KÜLTÜR-SANAT

Varoluşun izinde bir sergi: Olmak

Sekizde Sahne Galeri’nde açılan “Olmak” sergisi, farklı sanatçıların eserleriyle bireyin varoluş yolculuğunu ve toplumsal kalıpların yarattığı etkileri sorgulayan çok katmanlı bir deneyim sunuyor.

Sekizde Sahne Galeri, 26 Nisan–16 Mayıs tarihleri arasında “Olmak” adlı karma resim sergisine ev sahipliği yapıyor. Küratörlüğünü Defne İnce’nin üstlendiği sergi, farklı disiplinlerden sanatçıları bir araya getirerek izleyicilere hem görsel hem de düşünsel bir deneyim sunuyor. Çağlar Tüfekçi, Ercan Kizir, Farshad Ghadiani, Elif Hazal Koç, Güliz Kayahan, Gül Koyugil, Melis Pamuk ve Meltem Türkoğlu’nun eserlerinden oluşan sergi; her bir sanatçının özgün diliyle şekillenen, nitelikli ve yaratıcı üretimlerin buluşma noktası niteliği taşıyor. Resim sanatının farklı anlatım olanaklarını keşfe açan bu seçki, izleyiciyi yalnızca görsel bir deneyime değil, aynı zamanda düşünsel bir yolculuğa davet ediyor. ‘Olmak’, bireyin varoluş sürecine odaklanırken; çocukluktan itibaren öğretilen rollerin ve biçilen kalıpların, insanın zihninde ve ruhunda yarattığı ağırlığı merkezine alıyor.

TOPLUMSAL CİNSİYET VE ŞİDDET KONUŞULACAK

Sergi programı kapsamında, 27 Nisan’da Sekizde Sahne Galeri’nde “Toplumsal Cinsiyet Rolleri, Şiddet ve Hukuk” başlıklı bir panel gerçekleştirilecek. Panelde, Türk Psikologlar Derneği Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Birimi üyesi Uzman Psikolog Gamze Solmaz Ülker, İzmir Barosu Kadın Hakları Danışma ve Hukuk Araştırmaları Merkezi Yürütme Kurulu üyesi Avukat Işıl Kaçar, Avukat Onur Adıyaman, Avukat Özlem Ünsal ve Mor Dayanışma Temsilciler Meclisi üyesi Zeynep Eda Berfin Tozlu konuşmacı olarak yer alacak. Farklı disiplinlerden uzmanları bir araya getiren panel, sergide ele alınan temaları toplumsal ve hukuki yönleriyle derinleştirerek katılımcılara kapsamlı bir tartışma ortamı sunmayı hedefliyor.

“ÖĞRETİLEN Mİ, HİSSETTİĞİM KİŞİ Mİ OLACAĞIM?”

Serginin küratörü Defne İnce, serginin bir proje olarak çocukluktan itibaren insanlara öğretilen rollerin ve üzerlerine biçilen kalıpların yarattığı yükün bir yansıması olduğunu ifade etti. İnce “Sergi bu ağırlığı görsel bir dille ortaya koyarken, panel toplumsal cinsiyet rolleri ve şiddetin mekanizmalarını, aynı zamanda çıkış yollarını tartışmaya açıyor. Amacımız, izleyiciyi şu soruyla yüzleştirmek: Bana öğretilen kişi mi olacağım, yoksa gerçekten hissettiğim mi? Bu bütüncül yapı, izleyiciyi yalnızca sanatla değil, kendi hikâyesiyle de temas kurmaya davet ediyor” dedi.