Bağımlı gençlere ilaçsız rehabilitasyon

Antalya’da eski bir bağımlı olan Yavuz Tufan Koçak, kurduğu Ayık Yaşamda Buluşalım Derneği (AYBUDER) ile uyuşturucu bağımlısı gençlere ilaçsız rehabilitasyon hizmeti sunuyor


  • Oluşturulma Tarihi : 03.07.2017 09:42
  • Güncelleme Tarihi : 03.07.2017 09:42
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Bağımlı gençlere ilaçsız rehabilitasyon

Türkiye’de son dönemde kullandığı uyuşturucu madde nedeniyle sokak ortasında kendinden geçen, araçla kaza yapan veya işlediği suçlarla gündemden düşmeyen madde bağımlısı gençlerin hikayesine Antalya’dan bambaşka bir hikaye eklendi. 30 yıllık alkol ve uyuşturucu madde bağımlığının ardından “başka bir dünya mümkün” diyerek yola çıkan 58 yaşındaki Yavuz Tufan Koçak, kurduğu Ayık Yaşamda Buluşalım Derneği (AYBUDER) ile bağımlı gençleri topluma kazandırıyor. Hiçbir ilaç kullanmadan bağımlılıktan kurtulan gençler, hikayeleriyle yüzlerce bağımlıya da örnek oluyor. Hayata bağladığı gençler tarafından ‘Ali Babanın Çiftliği’ ismi verilen 5 dönümlük dernek yerleşkesinde eğitmenler de bağımlılıktan kurtulan bireylerden oluşuyor. Yaşları 20 ile 30 arasında değişen ve sadece 10 bağımlı genci derneğine ücretsiz kabul eden Koçak, hepsiyle özel olarak ilgilendiği gençlere ilk olarak sorumluluk bilincini aşılıyor. Koçak, eski bir bağımlı olan eğitmen Seyyide Yörük ile birlikte gençlere bağımlılıktan kurtulma ve bundan sonraki yaşamlarında yapmaları gerekenleri kendi yaşamlarından örnekler vererek anlatıyor. Tedavi için ilaç kullanılmayan dernekte güvenlik görevlisi bulunmazken, aile gibi olan gençler istedikleri zaman dışarı çıkıyor, denize, sinemaya, tiyatroya ya da istedikleri bir etkinliğe rahatlıkla gidebiliyor.

“KRONİK BİR HASTALIK”

15 yıldır madde kullanmayan bir bağımlı olduğunun altını çizen Yavuz Koçak, “Bağımlıyım diyorum çünkü bu şeker hastalığı gibi ömür boyu sürecek kronik bir hastalık. Dolayısıyla bu sadece durdurulabilen bir hastalık. Yıllardır bunu ülkemizde anlatmaya çalışıyorum. Gelinen noktada insanlar bunu kabul etmek istemiyor. Zor bir süreç. Sadece sorunun madde olduğunu zannediyorum. Defalarca tedavi yöntemlerini denemiştim. Maddeyi bırakınca bu işten kurtulacağımı zannediyordum ama öyle değilmiş. Bunu anlatmak için yıllardır mücadele veriyorum” dedi.

“BURADA İLAÇ YOK”

AYBUDER’i Antalya’da 5 dönümlük bir arazi üzerine kurduklarını anlatan Koçak, “Bu çocuklar burada sorumluluk alıyorlar. Tavuk, kedi, köpek, güvercin besliyorlar. Bitki yetiştiriyorlar. En önemlisi atölyemiz var. Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in eşi Ebru Türel’in desteğiyle kurulmuş bir atölye. Resim yapıyorlar, ahşapla çalışıyorlar. O kadar yetenekliler ki galiba çözüm oydu. Bu çocukların kendilerini yok saydıkları noktadan var olduklarını göstermekti. En önemli özelliğimiz burada ilaç yok. Uyuşturmuyoruz kendimizi. Dernekte güvenlik görevlimiz yok. Denize, seminerlere, sinemaya, tiyatroya, piyano festivaline gidiyoruz. Ben asla korkmuyorum, eğer kaçar mı gider mi bir yerde içer mi diye. Burası bir aile gibi. İstediğimiz, sevdiğimiz, kendimizi iyi hissettiğiniz için buradayız” diye konuştu.

