Sayfa Yükleniyor...
Usta Çizer Şerif Cihan ile Türkiye’de karikatürü konuştuk. Yıllarını sanata veren isim son olarak kardeş ülke Azerbaycan’ın Ermenistan’a karşı verdiği haklı toprak mücadelesine yaptığı çizimlerle destek vermişti
ONURHAN ALPAGUT/RÖPORTAJ
Çocukluk yıllarında ağabeyinin aldığı mizah dergileri ile karikatüre ilgi duymaya başlayan Usta Kalem Şerif Cihan o gün bu gündür aralıksız çizmeye devam ediyor. Yaptığı çizimlerle sıklıkla basında yer alan isim son olarak Azerbaycan’ın, Ermenistan’ın işgal ettiği toprakları geri almak için sürdürdüğü haklı mücadeleye yaptığı çizimlerle destek vermişti. Siyasi ve güncel konuları kendi yorumuyla kağıda döken Cihan röportajımızda Türkiye’de karikatürü sorduğumuz sorular ışığında değerlendirdi.
Klasik bir soru ile başlayalım isterseniz. Sizin ağzınızdan Şerif Cihan kimdir?
Öncelikle böyle bir söyleşi için bana fırsat verdiğinizden dolayı size teşekkür ederim. Demek oluyor ki, sizin gibi, karikatüre değer veren gazeteciler halen aramızda var. Eksik olmayın. Ayrıca bütün İzmir’imize ve Türkiye’mize geçmiş olsun. Deprem felaketinde yakınlarını kaybedenlerin başı sağ olsun. 1966 Zonguldak doğumluyum. Evliyim ve üç çocuk sahibiyim. Meslek lisesi motorculuk bölümü mezunuyum. Yaklaşık 30 yıllık esnafım. Kendime ait bir lokantam var. Emekliyim ama hala çalışıyorum.
Karikatüre olan ilginiz nasıl başladı?
Çocukluk yıllarımda ağabeylerimin mizah dergilerini, kitaplarımın arasına koyup okuyarak bu işe merak sardım. O gün bu gündür ara vermeden bu huyumla devam ediyorum.
İlk profesyonel anlamda çiziminizi ne zaman yaptınız? Bu alanda profesyonelliğe geçişiniz nasıl oldu?
Kendimi hala profesyonel olarak görmüyorum aslında. Ama ilk gazete deneyimimi sorarsanız yaklaşık 19 yıl önce yine Zonguldak yerel basınından bir gazeteye günlük tek çizimler yaparak başladım. Daha sonra aynı gazetede, haftada bir gün Çangal isimli karikatür sayfası hazırladım. Bu tam 9 yıl devam etti. Sonra, Ordulu bir gazeteci ağabeyim rahmetli Doğan Gündoğdu ile adı yine Çangal olan ulusal anlamda bir dergi denememiz oldu. Yaklaşık 9 ay boyunca, on beş günde bir olmak üzere bu dergimiz yayımlandı. Ta ki Doğan ağabeyin ani ölümüne kadar. Doğan ağabeyden sonra derginin devamını tek başıma yapamadım. Dergimizi besleyen, destek olan değerli karikatüristleri duyunca şaşıracaksınız, zira o kişiler Türkiye’nin en değerli isimleriydi. Başta merhum Hikmet Aksoy, Necati Derya, Fahri Eyican, Murat İlhan, İhsan Kocagöz, Mehmet Saim Bilge, Kaya Karataş, Okan Nasuhoğlu, Serkan Demir, Mizah yazarı değerli hocamız Ahmet Zeki Yeşil, şiir sayfasında ise şair ve yazar Levent Yılar gibi çok değerli isimlerdi. Bu isimler mizah ve karikatür sanatı, ülkemizde yok olmasın diye birçok dergiye olduğu gibi Çangal dergimize de 18 sayı süresince, karikatür, mizahi yazılar, fıkra ve şiirleri ile destek verdiler. Şu an bu dergiyi, sırf baskı, matbaa gibi işlerin Zonguldak ilinde eksikliği nedeniyle, kapatmış durumdayız.
Ağırlıklı olarak ne türde çiziyorsunuz?
