TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, zincir marketlerde tüketiciye sunulan indirim ve kampanyalarda uygulanan fiyatlandırmalara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, ekonomik koşulların ağırlaştığı ve yurttaşların alım gücünün azaldığı bir dönemde gıdanın adil, şeffaf ve gerçekçi fiyatlarla tüketiciye sunulmasının önemine dikkat çekildi. Zincir marketlerde “kampanya”, “promosyon” ve “indirim” adı altında bazı fiyatlandırma yöntemlerinin tüketicinin doğru bilgiye erişimini zedeleyebileceği belirtilirken, saha gözlemleri ve tüketicilerden gelen bildirimlerde bazı ürünlerin fiyatlarının belirli dönemlerde yapay biçimde yükseltilip ardından yüksek oranlı indirim uygulanıyormuş gibi sunulduğu ifade edildi. Bu tür uygulamaların tüketicide gerçek bir fiyat avantajı oluştuğu algısı yaratabildiği kaydedilen açıklamada, söz konusu yöntemlerin yalnızca fiyat algısını değil, tüketici güvenini, piyasa şeffaflığını ve ticaret ahlakını da zedeleyebileceği vurgulandı. Oda, bu uygulamalara karşı denetimlerin artırılması, indirim oranları ile fiyat geçmişinin etkin biçimde denetlenmesi ve mevzuata aykırı uygulamalara karşı caydırıcı yaptırımlar uygulanması gerektiğini belirtti. Perakende sektörünün ise gerçek, şeffaf ve doğrulanabilir fiyatlandırma politikaları uygulaması gerektiği ifade edildi.
YAPAY İNDİRİMLER TÜKETİCİYİ YANILTABİLİR
Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, tüketicinin bir ürünün gerçek fiyatını, geçmiş fiyat hareketlerini ve kendisine sunulan indirimin gerçek niteliğini bilmesinin bilinçli satın alma kararının temel koşullarından biri olduğunu belirtti. Açıklamada, yapay olarak oluşturulan yüksek indirim oranlarının tüketicide gerçekte var olmayan bir “fırsat” algısı yaratabileceği ifade edilerek, “Tüketiciye gerçek bir fiyat avantajı sunmayan bu tür uygulamalar, yalnızca fiyat algısını bozmakla kalmamakta; tüketici güvenini, piyasa şeffaflığını ve ticaret ahlakını da zedelemektedir” denildi. Bu uygulamaların küçük esnafı, yerel işletmeleri ve şeffaf fiyatlandırma yapan diğer perakendecileri de dezavantajlı duruma düşürebileceği belirtilen açıklamada, rekabetin yalnızca fiyatın düşürülmesi üzerinden değil, dürüst, şeffaf ve eşit koşullarda yürütülmesi gerektiği vurgulandı. Ekonomik güçlük yaşayan tüketicilerin kampanya ve indirimlere daha fazla ihtiyaç duyduğu kaydedilen açıklamada, bu güvenin kötüye kullanılmasının yurttaşların ihtiyaçlarının üzerinde ürün satın almasına veya gerçek bir ekonomik avantaj elde ettiğini düşünmesine neden olabileceği ifade edildi.
FİYAT ŞEFFAFLIĞI VE GÜVEN VURGUSU
Oda, gıda ürünlerinde fiyat şeffaflığının yalnızca ekonomik açıdan değil, gıda sistemine duyulan güvenin korunması açısından da önemli olduğunu belirtti. Bir ürünün fiyatının kısa süre içerisinde yüksek oranda artırılıp ardından indirimli olarak sunulmasının, tüketicinin ürünün gerçek piyasa değerini ve fiyat belirleme sürecini değerlendirmesini güçleştirdiği kaydedilen açıklamada, fiyatların gerçek piyasa koşullarını yansıtması ve tüketicinin fiyat değişimlerini sağlıklı biçimde takip edebilmesinin adil piyasanın temel koşullarından biri olduğu ifade edildi. Açıklamada, yüksek indirim oranları üzerinden oluşturulan “fırsat” algısının tüketicileri ihtiyaçlarının üzerinde ürün almaya yönlendirebileceği, özellikle kısa raf ömrüne sahip gıdalarda ihtiyaç fazlası ürünlerin tüketilemeden bozulmasının ekonomik kaybın yanı sıra gıda israfını da artırabileceği belirtildi. Gıdanın israf edilmesinin önlenmesinin tüketici bilincinin yanı sıra kamu yararı ve sürdürülebilirlik açısından da önem taşıdığı kaydedildi.
İNDİRİMLİ ÜRÜNLER İÇİN UYARI ÇAĞRISI
Oda, son tüketim tarihi (STT) ve tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) yaklaşan ürünlerin indirime alınması durumunda, müşterilerin ürünün tarihinin yaklaştığını kolayca fark edebilmesi için mevcut fiyat etiketine ek olarak dikkat çekici ve anlaşılır bir uyarı etiketi kullanılması gerektiğini belirtti. Bu uygulamanın müşterinin bilinçli alışveriş yapmasına ve indirimli ürünlerin daha kolay fark edilmesine katkı sağlayacağı ifade edildi. İndirime alınan ve soğuk zincir gerektiren ürünlerin kasa yanında bekletilmesinin de risk oluşturabileceği belirtilen açıklamada, kasa çevresindeki yoğunluk, ürünlerin uzun süre beklemesi veya soğutucu dışında kalmasının ürün sıcaklığını yükseltebileceği, bunun da kalite ve gıda güvenliği açısından sorunlara ve ürünlerin bozulma riskinin artmasına neden olabileceği kaydedildi. Bu nedenle soğuk zincir gerektiren indirimli ürünlerin müşterilerin dikkatini çekecek şekilde ancak uygun sıcaklık koşulları korunarak sergilenmesi ve kasa yanında uzun süre bekletilmemesi gerektiği vurgulandı.
YETKİLİLERE VE MARKETLERE ÇAĞRI
Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, yetkilileri tüketiciyi yanıltabilecek indirim ve kampanya uygulamalarına yönelik denetimleri artırmaya, fiyat geçmişinin ve indirim oranlarının gerçeğe uygunluğunu etkin biçimde denetlemeye ve mevzuata aykırı uygulamalara karşı caydırıcı yaptırımlar uygulamaya çağırdı. Perakende sektörü temsilcilerinden tüketicinin güvenini ve haklarını gözeten gerçek, şeffaf ve doğrulanabilir fiyatlandırma politikaları uygulanması istenirken, zincir marketlerin de rekabeti ve tüketici davranışını yanıltıcı fiyat stratejileri üzerinden değil, gerçek ekonomik avantaj sağlayan kampanyalar ve dürüst ticaret anlayışı üzerinden yürütmesi istendi. Tüketicilere de özellikle yüksek indirim oranları içeren kampanyalarda ürünün önceki fiyatını, piyasa koşullarındaki olağan satış bedelini ve indirimin gerçek niteliğini sorgulama çağrısı yapan Oda, “Tüketicinin doğru bilgiye ulaşma, güvenilir ürünü adil koşullarda satın alma ve bilinçli tercih yapma hakkı korunmalıdır” ifadelerini kullandı. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, tüketici haklarının, kamu yararının ve meslek etiğinin gözetildiği, dürüst, şeffaf, denetlenebilir ve adil bir gıda piyasasının oluşturulması için sorumluluklarını sürdüreceğini bildirdi.