“BONZAİ BİR ZEHİR VE ÇÖZÜM ÖNERİMİZ VAR”

Son günlerde özellikle bonzai nedeniyle kendinden geçen gençler hakkında da konuşan Koçak, “Bonzai çok ölümcül bir madde. Madde de değil aslında bir zehir. İçine ne katıldığı belli değil. Ben 4 yıl önce bu günlerin geleceğini söylemiştim. Çünkü kullanım zaten 4-5 yıl önce artmıştı. Bağımlı sayısı tahmin edilenin çok üstünde. 4 yıl boyunca bu madde bu çocukların akıl sağlığını yıprattı. Bu çocuklar çökmeye başladılar. Böyle giderse çok daha kötülerini yaşayacağız. Bu nedenle biran önce insan olarak buna bir çözüm bulmamız lazım. Kullanım yaşı zaten düştü. 11-12 yaşında çocuklarla karşılaşıyoruz. 10 yaşında bir çocuk nasıl madde alabiliyor. Yasal süreçlerde sıkıntı var. En önemlisi toplumun bu kadar duyarsız olması. Bağımlılar herkes için tehlike. Yetkililere bu konuda fikirlerimizi sunmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

 “GÜVERCİNLERİMLE REHABİLİTE OLUYORUM”

AYBUDER’de nasıl karşılandığını anlatan Palabıyık, “İlk gittiğimde oradaki ağabeyler bana sarıldı. Herkes benim gibiydi, beni anlayabiliyorlardı. Hırsızlık yaptım dediğim zaman beni yadırgamıyorlardı. Bu şekilde sıfır ilaçla iyileşmeye başladım. Okumayı sevmezdim, şimdi sürekli kitap okuyorum. Toplum içinde konuşamazdım, 500 kişinin karşısında seminerde konuşma yaptım. ‘Ben madde bağımlısıyım’ dedim utanmadan. Bu süreçte ‘Nasıl olsa bıraktım’ diyerek tökezlediğim de oldu. Tekrar o hayata dönmüş buldum kendimi. Cezaevine girdim. 5-6 ay cezaevinde kaldım. Çıkar çıkmaz tekrar derneğe geldim. Bundan sonra kendimi bağımlılara adadım. Psikologlar, psikiyatristler bağımlıları bir yere kadar anlayabilirler. Kitaplardan okudukları kadar. Onlar anlatmaya çalışırlar ama bağımlılar bunlara gülerler. Burada kuş kümesim var. Günümün çoğunu güvercinlerimle geçiriyorum. Sıkıntıya düştüğüm zaman birbirimizle konuşuyoruz. Hayatımda hiç tiyatroya gitmemiş bir insanken tiyatroya gittim. Özgüvenimi kazandım. 1 yıldır madde kullanmıyorum ve kendimi mutlu hissediyorum. Benim yapacağım iş bu olmalı. Misyonum bu artık. Benim gibi bağımlılara yardım etmek.”

 “TOPLUMLA YAŞIYORUZ”

Derneğin genel sekreterliğini yapan ve eski bir bağımlı olan 33 yaşındaki Seyyide Yörük, “20 yaşında tanıştım maddeyle. Merakla başlıyorsun, denemek istiyorsun. Kendini farklı zannediyorsun, diğerleri gibi olmam, bağımlı olmam diyorsun. Böyle başlayan 8 yıllık bir süreç yaşadım. Maddeler değişti, isimler değişti. 28 yaşında lenf kanserinden şüphelenmeye başladığım bir duruma geldim. Bağışıklık sistemim çökmüştü. Eskişehir’de Yavuz hocayla karşılaştık. Bağımlılık özünde bir inkar hastalığıdır. Kimse bağımlı olduğunu kabul etmek istemez. Oradan İstanbul’a onun yanına gittim. Bir ayıklık yolculuğu başlamış oldu. 5-6 ay sonra Ayık Yaşamda Buluşalım Derneğini kurduk. Böyle bir hizmet vermeye başladık. Aslında bu bağımlılık bir sonuçtu. 8 yıl insan hayatında çok uzun bir zaman. Daha keyifle geçebilecek bir zaman böyle geçti. Başkalarının böyle geçmemesi için çalışıyoruz. Toplumdan izole bir yer değil, toplumla yaşamaya çalışıyoruz” dedi. (İHA)

Haber Merkezi