BERKAY ERDEN / Faaliyet raporu hakkında konuşan AK Parti Çiğli Meclis Üyesi Özgür Kaner, Çiğli’deki eksiklikleri gündeme getirdi. Kaner, “Çiğli ilçesi olarak 50 yıldır katı atık, sıvı atık tüm çileyi çektik. Biz İzmir’in tüm ilçelerinde alacaklıyız ne anlamda alacaklıyız? Hizmet almak için alacaklıyız. Biz çok uzun bir sahil şeridimize bile ulaşamıyoruz. Deniz temiz mi değil mi diye bakmak için bile gidemiyoruz. Sandalyenizi koyup oturabileceğiniz bir yer bile yok. Mecbur Karşıyaka’ya gidiyoruz. Neden gidemiyoruz sahilimize? 3 milyon metrekareyi geçen İZSU’nun bir atık su arazisi var. Bu arazinin yaydığı koku umarım bu yaz yaşanmaz. Üstelik geçenlerde bir kardeşimizi burada kaybettik. İş güvenliği tedbirleri konusunda doğru bilgilendirme istedim. Birçok sokağımız asfalt istiyor. Nereye giderseniz gidin asfalt ihtiyacı var. Keşke faaliyet raporunda bunların tamamlandığını görseydik. Sadece 2 cadde asfaltlandı bu ihtiyacımızın çok azı. İlçemizin yapıları çok eski Güzeltepe ve Köyiçi gibi yıllardır çözüm bekleyen yerler var” diye konuştu.
AK PARTİLİ ÜYELER SALONU TERK ETTİ
Kamer’in konuşmasının ardından konuşma yapmak istediğini söyleyen Tugay, kürsüye geldikten sonra AK Partili isimler protesto amacıyla yerlerinden kalktı ve salondan ayrıldı. AK Parti adına meclis salonunda Grup Başkanvekili Hakan Yıldız ve Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca kaldı.
TUGAY: BAZI MİLLETVEKİLLERİNİN ÇOK KÖTÜ HUYLARI VAR
Bazı isimlerin faaliyet raporları konuşulurken ortamı bilerek gerdiğini söyleyen Tugay, alenen yalan söylendiğini iddia etti. Atıksu tesisinde hayatını kaybeden işçi üzerinden siyaset yapıldığını ifade eden Tugay, “Faaliyet görüşmelerinde biz bu taktiklere alışkınız. Maalesef bazı AK Partili üyeler, insanların onuruyla oynar gibi ifadeler kullanarak tahammül sınırlarını zorluyor. Bakın, ben epeydir hazırlandım; 2025 yılında yapılan çalışmaları detaylı olarak hazırladım. Biz burada İzmir halkına hitap ediyoruz. Eleştirilerle ilgili notlar aldım. Özgür Kaner dedi ki: ‘Bizim sahilimiz var, kullanamıyoruz’ Siz siyasetçiyseniz önce neyin sorumluluğu kimde, bunu bileceksiniz. Çiğli ister miydi arıtma tesisi orada olsun, Harmandalı orada olsun? Tabii ki istemezdi. Bu dönemin meclis üyeleri mi karar verdi bunlara? Bu tesislerle ilgili çalışmalar bakanlık tarafından yapılır. Buna sanki Cemil Tugay ya da CHP karar vermiş gibi davranılıyor. Oysa bu kentin geçmişinde CHP’li olmayan belediye başkanları da var. Niye yalan söylüyorsunuz, niye kafa karıştırıyorsunuz? Ben bazı insanları gerçekten dinlemek istemiyorum. Yaptıkları sadece insanın onuruyla oynamak. Alenen yalan söyleyen insanlar var. Siz burada halkın temsilcisiyseniz yalan söyleyemezsiniz. Çiğli’de işçimizi kaybettiğimizde burada dedim ki aile hassas durumda, üzmeyelim. Konu soruşturma altında dedim. ‘O vinci aile çağırdı, İZSU’dan kimse yoktu’ dendi. İzmir’in milletvekili olan ancak çok kötü huyları ve alışkanlıkları olan bir kişi, yanına kameraları alarak ailenin yanına gitti. Aile ‘biz ödedik’ diyor, sonra bir fatura ortaya çıkıyor; ödemeyi MHP ilçe başkan yardımcısı yapmış. Onun ne işi var orada, o ayrı tartışma konusu. Ama biz anlıyoruz bunun neden yapıldığını. Sizin vekiliniz dramatik müziklerle bunu paylaştığında anlıyoruz ki bu ailenin üzüntüsünü istismar etmeye çalışıyor. İZSU yetkilisi babasıyla birlikte gitti. Ben daha fazla konuşmak istemiyorum, hassas konular var. Burada sistem şu: Kemalpaşa’da arıtma tesisi var. Burada biriken çöpler alınıyor, Bergama’ya götürülüyor. Bergama’ya giderken büyük tırlara aktarıldığı yer Çiğli’deki alan. Neden olduğunu anlamadığımız bir şekilde o kamyon gitmemesi gereken bir yere gitti. Böyle bir talimat yok, böyle bir uygulama yok. Neden gitti bilmiyoruz. Bunlar, doğrularıyla ortaya çıkarılması gereken şeyler. Olay hem savcılıkta hem de bizim soruşturmamızda. Biz insanız, kütük değiliz. Bize bu yalanlar atılırken onurumuz inciniyor. Gülümsediğiniz için söylüyorum; bu sizin için normal olabilir. Geçen dönem 5 yıl birlikte çalıştığım ve bana ‘abi’ diyen arkadaşımız, beni yalanlarıyla utandırıyor. Geçmiş hukukumuzdan ötürü bu davranışı kabullenemiyorum. Ben kavga etmek için gelmedim buraya. Bu meclisi bu hale getirenler provokatör arkadaşlarınızdır. Bu ortamı kendilerine yarıyor diyorlar ama yanılıyorlar” diye konuştu.
ÖZTÜRK’E HUZUR EVİ ÜZERİNDEN YÜKLENDİ
Karşıyaka Belediyesi’ne ait Huzur Evi’nin kendi döneminde SGK’ya borç karşılığı vermek için konuştuklarını ancak çok düşük bir fiyat teklifi aldıklarını vurgulayan Tugay, Adem Öztürk’ün doğruyu söylemediğini belirterek, “Karşıyaka Meclis üyesinin başka yalanları da var, söyleyeyim. Karşıyaka’da bir huzurevi var. Yıllar önce belediye tarafından yapılmış, arazisi belediyeye ait. Buraya huzurevi yapılmış ve bir süre işletilmiş. Cevat Durak, neden bilmiyorum, burayı belediyenin işletmesinden çıkarıp bakanlığa vermiş. Ben göreve başladığımda burayı defalarca ziyaret ettim. Huzurevleri bizim için elzem. O huzurevi tıkır tıkır işlerken, depremde hasar almamasına rağmen performans testinde depreme dayanıksız dendi. Sonra burası boşaltıldı. Karşıyaka Belediyesi’nin orayı tahsis etmesinin tek sebebi huzurevi olması. Orası boşaltılınca dedik ki ‘burada ne yapacaksınız’ Cevap alamadık. Bunun üzerine tahsis iptali kararı aldık ve sonra mahkemeye gidildi. Yürütmeyi durdurma kararı çıkarıldı. O günler enteresandır; bana sürekli hakaret eden bu arkadaş dedi ki ‘Necip Nasır sizinle görüşmek istiyor.’ Beraberce gittik ofisine. Necip Nasır bana dedi ki ‘gelin burayı bakanlığa devredin, biz de vergi borcunuzdan düşelim’ ben de dedim ki olabilir. O güvenle yazı yazdık, satış kararı aldık. Bu arada bir değer tespiti de yaptık; 170 küsur milyon olarak belirledik. Bu rakamlar 2020-2021’in rakamları. Bu arkadaşlar bize ne kadar teklif ettiler biliyor musunuz? 13 milyon lira… Ben mülkün sahibi olsam zaten vermem ama siz belediye başkanı olsanız, size emanet edilen bir şeye zaten “evet” demezsiniz. Bunu düzeltin dedik. Bunlara şahit olan bu arkadaş, Karşıyaka Meclisi’nde ‘vazgeçtiğimiz’ yalanını söyledi. Ben kendisinden utanıyorum. Birlikte çalıştığımız 5 yıl ile şimdi gösterdiği yüz arasındaki farkı görünce utanıyorum. Gidip o kamera şovunu yapanlar nasıl bir vicdansızlık içinde? İftira atıp, yalan söyleyeceksiniz; sonra tepki göstermeyeceksiniz… Tabii ki göstereceğiz. Bu memleketi mahvettiniz. Ben Büyükşehir’e geldikten sonra Yamanlar’da yangın çıktı. O çifte standartlı arkadaşın tavrını söyleyeyim size. Göz göre göre yangın binalara gidiyordu. O arkadaşınız geldi bana dedi ki 'Başkanım, ne diyeceğimi bilemiyorum. Saatlerdir bir tane helikopter gelmedi, aramadığım yer kalmadı.' Sonra biz kendimiz aradık, biz getirdik. İzmir Türkiye’nin üçüncü büyük şehri. İzmir öyle ayaklar altına alınacak bir şehir değil” şeklinde konuştu.
TUGAY: KUR FARKI 7 MİLYAR BORÇ YARATTI
Ülke ekonomisini AK Parti iktidarının bozduğunu aktaran Tugay, yaşanan kur farkından dolayı belediyeye çok büyük borç kaldığını açıkladı. İçinden geçilen süreçte ulaşımda en düşük fiyat tarifesini uygulamaya devam ettiklerini belirten Tugay, “Türkiye’de hangi şehrin altyapı sorunu yok? Burayı bastı da AK Partili belediyeleri basmadı mı? Her yere gittik, her yere yetiştik biz. Kur farkı zararlarından koruyabildiniz mi peki bizi? Biz bu dönem hiç dış kredi alamadık. Geçmiş dönemde alınan kredilerden dolayı kur farkını bir hesaplar mısınız dedim; ne çıktı biliyor musunuz? 7 milyar 800 milyon lirayı sadece kur farkından dolayı belediyenin borç hanesine yazdık. Ben mi yarattım kardeşim bu enflasyonu? CHP mi yarattı? Bu halk mı yarattı? Bu ülkeyi yönetenler yaptı. Kur korumalı mevduat diye bir şey çıkardılar, dünyada örneği yok. Bu süreçte 13 milyar lira para verildi. Bizim aylık sübvansiyonumuz nedir biliyor musunuz? ESHOT’ta 1 milyar lira… Yani bilet gelirleri giderleri karşılamıyor. İnsanlar otobüse binsin diye aylık 1 milyar lira destek veriyoruz. 90 dakika uygulaması ile vatandaşın cebinde 2 milyar lira kaldı. Toplu ulaşım ucuz olsun diyoruz. Daha yeni zam yaptık ama yine en ucuz bilet fiyatı İzmir’de. İnsafı olan der ki: ‘Gel, ben bu otobüsün yakıtından ÖTV almayayım’ Biraz da destek olun” dedi.
TUGAY: ŞU KENTE BİR FAYDANIZ OLSUN
AK Parti’nin seçim vaadi olan ikinci çevreyolunun hala yapılmadığını vurgulayan Tugay, “Toplanan vergi ile yapılan yatırımı kıyasladığınızda İzmir 77’nci sırada… Bu ihmali madem biliyorsunuz düzeltin. İzmir’in iki ana arteri var. Buralarının rahatlaması için yapılması gereken ikinci çevreyolu. Seçim vaatleri vardı. Seçilirsek yapacağız demediler. Biz bunu yapacağız dediler. Belediyeyi suçlamaktan başka işleri yok. Herhangi bir milletvekili şunu kendine sorsun ‘ben vekil olmasam bu kente hangi hizmet gelmezdi’ desin bunun cevabını versin. Madem canınız istediğinizde bakanlarla görüşüyorsunuz şu kente bir faydanız olsun. Ama ne yapıyorlar bizim Meslek Fabrikamıza çöküyorlar. Orada Vakıfların 1 gram emeği yok. 1 tane kardeşimiz bir hadise yaşadığında kameralarla ailesini kullanmaktan başka ne yaptınız” ifadelerini kullandı.
TUGAY: BİZ HANGİ KURUMA ENGEL OLDUK
Büyükşehir olarak devletin her kurumuna destek olduklarını aktaran Tugay, “Hüsnü Bey durup durup karavan diyor. Yahu bu yetki kimde? Karavan çekme yetkisi belediyenin mi? Biz mi emniyeti yönetiyoruz? Bize mi bağlı emniyet? Biz bu devletin her kurumuna yardım için konuşuyoruz. Daha yeni gençlik ve spor il müdürü beni aradı Buca’da yurt yapacağız yardım lazım dediler. Hemen müdürüm dedim. Buca Belediye Başkanını aradım hallettiler. Biz hangi devlet kurumuna köstek olduk. Biz bu halkın hakkını aramak için geldik buraya. Biz bu şehre hizmet etmeye çalışan insanlarız” diye konuştu.
YUMRUKLAR KONUŞTU
Tugay’ın konuşmasının ardından AK Partili meclis üyeleri salona geri gelirken, faaliyet raporu oylamaya sunuldu. Başta AK Parti Grup Başkan vekili Hakan Yıldız olmak üzere söz hakkı verilmeden raporun oylanmaya sunulmasına AK Parti ve MHP grubundan sert tepkiler yükselirken, yaşana tartışmalar fiziki şiddet ile sonuçlandı. Yapılan oylama ile faaliyet raporu oyçoklığu ile kabul edilirken meclise son verildi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın