SAĞLIK

İş sonrası dijital cihazlardan uzak kalınmalı

Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, iş sonrası dijital cihazlardan uzak durmanın tükenmişlik ve tahammülsüzlük gibi sorunların önüne geçebileceğini belirterek dijital detoksun önemine dikkat çekti.

Günümüzde ekranlar, iş ve sosyal yaşamın vazgeçilmez bir parçası hâline geldi. Ancak uzun süreli ve kontrolsüz kullanımın uyku düzeni, dikkat, sosyal ilişkiler ve ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor. Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, dijital detoksun önemine ve ekran kullanımının hem yetişkinler hem de çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.

“EKRAN BAĞIMLILIĞI HAYAT KALİTEMİZİ DÜŞÜREBİLİR”

Klinik Psikolog Çevirir, dijital detoksun tablet, bilgisayar, televizyon ve diğer dijital cihazlardan bilinçli olarak uzak kalınan süreyi ifade ettiğini aktararak, “Sosyal işlevsellikte, mesleki yaşamda, romantik ilişkilerde, uyku düzeninde veya iştahımızda bozulmalar gözlemlediğimizde, dijital detoks zamanı gelmiş demektir. Aksi takdirde ekran bağımlılığı hayat kalitemizi ciddi şekilde düşürebilir” dedi.

“UYKU KALİTESİNİ BOZUYOR”

İş sonrası cihazlardan uzak durmanın önemine değinen Çevirir, “İş bitiminde, telefon ve diğer dijital mecralardan uzak durmak, tükenmişlik ve tahammülsüzlük gibi olumsuz durumların önüne geçer” ifadelerini kullandı. Kişinin kendini yalnızca işi üzerinden tanımlamaması gerektiğini vurgulayan Çevirir, uzun ekran kullanımının uyku döngüsünü bozabileceğini, haz odaklı ve tüketim temelli bir yaşam biçimine yönlendirebileceğini söyledi. Minimalizmin, dijital detoksta kullanımın azaltılmasını veya tamamen kesilmesini ifade ettiğini belirten Çevirir, “Bağımlılık ciddi ise ani kesme zorlayıcı olabilir; bunun yerine azaltarak başlamak daha yönetilebilir bir yöntemdir” dedi. Ayrıca belirli saatlerde sosyal medya ve dijital mecraların kullanımını, spor ve sosyal etkileşim gibi aktivitelerle desteklemenin faydalı olduğunu aktardı.

“REM UYKUSUNA GEÇİŞİ ZORLAŞTIRIYOR”

Klinik Psikolog Çevirir, ekran süresinin REM uykusuna geçişi zorlaştırabileceğini, geç saatlerde acıkmaya yol açabileceğini ve beyin-bağırsak arasındaki ilişki nedeniyle serotonin ve dopamin dengesinin korunması için sınırlandırılması gerektiğini açıkladı. Dijital detoksun, odaklanmayı artırmak, uyku kalitesini korumak, kaygı ve stresi yönetmek ve bilişsel becerileri sürdürmek için etkili bir araç olduğunu söyleyen Çevirir, “Bu süreç, birebir sosyal ilişkilerle desteklendiğinde hem kişisel hem de profesyonel yaşamda verimliliği artırır” bilgisini paylaştı. Çocuk ve ergenlerde uzun ekran kullanımının bazı riskler taşıdığına dikkat çeken Çevirir, “Bu dönemde çocukların kendi kendilerini oyalayabilme ve boşluklara tahammül etme becerileri gelişmelidir. Aşırı dijital içerik, dikkat eksikliği, hiperaktivite, sosyal ilişkilerde zayıflık veya akademik performansta düşüşe yol açabilir” dedi.

“SOSYAL MEDYADA ONAYLANMA GEÇİCİ OLARAK TATMİN EDİYOR”

Sosyal medyada onaylanma ihtiyacının geçici tatmin sağladığını vurgulayan Klinik Psikolog Çevirir, sözlerini şöyle tamamladı: “Gerçek sosyal ilişkiler, bireyin sorumluluk almasını, bazı şeylerden feragat etmesini ve kendi duygularını düzenleyebilmesini sağlar. Dijital dünyadan uzaklaşıp gerçek yaşamın içinde olmak, kişisel gelişim ve zihinsel sağlık açısından oldukça önemlidir.”