İzmir’de İZBETON’a yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, cezaevinden yaptığı açıklamayla yargı sürecine tepki gösterdi.
Soruşturma kapsamında geçtiğimiz Temmuz ayında “ihaleye fesat karıştırma” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlamalarıyla tutuklanan Soyer, 5 Ocak’ta görülen duruşmada tahliye edilmiş, kısa süre sonra bu kez “zimmet” suçlamasıyla yeniden cezaevine gönderilmişti. Son olarak Gaziemir 1. Etap projesine ilişkin dosya kapsamında hakim karşısına çıkan Soyer hakkında bir kez daha tutuklama kararı verildi.
Yaklaşık 9,5 ayda üçüncü kez tutuklanan Soyer, Buca Kırklar Cezaevi’nden gönderdiği mektupta, hakkında somut delil bulunmadığını öne sürdü. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarının temiz çıktığını ifade eden Soyer, buna rağmen yeniden tutuklanmasının hukuki değil siyasi olduğunu savundu.
“Neyle suçlandığımı bilmiyorum” diyerek savunma yapmadığını belirten Soyer, süreci “akıl dışı” olarak nitelendirirken, yaşananları “deja vu” olarak değerlendirdi. Avukatları da müvekkillerine yöneltilen suçlamalar konusunda yeterli bilgilendirme yapılmadığını ifade etti.
İZBETON soruşturmasına ilişkin yargı süreci devam ederken, dosyada yeni gelişmelerin yaşanabileceği belirtiliyor.
TEK BİR PARA HAREKETİ TESPİTİ YOKTU
Sürecin en somut belgesinin iki gün önce gelen MASAK raporu olduğunu vurgulayan Tunç Soyer, bu raporun masumiyetinin en net kanıtı olduğunu söyledi. Soyer, “1984 yılına kadar geri giden 256 sayfalık raporda tek bir satır adım olumsuz geçmiyordu. Ne kooperatif yöneticileriyle ne de iş yapan müteahhitlerle aramda tek bir para hareketi tespiti yoktu. Belediye başkanlığına adım atarken ticareti ve avukatlığı bıraktığımı ailece konuşmuştuk. MASAK raporu, 28 yıllık bir arama sonucunda benim bu temiz geçmişimi kanıtlamış oldu. Herkes 'artık kesin serbest kalır' derken, üçüncü operasyon başlatıldı” dedi.
ÜÇÜNCÜ KEZ TUTUKLANDIM
Soyer, üçüncü tutuklama kararının verildiği gece saat 24.00’te başlayan duruşmada hakimle aralarında geçen diyaloğu paylaştı. Suçlamaların dayanağını sorduğunu belirten Soyer, “Hakime, 'Bana imzam olan bir tane belge, bir tane para hareketi söyleyin, ne ile suçlandığımı anlayayım' dedim. Hakim yedi klasör arasında dosyayı anlamaya çalıştığını belirterek sustu. Savcıya sahtekarlık yapılan tek bir evrak sorulduğunda o da cevap vermedi. Somut bir soru sorulmadığı için savunma yapmadım. Neyle suçlandığımı bilmediğim bir ortamda gece saat 02.00’de üçüncü kez tutuklandım” diye konuştu.
SÜRECİ EN BAŞA SARDILAR
İlk tutuklama sürecine değinen Soyer, Danıştay kararıyla belediye başkanı olarak yargılanamayacağının, görevi ihmal dahi olmadığının kesinleştiği bir konuda “nitelikli dolandırıcılık” ile suçlandığını hatırlattı. Mahkemenin 5 Ocak’ta tahliye kararı verdiğini ancak başsavcılığın bu karara tahammül edemeyerek yeni operasyonlar başlattığını savunan Soyer, “İkinci tutukluluğumun konusu zimmete yardımdı ve dahil olmam mümkün olmayan kooperatiflerin iç işleyişiyle ilgiliydi. Her tahliye ihtimalinde, ellerindeki büyük gücü kullanarak süreci en başa sardılar” ifadelerini kullandı.
ALNIM AK ÇIKACAĞIM
Başsavcılık makamına seslenerek hukuka güven duygusunun zedelendiğini belirten Tunç Soyer, “Sayın Başsavcı, 3 değil 33 kez aynı şeyi yapsanız suç yaratamayacaksınız. Bunu kaçıncıda anlayacaksınız bilmiyorum ama siz anlayana kadar memlekette hukuka güven azalmaya devam edecek. Avukatlarımın savcıya sorduğu 'sahtekarlığı gösteren tek bir evrak yok' sorusu cevapsız kalmıştır. Ancak önünde sonunda alnım ak, başım dik bir şekilde İzmir’le ve memleketimle kucaklaşacağım” dedi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın