Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde konuştu.
Yapay zeka teknolojisindeki baş döndüren gelişmelerin, üniversiteler için bazı alanlarda sınayıcı bir hal aldığını ifade eden Erdoğan, “Bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Kaynağa ve bilgiye yapay zeka modelleri üzerinden ulaşmak araştırma sürecindeki emeği de büyük oranda devre dışı bırakmıştır.” dedi.
Ana faktörün insan olması gerektiğini de sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan olmazsa aktarılan bilgi de sağlıklı ve kalıcı olmaz. Araştırmaya dayanmayan bilgi anında kaybolur.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının satırbaşları şöyle:
"Yeni akademik yılın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Öğrencimizin yeni bilgi ve tecrübeler edineceği, üniversitelerimizin başarılarına yenilerini ekleyeceği akademik yıl geçirmenizi temenni ediyorum.Medeniyet maskesi takan barbarlar unutsa da bizim Fırat'ın öbür yakasındaki çocukları asla unutmayacağımızı bugün bir kere daha ifade ediyorum. Gazze'de İsrail'in devlet terörünün kurbanı olan çoğu çocuk 74 bin şehidimize gani gani rahmet diliyorum. Buradan Balkanlara kadar alimlerimiz, talebelerimiz ve medreselerimiz geniş coğrafyayı adım adım ihya etmiştir. Bizim zihin haritamızda bilginin odağında anlam, anlamın çekirdeğinde ise hakikat vardır. Bilimin hakikate giden yol olarak ele alınması bu anlayışın yansımasıdır. Bilgi hakikate yaklaşmamızda yegane araçtır.
"YAPAY ZEKA İLE EMEK DEVRE DIŞI"
Üniversiteler bilginin sadece öğretildiği değil, aynı zamanda üretildiği araştırma kurumları haline geldi. Yapay zeka teknolojisindeki baş döndüren gelişmeler, üniversitelerimiz için bazı alanlarda sınayıcı bir hal almıştır. Bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Kaynağa ve bilgiye yapay zeka modelleri üzerinden ulaşmak araştırma sürecindeki emeği de büyük oranda devre dışı bırakmıştır.
Akademide yolda olmak kimi zaman menzile ulaşmaktan daha faydalıdır. Karanlık fabrikalarda gördüğümüz gibi akademik süreçlerde de insan faktörü azalıyor. Öğrenci ve akademisyen arasındaki bağ sadece bilgi aktarımından ibaret değildir. Ana faktör insan olmazsa aktarılan bilgi de sağlıklı ve kalıcı olmaz. Araştırmaya dayanmayan bilgi anında kaybolur.
Hangi gelir grubundan olursa olsun bulundukları şehirlerde eğitim alabilsin diye devletimizin imkanlarını seferber ettik.
Lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde verdiğimiz bursa miktarlarını artırdık. Aylık sadece bin 600 liraya üniversiteli öğrencilerimizin barınma ihtiyacını karşılıyor, iki öğün yemeği ücretsiz olarak ikram ediyoruz. Birileri zaman zaman çıkıyor son derece indirgemeci bir anlayışla her şehre üniversite açmamızı, üniversitelerimizin kapılarını uluslararası öğrencilere açmamızı eleştiriyor. Üniversitelerin yaygınlaşmasına karşı çıkmak eğitimde fırsat eşitliğine karşı çıkmak demektir. Her kim üniversitelerimizin yurt dışına açılmasından rahatsızlık duyuyorsa ülkemizin yumuşak gücünün artmasını istemiyor demektir. Ellerinde sadece çekiç olanların her sorunu çivi olarak görmelerine sonuna kadar karşıyız. Elbette eksiklikler olabilir, hatalar olabilir, bazı imkanların suistimal edildiği örnekler de olabilir. Noksan varsa tamamlanır, hata yapan varsa bunların da hesabı sorulur.
KADIN AKADEMİSYEN ORANINDA ARTIŞ
Kadınların akademide hak ettikleri yere gelmesini istiyoruz. Kadın akademisyen oranı yüzde 47,17'ye ulaştı. Bağımsız kuruluşların sıralamasına baktığımızda makale ve derleme türündeki yazılarda 213 ülkede 15. sıradayız. OECD ortalamasını yakaladık. 2026 yılında ikisi ilk 300 içinde olmak üzere toplam 6 üniversitemiz ilk 500'e girdi. Dünyanın en geniş yükseköğretim ağına sahip ülkelerden biriyiz.
Bu rakamlar önemlidir ama bizim için yeterli değildir. Hocalarımızdan aynı zamanda çağa anlam verecek fikirler, kavramlar da geliştirmelerini bekliyoruz. Özellikle bu dönemde üniversitelerimizin 3. misyonlarına yani ekonomi ve topluma katkılarını aktarmalarını bekliyoruz."


0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın