Yazmasaydım ölmezdim ama patlardım

Daldan Dala, Kadında Söz İzleri ve Devran isimli kitapların yazarı olan Gülseren Mungan yazmanın kendisi için çok güçlü sağaltıcı bir etkiye sahip olduğunu belirterek, “Yazmasaydım ölmezdim ama patlardım” dedi


  • Oluşturulma Tarihi : 25.01.2017 06:42
  • Güncelleme Tarihi : 25.01.2017 06:42
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Yazmasaydım ölmezdim ama patlardım

NİLGÜN TAZE - ÖZEL HABER

Güneydoğu Anadolu ve Ege’nin hatırı sayılır kültürleri ile harmanlanarak yetişen yazar Gülseren Mungan bugüne kadar birçok kitap okuyarak farklı kültürleri tanıma şansını elde eder.

Ayrıca sözcük dağarcığını zenginleştirme, yazım tarzı ve ilgi alanlarını belirleme gibi etkileri olan okumanın empati yeteneğini de geliştirdiğini fark eden Mungan,  okuma ve yazmanın verdiği güçlü sağaltma yöntemini her insanın kullanmasının insan gelişimi için kaçınılmaz olduğu görüşünde.

Yazma serüvenini aralıklarla sürdürebildiğini belirten yazar Gülseren Mungan emeklilik döneminde edindiği deneyimleri zamanı harmanlayarak üretkenliğe dönüştürebildiğini söyledi.

MARDİN’DE SÖZLÜ EDEBİYAT ÇOK YERLEŞİK

Mungan, aklının erdiği yaşlardan itibaren yazmaya devam ettiğini ifade ederek,  “Yazma sürecine, sanırım yetişkinlerin söylemiyle akıl baliğ olunca başladım. Biraz klasik bir söylem ama başka türlü nasıl açıklanır bilemiyorum. Bizim yöremiz olan Mardin’de sözlü edebiyat çok yerleşik, yaygın ve sevilen bir tür olmakla birlikte aynı zamanda kaybolan ve unutulan bir tür. Kış gecelerinde, babamın anlattığı arkası yarın tarzı hikayeleri, bu yola gireceğimi bilsem kayda almaz mıydım? Aklım erdiğinden bu yana yazıyorum. Şiir ve kompozisyonla başlayan bir yazım sürecinden söz edebilirim. Ortaokul çağlarında yazdığım şiirim, dönemin bir şiir antolojisinde yayınlandı. Şiir yazmayı seviyorum ancak henüz yayınlama fırsatını ve cesaretini bulamadım. Lise dönemi, şiir ve kompozisyon yazmada yetkinleştiğim, İzmir ili liseler arası kompozisyon yarışmasında 3’üncülük derecesine sahip olabildiğim bir dönemdi” dedi.

YAZMASAYDIM PATLARDIM

Eteğindeki irili ufaklı taşları yazıya dökmenin, insanlarla ortaklaşa bir anı, bir anıyı, bir sözü, bir durumu yakalamanın hazzını, onurunu, sevincini ve güvenini hissettirdiğini ifade eden Mungan, “Yazmasaydım ölürdüm diyenler var biliyorum. Ben ölmezdim ama patlardım sanırım. Yaşadığımız coğrafya, doğup büyüdüğüm Güneydoğu Anadolu kültürü,  yetiştiğim Ege ortamı bana öyle gerçeklikler, öyle güzellikler, öyle zorluk ve hüzünler yükledi ki tüm bunları paylaşmadan göçüp gitmenin hem bana hem bize haksızlık olacağını düşünüyorum. Yazmak, hiç tanımadığım birileriyle, bir yerlerde benzer şeyleri deneyimlediğimi bilmek, sevinçte ve kederde yalnız olmadığımı, bir şeyler alıp verdiğimi yararlı olduğumu hissettiriyor bana. En çokta bilginin sonsuzluğuyla doyumsuz ve çaresiz olduğumu” açıklamasını yaptı.

DEVRAN VE DALDAN DALA

Şenocak Yayınları tarafından telif olarak basılan Devran isimli kitabının yetişkinler için yazılmış ilk öykü kitabı olduğunu açıklayan Mungan, “Kültürel olarak tekleştirilmemiş, ağırlıklı olarak kadın özneli ancak cinsiyet gözetmeyen acının, her türlü şiddetin, tacizin, toplumsal yaraların öykülendiği bir kitap Devran. Bu kitabım ayrıca Oğuz Tümbaş, Esra Odman İyier, Saime Bircan Sak ve son olarak Selçuk Oğuz’un değerlendirme yazılarıyla onurlandırılmış bir kitap gurubunda yer alıyor. Daldan Dala isimli kitabım ise Kanguru Yayınları’nca telif olarak basılmış, 8-12 yaş grubu çocuklar için yazılan ikinci öykü kitabım ve içeriği ailenin, yardımlaşmanın, ülkeye sahip çıkmanın, sanatın ve sporun öneminin anlatıldığı öyküleri içeriyor” şeklinde konuştu.

KADINDA SÖZ İZLERİ

En son kitabı olan Kadında Söz İzleri kitabının yine Kanguru Yayınları tarafından telif olarak basıldığını belirten Mungan şunları söyledi: “Egeli Kadın Yazarlar Platformu’na projesini sunduğum, kültürümüzde kadınlar aleyhine söylenmiş sözler üzerine yapılandırılmış bir derleme bu kitabım.  Değişik edebi türlerle şiir, öykü, anlatı, deneme, tiyatro oyunu, mektup gibi kaynaklardan oluşan bu kitabım kadının kuşatılmışlığını anlatıyor. Örnek aldığım yazarlar deyimi yerine yararlandığım yazarlar dersem bu konudaki duruşumu daha iyi anlatabilirim diye düşünüyorum. Örneğin,  yazdıkları dönemin tarihsel, ekonomik, düşünsel, insana dair boyutlarını derinlemesine işleyen dünya klasiklerini yeniden ve yeniden okumayı seviyor, bilgi ve duygu dağarcığıma çok yararlı buluyorum. Onların betimlemelerini zaman zaman uzamış bulsam da anlayışla karşılıyor ve elimden geldiğince farklı kültür yazarlarını okuyorum.”

OKUMADAN YAZMAK

Ülke yazarlarının yazım tarzlarının, hayal gücü, ilgi alanı, toplumsal ya da kişisel başkaldırılarının yazma serüvenini güçlendirdiğini söyleyen Mungan, “Hem yerli hem yabancı yazarlardan örnek aldıklarım var elbette, ama isim verirsem diğerlerine haksızlık olur diye düşünüyorum. Okumadan yazmaya kalkışmanın acınacak bir durum olduğunu düşündüğümü söyleyebilirim. Kitap okuduğunuzda, farklı kültürleri tanıma şansınız olur. Sözcük dağarcığınız zenginleşir. Yazım tarzınızı, ilgi alanınızı belirlersiniz. Ulaşamadığınız yerlere gider, duymadığınız sözleri duyarsınız. Karda üşür, güneşte yanarsınız. Duygu dünyanız dönüşüme uğrar ve ötekilerin sofrasına konuk olursunuz. Okudukça empati yeteneğiniz gelişir ve bunun için kendi mokasenlerinizi çıkarmanız gerektiğini öğrenirsiniz. Bunlardan uzak kalıp yazı yazmanın, nasıl bir şey olacağını hayal etmek ve düşünmek zor olmasa gerek” ifadelerini kullandı.

İLK KİTAP DENEYİMİ

İlk kitabının yayımlanmasından sonra neler hissettiğini anlatan Mungan ilk yaşadıklarının şaşkınlık, sevinç, onur ve güven gibi duygular olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Şaşkınlık, çünkü ‘Dosyanız varsa getirin, okuyayım’ teklifi Bahri Karaduman’dan geldi. Ardından, ‘Dosyanızı beğendik, basacağız” kararı ise Şenocak Yayınlarından. Sevinç, çünkü ilk kitap ilk bebek gibi sanki. Bir isteğin, bir hayalin gerçeğe dönüşmesi. Kendini, aileni, sevdiklerini mutlu etme sevinci. Onur, yapabilmenin, hayale ulaşıp paylaşabilmenin onuru. İnsanın, kendini geliştirme yoluna çıktığını ilan etmesinin en güzel yolu. Güven; Evet, seni yapabileceğine inandıranların var olduğuna dair güven. Kendine duyulan güven.  Henüz iyinin, doğrunun, güzelin, el vermenin yok olmadığına dair duyulan güven.”

OKUMA ALIŞKANLIĞI

Mungan, Türkiye’de okuma alışkanlığını yerleştirmenin yetersiz olduğuna dikkat çekerek, “Öncelikle okumanın yararlı, gerekli, geliştirici olduğu konusunda ailelerin bilinçli olması gerekiyor. Çocuğun yalnızca ders çalışmasını isteyen; spor, sanat ve edebiyatla ilgilenmesini ‘boş işler’ olarak nitelendiren nice aile olduğunu biliyoruz. Ne yazık ki günümüzde okullarımız da aynı yolda ilerliyor. Çevreden, mahalleden, toplumun diğer katmanlarından söz etmeyeceğim bile. Ekonomik yetersizlik ise bu durumu katlayarak büyütüyor. Çocukluk, kör bir kuyuya atılmış gibi görünüyor. Kitap yok, oyun- oyuncak yok, zihinsel ve bedensel gelişim için gerekli unsurların hiçbirisi yok” dedi.

AİLELERE TAVSİYELER

Anne babalara çocuklarının yapmasını istedikleri şeyleri, onların başına kakmadan, gözüne sokmadan öncelikle kendilerinin yapması gerektiğini ifade eden Mungan, “Ebeveynlerin kendileri okumalı, yazmalı, bazı konuları çocuğun anlayacağı düzeyde tartışmaya açmalılar. Çocuğun önerilerini, katkılarını almalılar. O zaman çocuk öğrenmeye daha istekli olacaktır. Elbette, çocuğun kişiliği, içine doğduğu kültür, varsa sağlık sorunları göz önünde bulundurulmalı, önemsenmelidir. Sonuç olarak ebeveynlerin, çocukları hakkında uzman kişilere başvurmalarını, nasıl bir yöntem uygulamaları gerektiğini onlardan öğrenmelerini önerebilirim” ifadelerini kullandı.

GENÇLERE TAVSİYELER

Yazmak isteyen gençlere o yollardan geçmiş biri olarak öncelikle isteklerinde içtenlik ve ısrar önerisinde bulunan Mungan şu ifadeleri kullandı: “Sevgi, göz ardı edilemeyecek çok değerli bir unsur bence. Kendilerini tanımalarının önemini kavramalarını çok isterim. Seviyorlarsa günlük tutmalarının yararlı olacağını söyleyebilirim. Önemli gördükleri duyumları, gözlemlerini, hatta sesleri, kokuları not etmelerini salık verebilirim. Hayal kurmalarını şiddetle öneririm. Yazmak isteyen gençler, kendilerini kitap imzalarken, kitaplarını tanıtmak üzere bir söyleşide konuşurken hayal etsinler. Ancak bunların, okumadan, yazmadan bilgisizce, öylesine gerçekleşeceğini, şansın etkin olabileceğini düşünmemelidirler. Kendilerine bilimsel, düşünsel, tarihsel ya da ilgi duydukları herhangi bir alanda yatırım yapmaya hemen başlayabilirler.  Ayrıca bana, yazma konusunda düşünce ve duygularımı aktarma olanağı verdiğiniz için de çok teşekkür ederim.”

GÜLSEREN MUNGAN KİMDİR?

1953 yılında Mardin’in Kızıltepe İlçesi’nde doğdum. İlkokulu İzmir’de dönüşümlü olarak okudum. Ortaokulu Kızıltepe’de, lise ve üniversite öğrenimimi İzmir’de tamamladım. 1976’da Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesinden mezun oldum. 1988’de doktoramı tamamladım. Emekli ve iki yetişkin çocuk annesiyim. Yazmaya çocukluk yıllarımda şiir ve düz yazılarla başladım. İlk şiirim ortaokul dönemime ait olup o dönemde basılan bir şiir antolojisinde yayımlandı. İzmir’de, liselerarası bir kompozisyon yarışmasında üçüncülük derecem var.  

Çalışmalarıma emekli olduktan sonra daha çok zaman ayırdığımı söyleyebilirim. Atadost Yayınları’nın 2002’de açtığı, 4. Atadost Edebiyat Ödülleri Çocuk Öyküleri yarışmasında, ‘İlk Tren Yolculuğu’ adlı öyküm en iyi öykü seçilmiş, basılan kitapta ilk sırada yer almıştır. Şiir yazma ve okuma dalındaki çeşitli yarışmalarda derecelerim var. Yine birçok yarışmada şiir ve öykülerim seçkilere alınmış ve yayınlanmıştır. Bu kitapta yer alan ve üçüncülükle ödüllendirilen ‘Yangın Yeri: Yüreği’ adlı öykü bunlardan biridir. Şiir, öykü, nano öykü ve yazılarım, Ardıçkuşu, İzmir Kent Kültürü ve Sanat Dergisi, Batısöz, Her Şeye Karşın, Söke Öykü Roman Dergisi gibi dergilerde, ayrıca bilimsel makalelerim yurt dışındaki dergilerde yayınlanmıştır. Devran adlı öykü kitabım Ocak 2012’de Şenocak Yayınları’ndan, Daldan Dala adlı çocuk öykü kitabım ve Kadında Söz izleri adlı derleme çalışmam Kanguru Yayınları’ndan çıktı. Bunların dışında, yayına hazır ‘Bamyanın Gizi’ adlı resimlerini de çizdiğim bir çocuk kitabım, müziklerini yaptığım ‘Büyük Yarış’ adlı müzikli manzum bir çocuk oyunum, yine yayına hazır çocuk öyküleri dosyam var. Yazmanın dışında müzik, resim, tiyatro ile de ilgileniyorum.

Haber Merkezi