SIYASET

CHP’li Ösen’den İskoçya örneği: Yerel gelir yerelde kalıyor

İskoçya tarafından hayata geçirilen bir ekonomi modeli hakkında bilgiler paylaşan Seda Kaya Ösen, ekonominin büyümesinin yeterli olmadığını, büyüyen ekonomiden kimlerin yararlandığının önemli olduğunu söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, yaptığı açıklama ile İskoçya’nın hayata geçirdiği ekonomi modeli hakkında bilgiler paylaştı. Hayta geçirilen model ile bir bölgede oluşan zenginliğin o bölgede kalmasının amaçlandığını belirten Ösen, ekonomik başarının artık yalnızca Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) ile ölçülemeyeceğini dile getirdi. Yerel-Toplumsal Zenginlik İnşası adlı model ile asgari değil gerçek geçim ücretini amaçlandığını ve boş kamu binalarının topluma kazandırıldığını anlatan Ösen, yasa ile kooperatif ve topluluk sahipliğinin teşvik edildiğini belirtti.

YATIRIM İLE GELEN DEĞER YERERLDE KALIYOR

Klasik ekonomi modeli ile İskoçya’nın hayata geçirdiği modeli kıyaslayan Ösen, “İskoçya’nın yasalaştırdığı ‘Community Wealth Building’ (Yerel-Toplumsal Zenginlik İnşası) modeli, ekonomiye farklı bir soru soruyor: ‘Bir bölgede oluşan zenginlik gerçekten o bölgede mi kalıyor, yoksa başka yerlere mi aktarılıyor?’ Model doğrudan özel yatırımları yasaklamıyor. Ama özellikle kamu harcamalarının, kamu varlıklarının ve bazı stratejik yatırımların yerel ekonomiyi güçlendirecek şekilde kullanılmasını hedefliyor. Amaç sadece ekonomik büyüme değil; oluşan refahın yerelde kalması ve daha dengeli dağılması amaçlanıyor. Peki nasıl? İskoçya, geçtiğimiz Şubat ayında sessiz sedasız tarihe geçti ve bunu çoğumuz kaçırdık. Bu yasa, ekonomi anlayışını ciddi biçimde değiştirmeyi hedefliyor. Sorun: Yatırım bölgeye giriyor ama kazanç bölgede kalmıyor Klasik ekonomi anlayışında büyük şirketlere yatırım çekmek başarı sayılır. Ancak bu yatırımların yarattığı kârın önemli kısmı çoğu zaman yerel ekonomide kalmaz; başka şehirlere, ülkelere veya hissedarlara aktarılır. İskoçya buna ‘su sızdıran kova’ benzetmesini yapıyor. Yani bölgeye ne kadar yatırım gelirse gelsin, ekonomik değer sürekli dışarı akıyorsa yerel refah kalıcı biçimde büyümüyor. Dünyada bir ilk olarak yasalaştı Community Wealth Building yasası, Şubat 2026’da İskoçya Parlamentosu’ndan geçti. Böylece İskoçya; kamu harcamaları, yerel sahiplik, kooperatifler ve toplumsal refah odaklı bu modeli ulusal düzeyde yasalaştıran ilk ülke oldu” dedi.

ASGARİ DEĞİL, BÖLGESEL YAŞAM ÜCRETİ

Yasa ile belirli bir asgari ücret ödemesi yerine bölgenin yaşam maaliyetlerinin hesaplanarak bir ücret ödemesi yapılmasının hedeflendiğini dile getiren Ösen, “Kamu kurumları artık mal ve hizmet alırken yerel işletmeleri, kooperatifleri ve küçük üreticileri daha fazla gözetmek zorunda. Amaç devlet bütçesinin mümkün olduğunca yerel ekonomiye dönmesi. Edinburgh’daki bir devlet hastanesi, yemek hizmeti için büyük bir uluslararası zincir yerine yerel çiftçi kooperatifiyle çalışabiliyor. Böylece harcanan paranın daha büyük kısmı bölgede kalıyor. Uzun süredir kullanılmayan kamu binaları ve arazileri, yalnızca en yüksek teklifi veren yatırımcıya satmak yerine toplumsal kullanım için değerlendirmek teşvik ediliyor. Glasgow’daki eski bir kamu binası; kafe, atölye ve toplantı alanları içeren bir mahalle merkezine dönüştürülebiliyor.  Kamu ihalesi alan şirketlerin çalışanlarına yalnızca yasal asgari ücreti değil, o bölgede yaşamaya yetecek seviyede ücret vermesi hedefleniyor.  Aberdeen’de okul temizliği ihalesi alan bir firmanın, çalışanlarına belirlenen ‘real living wage’ standardının altında ödeme yapmaması bekleniyor” ifadelerini aktardı.

GSYİH BAŞARIYI GÖSTERMİYOR

Ekonomik refahın göstergesi olarak daha geniş bir tanımlamanın yapıldığı bilgisini de aktaran Ösen, açıklamalarını şu şekilde bitirdi: “Yasa özellikle kooperatifleri ve topluluk sahipliğini teşvik ediyor. Özellikle yenilenebilir enerji projelerinde gelirlerin yerel toplulukta kalması hedefleniyor. İskoçya kıyısındaki bir rüzgar enerjisi projesi, tamamen özel bir şirket yerine bölge halkının ortak olduğu bir kooperatif modeliyle işletilebiliyor. İskoçya bu yaklaşımı tek başına geliştirmedi. 2018’de İskoçya, İzlanda ve Yeni Zelanda öncülüğünde kurulan WEGo (Wellbeing Economy Governments) ağına bugün Galler, Finlandiya ve Kanada da dahil olmuş durumda. Bu ülkeler artık başarıyı yalnızca GSYİH büyümesiyle ölçmüyor. Halkın refahı, gelir eşitsizliği, çevre sağlığı ve çocuk yoksulluğu gibi göstergeler de ekonomik başarının parçası kabul ediliyor. Temel soru şu: ‘Ekonomi büyüyor olabilir. Peki bu büyümeden gerçekten kim faydalanıyor?’