Ağırlıklı olarak siyasi ve güncel konularda çizimler yapıyorum. Günlük yaşamda karşılaştığımız her olay çizimlerime konu olabiliyor.
Karikatürde hangi mecralarda çizdiniz?
Çangal Mizah Dergisi’nde ki çizimlerim ilk dergi deneyimim oldu. Yerel basındaki çeşitli gazetelerde, çeşitli yerel dergilere ise zaman zaman halen çizimler yapıyorum.
Artık gazetelerde basın karikatürcülüğünün çok azalmasının sebebi nedir? Neden eskisi kadar önem verilmiyor?
Ülkedeki ekonomik sıkıntılar, internet gazeteciliğinin yaygınlaşması, karikatür sanatının bir türlü ekmek kapısı olamaması, birçok gazete patronunun şahsi ve siyasi çıkarlar uğruna çeşitli kişilerin dümen suyuna kapılmaları karikatürü gazete sayfalarından uzaklaştırdı. Karikatürcü bağımsızlığı sever, kalemine etki edilmesine tahammülü yoktur. Patronların çıkarına göre hareket edemezler. Bana göre genel sebepler bunlar. Bir de haklarını yemeyelim, işini düzgün yapan gazeteler var ki, onlar da ekonomik sıkıntılar nedeniyle, değil karikatürist, muhabir çalıştırmakta bile zorlanır oldular. İnsanların okuma alışkanlıklarının azalması da bu sıkıntıların artmasında büyük etken. Gazeteler internet gazeteciliğinin yaygınlaşması ve yukarıda saydığım etkenler yüzünden, bir türlü istenilen tirajı yakalayamıyor.
Çizgilerinizi ortaya çıkartırken beslendiğiniz kaynak nedir?
Çizimlerimi ortaya çıkarırken, beslendiğimiz kaynak yaşamın kendisidir. Yaşadığımız çevre, gördüğümüz, gözlemlediğimiz dünya. Ekonomik, siyasal ve toplumsal etkiler ve bunun yaşamımıza yansımaları. Kimi isyan kimi coşku kimi üzüntü patlamalarının kalemlerimizi hareket ettirmesi. Kaynak sonsuz.
Espiri bulurken hiç tıkandığınız oluyor mu?
Espiri bulurken konu sıkıntısı çekmiyorum. Her şey o kadar çabuk değişiyor ki yakalamakta zorlanıyoruz bile... Sürekli her an her şeyi çizmek istiyorum fakat bazen espiri katamadığımız, komiklik veremediğimiz çizimlerde oluyor. Mesela bir depremi çizerken ancak hüznü yansıtabiliyorsun ya da sorumlulara isyanı... İşte o zaman ona espiri katamıyorsunuz, orada espiri anlamında tıkanıyorsunuz. Aslında karikatür hep güldürmez, düşündürür. Bazen üzer, bazen kızdırır. Sizin duygularınızı da isyana sürükleyebilir. Karikatürü, çizgileri okumak da ayrı bir beceri anlayış gerektirir…
Türkiye’de şu an karikatür ne durumda?
Türkiye’de karikatür bana göre yine en yukarılarda. En yükseklerde. Ne kadar unutturulmaya, küstürülmeye çalışılsa da, bazı siyasetçiler aba altından sopa gösterseler de ülkemiz çizerleri, kalemden ve çizmekten asla vazgeçmiyor. Gazeteler ve dergilerde hatta televizyon yayınlarında üvey evlat durumda olsa bile değerli çizerlerin sosyal medya hesaplarında inatla ve özveriyle yerlerini korumayı sürdürüyor. Bazen önü tıkansa da, yazılı ve görsel basında yeteri kadar kendisine yer verilmese de karikatür ölümsüzdür... Gün gelir sessizliğin içinde, ses olur, dünyaları etkisi altına alır... İnsanoğlu varsa karikatürde vardır!
Son olarak neler söylemek istersiniz?
Son olarak, sayfalarınızda bana yer ayırdığınız için size tekrar teşekkür ederim. Çalışmalarınızda başarılar dilerim. Karikatür ve mizah severler umutsuzluğa kapılmasın, mizah eski yıllarda olduğu gibi yeniden hak ettiği yere gelecektir.
Haber Merkezi