İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle 17-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenen İZKİTAP, 10 gün boyunca kitapseverleri bir araya getirdi. İzmir’de gerçekleştirilen fuar, yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlarken yayınevleri, sahaflar, sivil toplum kuruluşları ve kültür kurumlarının katılımıyla geniş bir kültür buluşmasına sahne oldu. Yaklaşık 200 katılımcı ve 400’e yakın yazarın yer aldığı organizasyonda imza günleri, söyleşiler ve etkinliklerle edebiyat dünyasının önemli isimleri okurlarıyla buluştu. Bu yıl fuarın onur konuğu ise Türk edebiyatının usta kalemlerinden Oya Baydar oldu. Fuar süresince düzenlenen söyleşiler, paneller, sergiler ve atölyelerle zenginleşen program, Kültürpark’ı çok yönlü bir kültür ve sanat alanına dönüştürdü. Özellikle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı haftasında çocuklara ve gençlere yönelik etkinlikler yoğun ilgi gördü. Atölyeler, sahne gösterileri ve yaratıcı çalışmalarla renklenen fuar, ailelerin katılımıyla kuşaklar arası bir buluşma ortamı oluştururken, çocuk ve gençlerin okuma alışkanlıklarının gelişmesine de katkı sağladı.

“İZMİR’E BİR ROMAN BORCUM VAR, YAZACAĞIM”
Fuarın son gününde de önemli isimler, söyleşilerle okurlarla bir araya geldi. Polisiye edebiyatının tanınan ismi Ahmet Ümit, Ahşap Sahne’de gerçekleştirilen söyleşide, yazım süreci devam eden yeni kitabına dair ipuçlarından İstanbul Hatırası romanından uyarlanan dizinin çekimlerine ve İzmir’le kurduğu güçlü bağa kadar geniş çerçevede değerlendirmelerde bulundu. İzmir’e her gelişinde kendisini memleketine gelmiş gibi hissettiğini dile getiren Ümit, bu bağın bir romana dönüşeceğini kaydetti. Ümit, “Uzun zamandır İzmir ile ilgili bir roman yazmak istiyorum. İzmir’e bir roman borcum var, yazacağım” dedi. Yeni romanı üzerinde yoğun şekilde çalıştığını kaydeden Ümit, “Muhtemelen önümüzdeki ekim ayında çıkacak. Hikayeyi biliyorsunuz, Kayıp Tanrılar Ülkesi romanında olan dedektif Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker var ama bu sefer Roma’dayız. Bir kişi daha var yanlarında, İtalyan başmüfettiş Carlo Moretti diye bir karakterimiz daha eklendi. Romanın merkezinde güçlü bir aşk hikayesi de yer alıyor. Bu aşk Aydın’da Afrodisyas’ta geçiyor. Bir Anadolulu köle, Afrodisyas’tan Roma'ya gidecek, çok enteresan, gerçekten çok güzel bir hikaye” diye konuştu. Söyleşide güncel projelerine de değinen Ümit, sevilen eseri İstanbul Hatırası’nın diziye uyarlandığını ve çekimlerin başladığını belirterek, “Daha önce başka bir projede Komiser Ali rolünü canlandıran Nejat İşler, bu kez Başkomiser Nevzat’ı canlandırıyor. Yönetmen Abdullah Oğuz ve çok güçlü bir oyuncu kadrosu var” dedi. Ümit, söyleşinin ardından, okurlara kitaplarını imzaladı. Hayranları, kitap imzalatmak için uzun kuyruklar oluşturdu.
“HEDEF BELİRLEYİN VE ULAŞMAK İÇİN EMEK VERİN”
“Kendi Everest’inize Tırmanın” başlıklı söyleşide konuşan Nasuh Mahruki, yaşam yolculuğunu ve dağcılık serüvenini katılımcılarla paylaştı. Çocukluk yıllarından itibaren şekillenen ilgi alanlarının üniversite döneminde netleştiğini belirten Mahruki, dağcılığa uzanan süreci ve bu alandaki hedeflerini nasıl adım adım gerçekleştirdiğini anlattı. Mahruki, “28 yaşımda Antarktika dahil yedi kıtayı gördüm, 100’den fazla ülke gezdim. 27 yaşımda Everest Dağı’na tırmanan ilk Türk ve ilk Müslüman dağcı oldum” diyerek başarılarının arkasında güçlü bir hedef bilinci ve kararlılık olduğunu vurguladı. İnsanların kendilerine hedef koymaları ve bu hedefler doğrultusunda yılmadan mücadele etmeleri gerektiğini ifade eden Nasuh Mahruki, “Herkesin kendi ‘Everest’i vardır. Önemli olan, o hedefi belirlemek ve ona ulaşmak için emek vermektir” dedi.

“İZMİR ATATÜRK’ÜN DOĞDUĞU YERE BENZİYOR”
Fuar kapsamında düzenlenen “Atatürk ve Cumhuriyet” başlıklı söyleşide konuşan tarihçi, yazar ve emekli tuğgeneral Dr. Naim Babüroğlu, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının 19 Mayıs 1919’da başlayan kurtuluş mücadelesinden Cumhuriyet’in ilanına uzanan süreci tarihsel bir perspektifle anlattı. Cumhuriyet’in ve kazanımlarının değerinin bilinmesi gerektiğini vurgulayan Babüroğlu, “Bugün özgür bir şekilde yaşayabiliyorsak, bunu Atatürk ve silah arkadaşlarının verdiği büyük mücadeleye borçluyuz. Bu vatanın ve bu toprakların kıymetini iyi bilmeliyiz” diye konuştu.Atatürk’ün İzmir’e duyduğu özel bağa da değinen Babüroğlu, “Atatürk İzmir’i çok severdi; İzmir’in de Atatürk’e olan sevgisi büyüktür. Bu bağın nedenlerinden biri de kentin, Atatürk’ün doğduğu Selanik’e benzerlik taşımasıdır” dedi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın