22 Temmuz 2026, Çarşamba 10:50
31°C İzmir

CHP’deki belirsizlik seçmende yeni soru işaretleri oluşturuyor

Yargıtay sürecinin eylüle ertelenmesinin CHP’ye kurumsal maliyet ürettiğini belirten Altun, “Belirsizlik uzadıkça seçmende bıkkınlık oluşuyor, partinin enerjisi iç tartışmalara yöneliyor ve iktidara alternatif üretme kapasitesi sorgulanıyor” dedi

CHP’deki belirsizlik seçmende yeni soru işaretleri oluşturuyor haberinin görseli
8 dk okuma süresi

KEMAL ÖZKURT/ÖZEL HABER - Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’nin 38’inci Kurultayını iptal eden “mutlak butlan” kararına ilişkin Yargıtay incelemesinin adli tatil nedeniyle eylül ayına ertelenmesinin ardından, CHP Grup Başkanı Özgür Özel öncülüğünde başlatılan “Yeni Parti” hareketinde kritik eşiğe gelindi. Dosyanın eylüle kalmasıyla birlikte adımlarını hızlandıran Özel ve ekibinin, 27 Temmuz Pazartesi günü ‘Yeni Parti’ adıyla kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığı’na vermesi beklenirken, yaklaşık 70-80 milletvekilinin de bu oluşumda yer alacağı öngörülüyor. Son yaşanan gelişmeleri değerlendiren Siyaset Bilimi Uzmanı Yusuf Batuhan Altun, sürecin uzamasının CHP’ye ciddi kurumsal maliyetler üreteceğini belirterek “Hukuki tartışmaların uzaması CHP açısından ciddi bir kurumsal maliyet oluşturuyor. Belirsizlik uzadıkça seçmende bıkkınlık oluşuyor, partinin enerjisi iç tartışmalara yöneliyor ve iktidara alternatif üretme kapasitesi sorgulanıyor” ifadelerini kullandı.

yusuf batuhan altun

BELİRSİZLİK MALİYET ÜRETİYOR

Yargıtay incelemesinin eylül ayına ertelenmesinin hukuki olduğu kadar siyasi sonuçlar da doğuracağını belirten siyaset bilimci Yusuf Batuhan Altun, sürecin uzamasının CHP’nin kurumsal yapısını ve seçmen psikolojisini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Altun, “Hukuki süreçler ile siyasi süreçler birbirinden bağımsız değerlendirilmelidir. Ancak Türkiye’de yargının siyasallaştığı yönündeki tartışmalar nedeniyle Yargıtay incelemesinin adli tatil sonrasına kalması ve aynı dönemde yeni bir siyasi hareketin gündeme gelmesi kamuoyunda farklı yorumlara neden olabilir. Türkiye’de siyasal belirsizlik dönemleri yeni siyasi aktörlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. 2001 krizinin ardından AK Parti’nin kuruluş süreci bunun en önemli örneklerinden biridir. Bugün de toplum mevcut siyasal denklemin sorunları çözemediği kanaatine varırsa yeni bir siyasi hareket güçlü bir karşılık bulabilir. Hukuki tartışmaların uzaması ise CHP açısından ciddi bir kurumsal maliyet oluşturuyor. Belirsizlik uzadıkça seçmende bıkkınlık oluşuyor, partinin enerjisi iç tartışmalara yöneliyor ve iktidara alternatif üretme kapasitesi sorgulanıyor. Yeni bir parti kurulmasının ardından davada çıkabilecek olası bir karar da Türk siyasetinde yeni bir belirsizlik ve tartışma döneminin önünü açabilir” diye konuştu.

özgür özel

- REKLAM -

DENGELERİ DEĞİŞTİREBİLİR

Özgür Özel’in yeni parti kurma hazırlığının yalnızca yeni bir siyasi oluşum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Altun, “Böyle bir girişim gerçekleşirse asıl önemli olan toplumun böyle bir oluşuma neden ihtiyaç duyduğudur. Türkiye’de yeni partiler yalnızca kurulduğu için büyümez. Toplum mevcut siyasal yapının sorunlarını çözemediğine inandığında yeni aktörlere yönelir. AK Parti’nin kuruluş süreci bunun en önemli örneklerinden biridir. Eğer yeni bir siyasi hareket geçmiş tartışmaların yükünü taşımayan, toplumun değişim beklentisini merkeze alan ve parti içi hesaplaşmalar yerine ülkenin temel sorunlarına odaklanan bir siyaset geliştirebilirse geniş kitlelerden destek görebilir. Kamuoyunda dile getirilen yaklaşık 80 milletvekilinin yeni partiye katılması halinde bu oluşum marjinal bir girişim olmaktan çıkar, doğrudan Türk siyasetinin ana aktörlerinden biri haline gelir. Böyle bir tablo yalnızca CHP’yi değil, TBMM’deki güç dengelerini değiştirebilir ve CHP’nin 2002’den bu yana sürdürdüğü ana muhalefet konumunu sona erdirebilir” dedi.

