SIYASET

İYİ Parti İzmir’den Onur Emrah Yıldız’a sert tepki: Ben olsam sokağa çıkamam

İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın açıklamasında Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız’ın AK Parti’ye geçişi ve son günlerde gündeme gelen fon krizi ele alındı. İYİ Parti İzmir Milletvekili Kırkpınar, “Ben olsam sokağa çıkamam. Verilen oylar haram olsun” dedi
Yazı Boyutu

Merve Ağrıç  / İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın açıklamasında İzmir ve Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız’ın AK Parti’ye geçişi üzerinden seçmen iradesi ve belediye başkanlarının parti değiştirmesine ilişkin eleştirilerini dile getirirken, İzmir’de eğitim, deprem riski ve tarım alanında yaşanan sorunlara da dikkat çekti. İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar ise son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan fon krizine ilişkin iktidara yönelik eleştirilerde bulunarak sürecin araştırılması ve sorumluların ortaya çıkarılması çağrısında bulundu. Aynı zamanda Kırkpınar, Onur Emrah Yıldız’ın AK Parti’ye geçmesine ilişkin açıklamalarda bulunarak, “Ben olsam böyle bir şeyi yapmam. Bağımsız kalırım yine de yapmam. Yargı makamı değilim ancak böyle bir şeyi yapsam evimde otururum sokağa çıkamam. Verilen oylar haram olsun” dedi. 

KIRKPINAR: VERİLEN OYLAR HARAM OLSUN 

İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, Onur Emrah Yıldız’a ve parti değiştiren belediye başkanlarına yönelik açıklamalarda bulunarak, “Kapıyı açık bırakıp bizden ayrılan vekillerimize ‘Hoş geldiniz’ diyenler kapıyı açık unuttu. Siyasi ahlak yasası çıkması lazım. Seçmene olan sadakatsizliktir. Aynı zamanda bir ahlaksızlıktır. Bu insanların özellikle yerel yönetimlerde, seçimde seçilmiş, ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri, il başkanları meydan meydan gezerek aldığı oy sayesinde kabul görüldü ve seçildi. Ben olsam böyle bir şeyi yapmam. Bağımsız kalırım yine de yapmam. Yargı makamı değilim ancak böyle bir şeyi yapsam evimde otururum sokağa çıkamam. Verilen oylar haram olsun” sözlerine yer verdi. 

“TEZGAHIN SİYASİ KİRLİ AYAKLARI”

Kırkpınar gerçekleşen basın açıklamasında, “Yaklaşık 1 haftadır ülkeyi sarmalayan bir fon krizi var. Her alanda derin bir çürümüşlük ve akıl tutulması yaşanıyor. Bizzat yol verenleri konuşmanın vakti geldi de geçti. Fon krizi sıradan bir ekonomik kriz veya usulsüzlük değil. Yaklaşık 850 milyar TL'yi bulan devasa hacmi ile en organize soygundur. Bu kurgu göz göre göre geldi. 1 buçuk yıl önce savcılık dosyaları açılmış Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ‘fonlarda manipülasyon var’ dedi. Madem biliyordunuz kim engel oldu? Bu iktidar milletin soyulmasına daha ne kadar göz yumacak? Devlet Denetleme Kurulu nihayet dün devreye girdi. 1981’de kurulmuş o gün bugündür benzeri olaylarda hiçbir zaman devreye girmemiştir. Bu süreçte kurumlar kör, sağır ve dilsiz olmuşlardır. Vatandaşın cebindeki 2 kuruşun peşine düşenler soygun çarkına gelince aklını kaybetti. MASAK yetkilileri bu rezalet olurken neredeydi? Ya bilerek isteyerek göz yumdunuz ya da bizzat işbirlikçilerisiniz. Ortada hiçbir güvence yokken Katılım Evim, Bir Evim ve Tera Yatırım gibi firmaların başı boş bırakılması denetimsizliğin göstergesi. Bu başı boşluk bu vurguna bilerek yol vermektir. Bu işin kökü 2020 yılına kadar uzanan devasa hisse artışı ve kara para aklama dönemine dayanmaktadır. Soygun çarkının aktörleri sistem çökmeden ve iflas tiyatrosu oynanmadan milyonlarca lirayı yurt dışına aktarıldılar. Sonra da ‘sistem çöktü’ dediler. Eski bakan ve milletvekili olanlar bu haberleri kimlerden aldı ve parasını çekip tereyağından kıl çeker gibi çekildiler. Bu kirli tezgâhın kamuoyuna açıklanmayan diğer siyasi kirli ayaklarıdır” diye aktardı.

