SAĞLIK

Ameliyatsız safra taşı tedavisinde yeni dönem

İleri teknoloji kolanjioskopi yöntemiyle büyük safra yolu taşları ameliyatsız tedavi edilebiliyor. İzmir’de 76 yaşındaki bir hastada 2 santimetrelik taş, lazerle parçalanarak başarıyla çıkarıldı.

Safra kesesi ve safra yollarında taş oluşumu, her yaş grubunda görülebilen ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen yaygın bir rahatsızlık olarak öne çıkıyor. Geleneksel tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda ise gelişen tıbbi teknolojiler yeni ve etkili çözümler sunuyor. Bu kapsamda uygulanan ileri teknoloji kolanjioskopi yöntemi, büyük boyutlu safra yolu taşlarının doğrudan görüntülenerek lazerle parçalanmasını ve endoskopik olarak çıkarılmasını mümkün kılıyor. Medicana International İzmir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, bu yöntemi ilk kez 76 yaşındaki böbrek nakilli bir hastada başarıyla uygulayarak, cerrahi müdahaleye gerek kalmadan 2 santimetrelik taşı safra kesesi kanalından çıkardı. Prof. Dr. Tüzün, kolanjioskopi yöntemine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Prof. Dr. Tüzün, “ERCP yöntemi ile çıkarılamayan taşlar için kolanjioskopi olarak adlandırılan ileri teknoloji bir yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntem, endoskopun içinden daha ince bir endoskop (kolanjioskop) ile doğrudan safra kanalının içine girilmesi olarak biliniyor. Kanalın içi görüntülenerek lazer litotripsi denen bir yöntemle taşlar parçalanarak, akabinde ERCP balonlarıyla taşları safra kanalından çıkarma şansı tanıyan bir yöntemdir. Safra kanalının içerisine endoskopik olarak girmek uzun zamandır ihtiyaç duyduğumuz bir işlemdi” dedi.

"YENİ YÖNTEMLE SAĞLIMIZA KAVUŞTUK"

Pandemi sürecinde İstanbul’dan İzmir’e taşınan 76 yaşındaki emekli yarbay pilot Mehmet Vasıf Gebeş, yaşadığı sorunları anlattı. Gebeş, “Yaklaşık dört yıl önce safra kesesi ameliyatı olmuştum. Şiddetli bir sancı ile acile gidince safra kesemi aldılar ve sorunun bittiğini sanmıştık. Ancak bu kez safra yolunda taş oluşmuş; biri 2 santimetre, diğerleri daha küçüktü. Daha önce böbrek nakli oldum, böbrek taşı düşürdüm ama böyle bir ağrı görmedim. İştahsızlık, halsizlik ve yüksek ateş şikayetlerim vardı; önce salgın hastalık sanıp ciddiye almadık ama ağrı dayanılmaz hale gelince hastaneye başvurduk. Medicana’nın acil servisinde durum anlaşıldı. Önce stent takıldı ancak stent tıkanınca doktor bey bizi yeniden çağırdı. Büyük bir ameliyattan çekiniyorduk ama bu yeni yöntemle sağlığımıza kavuştuk. Şu an her şey normale döndü" sözlerine yer verdi.

“UZUN ZAMANDIR İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZ BİR İŞLEMDİ”

Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, hasta Mehmet Vasıf Gebeş’e uygulanan kolanjioskopi yöntemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Tüzün, “Hastanın koledok olarak adlandırılan, karaciğerden bağırsağa safra sıvısını taşıyan ana kanalında çok sayıda taş mevcuttu. Normal şartlarda bu taşların bir kısmını ERCP (Endoskopik Retrograd Kolanjiopankreatografi) denilen yöntemle temizlenebiliyor. Bu yöntemde ağız yolundan girilip mide geçilir, safra kanalının bağırsağa açıldığı noktadan içeri balonlar veya basketler gönderilerek taşlar çıkarılır. Ancak safra kanalındaki taşlar bazen çok büyük olduğunda klasik ERCP ile çıkarılamayabiliyor. İşte burada devreye kolanjioskopi denilen daha ince ve yeni teknoloji bir endoskopla -ki bu kolanjioskop olarak adlandırılır- ile doğrudan safra kanalının içine girilmesine olanak tanıyor. Kanalın içindeki darlıklardan direkt girerek taşı lazer (lazer litotripsi) ile parçalayabiliyor ve ardından balonlarla taşları dışarı çıkarabiliyorsunuz. Safra kanalının içerisine endoskopik olarak girmek bizim uzun zamandır ihtiyaç duyduğumuz bir işlem” dedi.

“2 SANTİMLİK TAŞI KISA SÜREDE ÇIKARDIK”

Kolanjioskopi yöntemiyle safra kanalında yer alan 2 santimlik taşı kısa sürede çıkardıklarını söyleyen Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, “Hasta böbrek nakilli olduğu için tedbir amaçlı bir gün daha hastanede yatırdık; aksi halde aynı gün taburcu olabilirdi” dedi. Kolanjioskopinin avantajlarına değinen Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, “Sadece röntgen (X-Ray) görüntüsüne dayanmak yerine, kanalın içini çıplak gözle görür gibi izleyebiliyoruz. Bölgedeki tümörlerin tanısını koymak için 'körlemesine' fırça örneği almak yerine, şüpheli dokudan görerek biyopsi alabiliyoruz. Vasıf Bey’i büyük bir cerrahi operasyondan kurtararak işlemi endoskopik olarak tamamlamamızı sağladı” ifadelerini kullandı.