SAĞLIK

Aşıya ücret duvarı: Erişim zorlaşıyor hastalık yükü artıyor

Menenjit ve rotavirüs aşılarının ücretli olmasının toplumsal eşitsizlikleri derinleştirdiğini belirten SES İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Hava Akcan, bu aşıların ücretsiz olarak ulusal aşı takvimine alınması için çağrıda bulundu

Menenjit ve rotavirüs gibi hayati öneme sahip aşılara erişimde yaşanan sorunlar kamuoyunun gündeminde… Ücretli uygulamanın dar gelirli aileleri zor durumda bıraktığını ifade eden SES İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Hava Akcan, koruyucu sağlık hizmetlerinin ekonomik güce göre şekillenemeyeceğini vurguladı. Bilimsel olarak gerekli olduğu bilinen aşıların ‘tercihe’ bırakılmaması gerektiğini belirten Akcan, aşıya erişimdeki eşitsizliğin hem çocuk sağlığını hem de toplum sağlığını tehdit ettiğine dikkat çekti. Öte yandan, aşıya erişimde eşitsizlik arttıkça hastalık yükünün de arttığını yineleyen Başkan Akcan, “Bu yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorundur. Salgın riski yükselir ve en çok bebekler ile dezavantajlı gruplar etkilenir!” sözlerini gündeme taşıdı.

TOPLUMSAL EŞİTSİZLİKLERİ DERİNLEŞTİRİYOR

Menenjit ve rotavirüs aşılarına erişim konusunda sorunlar yaşandığını kaydeden Başkan Akcan, “Bu aşıların ücretli olması, toplumsal eşitsizlikleri derinleştiriyor. Gelir düzeyi yüksek olan aileler çocuklarını koruyabilirken, dar gelirli aileler ciddi bir ekonomik yükle karşı karşıya kalıyor. Koruyucu sağlık hizmetleri, ekonomik güce göre değişmemelidir! Hib ve KPA (pnömokok) aşıları rutin aşı takviminde yer alıyor. Ancak meningokok aşısı ulusal aşı takviminde bulunmuyor ve ailelerin isteğine bağlı olarak uygulanıyor. Takvimde yer almayan aşılarla ilgili olarak aileler bilgi talep ettiğinde, ASM’lerdeki sağlık çalışanları gerekli bilgilendirmeyi yapıyor. Fakat çocuk sağlığını ilgilendiren ve bilimsel olarak gerekli olduğu bilinen bir uygulama ‘tercihe’ bırakılmamalı; kamusal sorumluluk kapsamında ücretsiz sunulmalıdır” bilgisini paylaştı.

EKONOMİK YÜK DAHA DA ARTIYOR

Yüksek fiyatların, özellikle yoksul ve kırılgan grupların çocuklarını risk altında bıraktığını vurgulayan Akcan, “Bu durum hem çocuk sağlığı hem de toplum sağlığı açısından kaygı vericidir. Hastalık ortaya çıktığında ise hem sağlık hem de ekonomik yük daha da artıyor! ASM’lerde sağlık emekçileri bilgilendirme yapıyor. Ama iş yükü ve sistem baskısı nedeniyle bu bilgilendirme her yerde aynı düzeyde ve yeterlilikte olmayabiliyor. Bilgilendirme yalnızca sağlık çalışanlarına bırakılmamalı; Bakanlık tarafından görsel ve işitsel kamu spotlarıyla desteklenmelidir. Koruyucu sağlık hizmetleri güçlendirildiğinde bilgilendirme daha sistemli hale gelecektir… Sosyal medya bir bilgi kaynağıdır ancak tek kaynak değildir. Aileler çoğu zaman komşularından, akrabalarından ya da başvurdukları hekimlerden bilgi ediniyor. Bu durum, bilgi akışının ne kadar dağınık olduğunu gösteriyor. Sağlık bilgisi kişisel ağlara veya sosyal medya fenomenlerine bırakılmamalı; kamusal ve güvenilir kanallar aracılığıyla düzenli olarak paylaşılmalıdır” çağrısında bulundu.

SALGIN RİSKİ YÜKSELİR

Söz konusu aşıların ulusal aşı takvimine eklenmesinin mümkün olduğunu kaydeden Başkan Akcan, “Bilimsel veriler bu aşıların gerekliliğini ortaya koyuyor. Halk sağlığını güçlendirmek istiyorsak aşı takvimi ivedilikle güncellenmeli ve kamusal bütçeden gerekli pay ayrılmalıdır. Ayrıca aşı reddi konusu da yalnızca ebeveyn inisiyatifine bırakılmamalıdır! Bu aşılar ücretsiz olarak tüm ASM’lerde uygulanmalıdır. Birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirilmeli, koruyucu sağlık hizmetleri piyasalaşmadan arındırılmalı ve yeterli kamu kaynağı ayrılmalıdır… Aşıya erişimde eşitsizlik arttıkça hastalık yükü de artar! Bu yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorundur. Salgın riski yükselir ve en çok bebekler ile dezavantajlı gruplar etkilenir!” sözlerini gündeme taşıdı.

SAĞLIK HAKTIR, SATILAMAZ

Sağlığın temel bir hak olduğunu yineleyen Akcan, son olarak “Gelire göre değişen bir koruma anlayışı kabul edilemez. Çocukların sağlığı, ailelerin ekonomik durumuna bağlı olmamalıdır. Sendika olarak yetkililere çağrımız nettir: Koruyucu sağlık hizmetleri önceliklendirilerek daha görünür, ulaşılabilir, nitelikli ve ücretsiz hale getirilmelidir. Toplumsal bağışıklığı artırmak istiyorsak aşılar ücretsiz olarak ulusal aşı takvimine alınmalı ve bireysel tercihe bırakılmamalıdır. Toplum ve bebek sağlığı kamusal bir sorumluluktur. Sağlık haktır, satılamaz!” mesajını verdi.

SGK KAPSAMINA ALINSIN

Öte yandan, change.org sitesinde düzenlenen ‘Menenjit ve Tüm Özel Bebeklik Aşıları SGK Kapsamına Alınsın!’ başlıklı imza kampanyası da dikkat çekiyor. Kampanya metninde yer alan ifadeler ise şöyle: “Ben Zehra Betül Şenol, 5 aylık bir bebek annesiyim. Her anne gibi, çocuğumun sağlıklı bir şekilde büyümesini istiyorum. Ancak ülkemizde devletin ücretsiz aşı takviminde yer almayan bazı hayati aşılar bulunuyor. Bu aşılar arasında hayati öneme sahip menenjit ve rotavirüs aşıları da var. Özellikle şu ekonomik şartlarda bu yükü taşımak birçok aile için oldukça zorlayıcı.

Benim gibi binlerce ebeveyn, çocuklarını bu hastalıklardan koruyabilmek için mücadele veriyor. Çocuklarımızın sağlığı, ailelerin gelirine bağlı olmamalı. Tüm çocuklar eşit sağlık hakkına sahip olmalı. Bu nedenle, SGK’nın menenjit ve rotavirüs başta olmak üzere tüm özel aşıları karşılamasını talep ediyorum. Bu adım, çocuklarımızın sağlıklı bir geleceğe sahip olmaları için hayati önem taşıyor.

Lütfen kampanyayı imzalayarak, çocuklarımızı korumak için bana katıl.”