç olmak daha zor. Anlatmakta bir zorluk yok, her şey ortada zaten. Ama bu sığ, baskı dolu, sevgisiz ortamlarda yaşamak zorunda olan gençler için ne yazık ki hayat çok zor.
İZMİRİN GENÇLERİ İSTANBULA KAÇIRIYOR
İzmirde yaşamak, İzmirde üretmek sizi nasıl besliyor?
İzmir rahat bir şehir, o bakımdan burada yaşamayı seviyorum. İstanbulda olsam asla yazamazdım, diye düşünüyorum. İstanbulda insanlık dışı bir koşturmaca var ve o ortamda bir şeyler üretebilen insanlara büyük saygı duyuyorum. Ben yapamazdım. İzmirde olmaktan memnunum, ama keşke kültür sanat adına biraz daha canlılık olsa burada. Aslında hiç yok değil, var. Ama bu etkinlikler çok küçük bir kitleye ulaşabiliyor. Çoğunluk, kültürel hayatın dışında ve kültürel faaliyetleri gereksiz buluyor. Koskoca İzmirde tüm ülkenin izleyebileceği ne bir TV kanalı ne de bir gazete var. Aslında olması gerekir. Çünkü İzmir en medeni şehrimiz olarak görülüyor, herkes de buna inanıyor. Ama uygarlık sadece kılık kıyafetle, yemekle içmekle olmuyor ne yazık ki. Kültürel hayatın canlılığı çok önemli. İzmirde büyük bir potansiyel var, ama maalesef boşa harcanıyor. İzmirin bütün gençlerini İstanbula kaçırıyor.
FUARA İLGİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR
Yine İzmir Kitap Fuarındayız ve yine Kültürparktayız. Fuara dair gözlemleriniz nelerdir? Geçen yıldan bu yıla fuarda, çocuk ve gençlik edebiyatı için neler değişti?
Fuar elbette İzmir için çok iyi. İnsanların fuara ilgileri her geçen yıl artıyor gibi geliyor bana. Bunda tabii yayıncılık sektörümüzün çok gelişmesinin büyük payı var. Çıkan kitapların hepsi aynı kalitede olmasa da, bu bolluk ve çeşitlilik yine de iyi bir şey. Çocuk ve gençlik edebiyatı da giderek gelişiyor ve çok iyi kitaplar çıkıyor.
Son olarak, gençlere önereceğiniz kitaplar nelerdir?
Başta, ON8in tüm kitapları. Hepsi de çok iyi. Benim hâlâ dönüp dönüp okuduğum ve çok sevdiğim gençlik kitapları şunlar: Bülbülü Öldürmek, Gönülçelen, Gönül Ki Yetişmekte (Sentimental Education, yeni çeviri başka adla basıldı sanırım) Düğünün Bir Üyesi, Mango Sokağındaki Ev, Kitap Hırsızı, Küçük Ağaçın Eğitimi, Ağaçtaki, Foucaultyu Sayıklamak, Yıldızın Parladığı Anlar, Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar Mark Twainin, Dickensın, Sabahattin Alinin tüm kitapları.
Haber Merkezi