“İKTİDAR HAYATIN HER ALANINDA SINIFTA KALDI”

Enflasyon sorununa ve vatandaşların yaşadığı mali sorunlara da değinen Kırkpınar, “Bir tarafta pazar artığı toplayan emekli, rızkı çalınan fakir fukara ve diğer tarafta servetine servet katan AK Partili siyasiler ve sonradan görmeler var. Yüzeysel kararlarla bu işin üstünü kapatmaya kalkarsanız bedeli çok ağır olur. Bu devasa krizin faturası doğrudan devletin hazinesine ve vatandaşın sırtına yüklenecektir. Samimiyetle deşmek zorundasınız. İYİ Parti olarak ilan ediyoruz ucu kime dokunursa dokunsun derhal yargıya taşıyoruz. Gazi Meclisimiz yarın açılacak ve derhal meclis araştırma önergesi verdik ve sonuna kadar takipçisi olacağız. İktidar hayatın her alanında sınıfta kaldı. Manisa’daki okulda yaşandığı gibi çocuklarımızın can güvenliğinin Allah’a emanet edildiği bir hale geldi. Yaşananlara kılıf uydurmaya devam ediyorlar. Masalperest açıklamalarla üstünü örtmeye çalışıyorlar. Şimdi de akaryakıta yeni bir darbe vuracaklar. Mazot ve benzin fiyatına gelecek zamlar doğrudan milletin sırtına yüklenecek. Fon krizinde buharlaşan 18 milyar dolar devlete ait varlıkları özelleştirilerek açılan deliği kapatmaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandı. 

DOĞAN: İZMİR’İ SANDIKTA KAZANMAK ZORUNDASINIZ

Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız’ın AK Parti’ye geçmesine ilişkin açıklamalarda bulunan İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, “Genel başkanımız Müsavat Dervişoğlu’nun çok net söylemleri var.  Sevgiyi ve oyu başka bir siyasi partiye ciro edemezsiniz. Çünkü demokrasi sadece sandığı kurup oyları saymakla geçerli yetmez. Demokrasi sandık kapandıktan sonra da milletin verdiği karara saygı duymaktır. Sandıkta zarfın, oyunu ve mühürün sahibi vatandaştır. Seçilmiş makamları da kişilerin siyasi kimliğini milletin verdiği emanettir. Millet bir kişiye yalnızca makam vermez, bir siyasi iradeyi de koruma görevi verir. O irade seçildikten sonra kişisel tasarruflarla başka bir siyasi partiye devredilemez. AK Parti'ye geçen belediye başkanlarına mazeret tanınıyor, diğer tarafta muhalefetin seçilmiş belediye başkanları cezalandırılıyor. Buradan açıkça söylüyorum: Devlet iktidar partisinin teşkilatıdır. Hangi parti oy verilmiş olursa olsun her vatandaş bu devletin eşit vatandaşıdır. Her belediyede hizmet konusunda merkezi idareden eşit muamele görmelidir. Devletin imkanları bir siyasi partinin ödül ve cezası olarak kullanılmaz. Çünkü devlet birdir. İzmir'in iradesi pazarlık konusu değildir. İzmir'in oyu devredilemez. Milletin emaneti de başka bir partiye taşınamaz. İzmir'i istiyorsanız kapı arkalarından değil, sandıkta kazanmak zorundasınız” ifadelerini kullandı. 

“EĞİTİM YILINDA DERS ZİLİ SORUNLARLA ÇALDI”

Eğitim öğretim yılının başlamasına ilişkin açıklamalarda bulunan Doğan, servisçiler ve kantincilerin karşı karşıya getirildiğini dile getirerek, “Servisçiler artan mazot ve maliyetlerin yükselmesinden yakındılar. Kantinciler odası ise çok acı okulların kapanmadan önceki cirolarına ulaşamadıklarını aktarıldılar. Veli dernekleri ise ne servise binebildiğini ne de kantinden bir şey alabildiğini ne de üniforma alabildiklerini anlattılar. Öğretmenler dernekleri ise ister kamuda ister özelde olsun geçim sıkıntısı ile karşılaştıklarını ve diğer sorunlarını anlattılar. Eğitim yılında ders zili sorunlarla çaldı. Turgutlu’da çok vahim bir olay yaşandı. Ders zili duyması gereken öğrenciler silah sesi duydu. Veliler bugün çocuklarını okula nasıl göndereceklerini maliyet olarak hesapladıkları gibi bir de eve sağ salim gelebilecek mi diye düşünüyor. Bu iktidar için en kötü tablo” dedi. Doğan, İzmir’deki deprem riskine karşı okul binalarının birleştirmesine de ilişkin açıklamalarda bulunarak devletin tahliye ederek yeni okullara kavuşturması gerektiğini vurguladı ve İzmir’de ciddi problemlerin olduğuna değindi. 

“TÜRKİYE’DE TARIM POLİTİKASI ÇÖKTÜ” 

İzmir’de üreticilerin yaşadığı mali sorunlara değinen Doğan, üretimin bir ülkenin yükü değil gücü olduğunu vurguladı. Üreticiye destek verilmeyen düzenin sürdürülebilir olmadığını aktaran Doğan, “Üretim maliyeti satış maliyetini geçtiyse üreticinin yüzünü güldürmüyor kâbusu haline geliyor. TARİŞ destek istiyor. İncirde Ege Bölgesi’nde rekor bekleniyor ancak üretici hala TARİŞ’in alım fiyatını bekliyor. Sezon sonuna yaklaşıldı ancak fiyat hala belli değil. Böyle bir tarım politikası olamaz. Üreticinin önünü görmesi için fiyat belirlenmeli. En az 3 dolar altında kalmaması gerektiğini vurguluyoruz. Alım politikasının belirlenmesi üreticinin önünü görmesi sağlanmalıdır. Tarım politikası da çökmüştür” dedi.

İYİ PARTİ İZMİR’DE DANIŞMA MECLİSİ KURULDU 

İYİ Parti İzmir danışma meclis üyelerini de duyuran Doğan, farklı alanlarda bilgi ve deneyim sahibi insanların partide olacağını aktardı. Doğan, danışma meclisinde Ege Üniversitesi Kimya Mühendisi Cengiz Üretmen, Şehir Plancısı ve Yazar Prof. Dr. Çınar Atay, İZSU’nun 8 yıl genel müdürlüğünü yapan Dr. Hamdi Alparslan, Sosyal güvenlik alanında yaptığı çalışmaları ile Dilek Ete, Psikolog İlknur Bedel, Veteriner Hekim Adnan Yılmaz, kadın girişimci Fisun Koçbay ve Işık Kaptan, geçmiş dönem Güzelbahçe Belediye Başkan adayı Gizem Albaş, Gazeteci Erkan Doğan, Ekonomist ve Yazar Serhat Gobi, Ahmet Hamdi Çerçi, Bülent Kırılmaz, Selahattin Topuz, Vedat Uzluer, Ürolog Mert Bilge ve  Erol Güvenç’in olduğunu duyurdu.