chp

YARGI SÜRECİ VE “BABAOCAĞI” İKİLEMİ

Yargıtay süreci devam ederken yeni bir parti kurulmasının önemli hukuki belirsizlikler ve paradokslar doğuracağını vurgulayan Altun, olası bir mutlak butlan kararının iptali halinde kurulacak yeni partinin genel başkanı olan Özgür Özel’in CHP’deki görevine geri dönmesi gerekeceğini belirtti. Yeni parti kurulmaması durumunda ise CHP’nin, Siyasi Partiler Kanunu’ndaki kurultay süresi nedeniyle seçime katılma yeterliliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Altun, mevcut yönetimin buna rağmen kongre takvimini başlattığına dikkat çekti. Altun, “Bu tablo, Özgür Özel ve ekibi için ‘babaocağı’ olarak nitelendirdikleri CHP’de kalmak ya da yeni bir yol izlemek arasında kritik bir tercih anlamına geliyor. Yapılacak seçimin ise yalnızca CHP’yi değil, toplumun tüm kesimlerini etkileyecek sonuçlar doğuracağını gösteriyor” dedi.

chp

- REKLAM -

YENİ DENGELER KURULUYOR

Yeni partiye 70-80 milletvekilinin katılması yönündeki iddiaların gerçekleşmesi halinde TBMM’deki siyasi dengelerin yeniden şekillenebileceğini belirten Altun, “Öncelikle bu sayıların kamuoyunda dile getirilen iddialar olduğunu belirtmek gerekir. Ancak böyle bir geçiş gerçekleşirse bu, sembolik değil, siyasi sistemi etkileyecek büyüklükte bir gelişme olur. Mutlak butlan kararının ardından milletvekillerinin tutumu dikkate alındığında bu sayının artması da ihtimal dahilindedir. Yaklaşık 80 milletvekilinden oluşacak bir yapı, kurulacak yeni partiyi ilk günden TBMM’nin en etkili aktörlerinden biri haline getirir. Bu durum komisyon çalışmalarından yasama faaliyetlerine kadar Meclis’teki dengeleri değiştirebilir. Aynı zamanda muhalefetin yeniden yapılandığı bir sürecin başlangıcı anlamına gelebilir. Olası bir kopuş halinde CHP’nin ana muhalefet konumunu kaybetmesi de söz konusu olabilir” diye konuştu.

chp

LİYAKAT ALGISI GÜVENİ ZEDELİYOR

İzmir’de mutlak butlan kararının ardından yapılan görevlendirmelere ilişkin tartışmaları değerlendiren Altun, parti içinde liyakat yerine aidiyetin öne çıktığı yönündeki algının kurumsal yapıya zarar verebileceğini söyledi. Altun, “Siyaset bilimi açısından liyakat yerine aidiyetin esas alındığı yönündeki algının oluşması bile kurumsal yapı açısından önemli riskler doğurur. Özellikle İzmir gibi CHP’nin siyasal kimliği açısından sembolik öneme sahip bir kentte parti içi rekabetin görev paylaşımı ve koltuk mücadelesi olarak algılanması örgüt motivasyonunu zayıflatabilir. Değişim talep edenlerin dışlandığı düşüncesi yalnızca üyelerde değil, seçmen nezdinde de birlik duygusunu aşındırabilir. Toplumda karşılığı olmayan isimlerin yalnızca mevcut yönetime olan sadakatleri nedeniyle görevlendirildiği algısı ise CHP’yi daha derin bir çıkmaza sürükler” dedi.

seçim

- REKLAM -

YENİ PARTİ DEĞİŞİMİ TEMSİL EDİYOR

Bu tür tartışmaların seçmenin değişim beklentisini etkileyebileceğini ifade eden Altun, “Siyaset bilimi literatürü, sadakatin liyakatin önüne geçtiği algısının uzun vadede örgütsel kapasiteyi zayıflattığını ortaya koyuyor. Seçmen, iktidarı eleştirirken benzer yönetim anlayışının muhalefette de görüldüğünü düşünmeye başlarsa değişim beklentisi zarar görür. Muhalefetin temel avantajı daha kapsayıcı, daha şeffaf ve liyakat temelli bir yönetim anlayışı sunabilmesidir. Mahkeme kararıyla göreve gelen yönetime yönelik toplumsal bakış dikkate alındığında kurulması muhtemel yeni bir parti, Türk siyasi tarihinde yeni bir yol olarak okunabilir. Özellikle 2002’den bu yana süren siyasal denklem ve değişim beklentisi göz önüne alındığında, mevcut iktidarı ilk kez ikinci sıraya düşüren ekibin öncülüğünde kurulacak böyle bir hareketin toplumdaki değişim umudunu yeniden canlandırma potansiyeli taşıdığı söylenebilir” diye konuştu.

Kaynak: HABER MERKEZİ

İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.