Bağırsak sağlığı için probiyotik

Probiyotiklerin bağışıklık sistemini güçlendirmedeki etkisini anlatan Diyetisyen Buket Adanç, bağırsak sağlığı için probiyotik tüketimine önem verilmesi gerektiğini söyledi


  • Oluşturulma Tarihi : 23.07.2017 11:25
  • Güncelleme Tarihi : 23.07.2017 11:25
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Bağırsak sağlığı için probiyotik

NİLGÜN TAZE - ÖZEL HABER

Toksinlerden arınmanın en önemli yolu boşaltım sistemi olduğuna göre bağırsaklara büyük görev düşüyor. Tabi bağırsak sağlığımıza dikkat etmek için ise bize büyük görev düşüyor. Bağırsaklarımızın günlük bakımı için en önemli nokta yeterli probiyotik yani yararlı bakteriler olduğunu biliyoruz. Bu nedenle bağırsak sağlığımız için her gün kefir veya probiyotikli yoğurtları tüketmemiz çok önemli.

Muz, pırasa, enginar, sarımsak ve soğanında yararlı bakterileri besleyen diğer besinler arasında yer aldığını açıklayan Adanç, “Kefirin Türkçe’de keyif kelimesinden türediği biliniyor. Kafkaslara kadar uzanan geçmişiyle ülkemizde de sıklıkla tüketilen şifa kaynağı olarak adlandırılan fermente bir süt ürünü kefir. Her yaş grubunun rahatlıkla tüketebileceği, yararı saymakla bitmeyen mucize içecek olması ile biliniyor. Fermente yiyecek ve içecekler arasında en kaliteli ve besleyici değeri en yüksek besinler biri olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca kefir en fazla probiyotik içeren besindir” dedi.

100 TRİLYON BAKTERİ

Her insanın bağırsağında yaklaşık 100 trilyona yakın canlı bakteri bulunduğunu ve bunların bir kısmının zararlı bir kısmının ise faydalı bakterilerden oluştuğunu açıklayan Adanç, “Sağlıklı bireylerde probiyotik olarak adlandırdığımız bu faydalı bakteriler fazla sayıdadır. Yararlı bakteriler olan probiyotikler bağırsak duvarını ve sindirim sağlığını koruyan özel canlılar olarak düşünülebilir. Faydalı canlıların sayı olarak azalması bireyde sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Yeterli miktarda tüketildiğinde insan sağlığını olumlu yönde etkiliyorsa bunlara probiyotik bakteriler, bağırsaktaki mikroorganizmaların sayısını arttıran ve insan sağlığını olumlu yönde etkileyen besinlere prebiyotik denir” ifadelerini kullandı.

HER DERDE DEVA

Probiyotikte bulunan faydalı bakterilerin kalın bağırsakta çoğalmasına neden olduğunu belirten Adanç, şunları söyledi: “Probiyotik ve prebiyotik özelliğinden dolayı kefir, kabızlığın önlenmesinde önemli bir alternatif seçenektir ve sindirim sistemini düzenlemede etki göstermektedir. Ayrıca fermente süt ürünlerinin kullanılmasının ömrü uzattığına inanılmaktadır. Araştırmalar göre kefir tüketen bireylerin kanserden koruduğu ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği savunulmaktadır. Diğer bir araştırmaya göre ise probiyotiklerin stresi azalttığı kanıtlanmıştır. Kefirin vücuttan zararlı maddeleri atıcı özelliği bulunmaktadır. İçerdiği yüksek kalsiyum oranı ile kemik yoğunluğunu sağlamada etkisi bulunmaktadır. Kefirin ayrıca mide ülseri tedavisinde de olumlu etkisi bulunmaktadır.”

SİNİR SİSTEMİNE İYİ GELİYOR

Bebeklerde kefir tüketiminin pek tercih edilmemesi gerektiğini açıklayan Adanç, “Bebeklerde daha çok yoğurda yer verilmelidir. Gebelerde, çocuklarda, kronik hastalıklarda, obezitede, metabolik hastalıklarda kişilerin diyetlerinde yer verilmelidir. Kefirdeki laktozun çoğu laktoz enzimine parçalanmaktadır, dolayısıyla laktoz intoleransı olan bireylerde kefir tüketebilir. K vitamini, niasin ve pantotenik asit açısından gayet zengin örüntüye sahiptir. Kefir içerdiği triptofan sayesinde sinir sistemini düzenlemede yardımcıdır ve sakinleştirici etkisi bulunmaktadır. Kefirin 100 ml sinde ortalama 65 kkal bulunmaktadır, protein açısından zengindir. Kefiri sade tüketebileceğimiz gibi meyveler ile birlikte yada salatalık ile cacık şeklinde tüketebiliriz” açıklamasını yaptı. 

Haber Merkezi